Advert
Advert
Advert

Kıran `dan 200 Bin Çiftçi DEDAŞ Mağduru Açıklaması

Uluslararası Girişimci Şanlıurfalı İş Adamı Bölgenin En Büyük Çiftçilerinden Ahmet Kıran `dan 200 Bin Çiftçi Tedaş Mağduru Diye Açıklamalarda Bulundu. KIRAN , Bu hak arayan çiftçilerimiz, hain falan değildir, mağduriyetlerini dile getiren, haksızlığa boyun eğmeyen, göz göre göre DEDAŞ tarafından hakları gasp edilen, gerçek emekçilerdir. Soframızdaki herşey onların emekleriyle meydana geliyor. Onlar aç, biz tokuz, onlar dert yanıyor, onların alacağı sosyal destek parasından bir kaç kuruş, ama Dedaş'ın sahibi onların emeklerine göz dikmiş.

Kıran `dan 200 Bin Çiftçi DEDAŞ  Mağduru Açıklaması
Kıran `dan 200 Bin Çiftçi DEDAŞ  Mağduru Açıklaması Admin
Advert

ABDULLAH YİĞİT-ANKARA 

Uluslararası Girişimci  Şanlıurfalı İş Adamı  Bölgenin En Büyük Çiftçilerinden Ahmet Kıran `dan  200 Bin Çiftçi Tedaş  Mağduru Diye  Açıklamalarda Bulundu.
KIRAN , Bu hak arayan çiftçilerimiz, hain falan değildir, mağduriyetlerini dile getiren, haksızlığa boyun eğmeyen, göz göre göre DEDAŞ tarafından hakları gasp edilen, gerçek emekçilerdir. Soframızdaki  herşey onların emekleriyle meydana geliyor. Onlar aç, biz tokuz, onlar dert yanıyor, onların alacağı sosyal destek parasından bir kaç kuruş, ama Dedaş'ın sahibi onların emeklerine göz dikmiş. 

200 bin çiftçi DEDAŞ mağduru... Özel sermayelerin vatandaşları sömürmelerine artık dur demek gerekiyor. DEDAŞ ne yazık ki çiftçilerin üzerinde büyük bir sıkıntı ve kambur oluşturmaya başladı. Pamuk, mısır ve buğday ve yem bitkisi yetiştiriciliğinde Çiftçinin destek primlerine haksız yere el konularak gasp edilmiş durumda. Şanlıurfa'da yaklaşık 30 bin Gaziantep, Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak ve Siirt'de üretim yapan yaklaşık 200 bin çiftçimizi ve ailelerini mağdur etmektedir. Bu da 6 milyon insanımıza tekabül etmektedir.
Dedaş Tarım Bakanlığındaki çiftçi kayıt sistemini esas alıyor, sulu arazi ve suyun sahibi benim diyor ve Dedaş resmen haraç alıyor. Şanlıurfa'daki 30 bin, diğer bölgelerdeki yaklaşık 200bine yakın olan Çiftçimizin parasına Dedaş ne yazık ki gayri resmi bir şekilde el koymuştur. Bu proaktif bir eylemdir. DEDAŞ Hükümetimizi sıkıntıya düşürüp halkın gözünde itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde sosyal desteklere ne haciz, ne de bloke konulur. Oysa Dedaş Dicle A.Ş.'nin yapmış olduğu gayri resmi işlemler adeta bir zulümdür. Haziran seçimlerinde AK Partimizin seçimi kaybetmesinin baş nedenlerinden ve en önemli faktörlerinden biri DEDAŞ'dır. Böyle devam ederse Güneydoğu Anadolu Bölgemiz sosyal felaketlere gebedir. Bunun da tek sorumlusu Dicle Elektrik Dağıtımı A.Ş.'dir. Pamuk, mısır, buğday üretimleri devam ederken, Türkiye’nin 20 milyon tonluk buğday ihtiyacı kendi içimizdeki üretimden zor elde edilebiliyor, böyle devam ederse çiftçi sulu tarımdan vazgeçme noktasına gelecektir.  Dedaş, bu zulmüne devam ederse Türkiye dışarıdan bu ürünleri ithal etmek zorunda kalacaktır. Bir örnek verecek olursak; 2014 yılında Tarım Bakanlığının Resmi kuruluşu olan Türkiye Mahsulleri Ofisi (TMO) 6 Milyon ton buğdayı, Rusya Federasyonundan ithal etmek zorunda kalmış, buna karşılık olarak da 250 Milyon dolar Rusya Federasyonuna ödemiştir. İthalata ödenilen para tüm çiftçinin borcunu kapatabilir durumda iken ne yazık ki Türk Çiftçimiz Sulu Tarımdan vazgeçme noktasına getirilmek isteniyor.
Dedaş’ın bu zulmü devam ederse yılda 1,5 milyar dolar Tarımsal ürünleri dışarıdan ithal etmek zorunda kalacağız. 
Borcu olan olmayan bütün çiftçilerin de hesabına el konuluyor, Çiftçi Kayıt Sistemi’nde (ÇKS) 'sulu yazılmış' deniliyor, 'belge getirin' deniliyor. Sulama Birliği'nden resmi belge getirilse bile saat tespitine gelinmiyor. DEDAŞ'ın bize yaptığı zulümdür. Ekili tarlaları var ama çiftçinin parası yok. Bankada parası var ama kullanamıyor. Bu yüzden Bölge İdare Mahkemesi üzerinden Danıştay'a yürütmeyi durdurmak için ben dahil çiftçilerimiz başvuruda bulunduk."
DEDAŞ'ın bu uygulamasıyla binlerce çiftçimiz mağdur ediliyor. Bölgemizde yetişen pamuk, buğday, mısır, arpa ve yem bitkisi dâhil, devletin destekleme primi verdiği bütün çiftçilerin hesabına el konulmasının yanında Dedaş’ın uygulamasıyla bölgedeki tarımda bitirilme aşamasına getirmiştir. Bu bir projedir, yabancı eliyle Türk çiftçisini yok etme ve bitirme projesidir. 
Şanlıurfa merkez ve bağlı 13 ilçe genelinde, arpa, buğday, mısır, pamuk ve yem bitkisi gibi bitkileri eken çiftçilerimize, devletimiz “tarımsal destekleme primi” adı altında para ödüyor. Ben dâhil çiftçilerimizden bazıları elektrik enerjisiyle, bazıları ise sulama birliklerinden, elektrik enerjisine oranla daha düşük maliyetle aldığı suyla tarlasını suluyor.
Benim çiftliğimde olduğu gibi kendi imkânlarıyla nehir, suni ve tabii göletlerden motomopm sistemiyle de tarlasını sulayan çiftçiler de var. Ancak DEDAŞ borcu olan, olmayan bütün çiftçileri aynı kefeye koyarak, çiftçi kayıt sisteminde 'sulu tarla' göründüğü için sulamayı da elektrik enerjisiyle yaptığını kabul ederek, devletin çiftçiye verdiği bankadaki paralarına el koyuyor.
Sorunlarımıza hiçbir şekilde çözüm bulmak istenmediği gibi bu anlamda çiftçilerimiz mağdur edilerek Hükümetimize de zarar veriyor.  Yetkililerden ve Hükümetimizden talebimiz bu mağduriyetlerin biran önce ortadan kaldırılması, çiftçimize hakkinin verilmesidir. Unutulmamalıdır ki ekmeğini alınteriyle kazanan çiftçimiz köylümüz milletin efendisidir.
Benim gözümde İŞİD neyse, Dedaş’ın sahibi de odur, fındık bıyıklı kâfir, Türk tarımını bitirmek istiyor, bu yabancı güçlerin projesidir, çok dikkatli olmamız lazım, 200 bin çiftçi ailesi, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak, Dedaş’ın insafına kalmamalıdır, gereken bir an önce yapılmalıdır, yoksa bölge sosyal patlamalara gebedir. Dedaş’ın sahibi bu zulümden ve zalim tutumundan derhal vazgeçmelidir. Herkes bu dilekçeyle suç duyurusunda bulunsun. Dedaş, fakir fukaranın ekmeğine göz diken (İŞİD) çetesi gibidir, tekrar ifade etmek isterim, bu kesinlikle Türk tarımını bitirmek için bütün çiftçileri sulu tarımdan vazgeçirmek için bir yabancı devletler projesidir. Bazı Bakanlarımız; Dedaş’ın bu olumsuz tavrını, dur dememelerinin sebebi, bölge halkına ödeme alışkanlığı yaratmak ve tabiri caiz ise terbiye etmek, allah var zaten bölge halkı yıllarca terbiye edilmiş, daha dün köylere elektrik geldi, daha dün köylerin yolu   yapıldı, daha bölge insanı (sarnıç’lardan su içti) belki sarnıç’ın ne olduğunu bilmeyen vardır söyleyeyim, taştan oyulmuş çukur,  yıllarca Ceylanpınar, Harran, Akçakale,  ilçelerimizin köyleri yıllarca bu çukurlardan su içti, su içerisinde yılanlar, kurbağalar vardı, insanlar tifo ve benzeri hastalıklara yakalanıyordu. Daha dün çocuklar, toplu taşıma ile eğitimle, okul yüzü gördüler. Birde bunlar yetmezmiş gibi zalim Pkk terör örgütü, bölge halkına kan kusturdu. Evlerini perişan etti,  ne zorluklarla büyüttüğü çocuklarını ellerinden aldı. 
İnsanlarımız, Reis’imiz, Cumhurbaşkanımız, Dünya Liderimiz, gururumuz, onurumuz Sayın Recep Tayyip Erdoğan sayesinde, insan olduklarını hissettiler.  Çünkü Cumhuriyet tarihinde ilk defa bölge insanımız, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilgi ve şefkat gördü. Reis’imize olan bağlılığımız, Türkiye sevdamızla, Reis’imizin sonuna kadar yanındayız.  Dedaş’ın bu mesnetsiz tutumları yüzünden, Hükümetimizin zarar görmesini istemiyoruz.

Kıran `dan 200 Bin Çiftçi DEDAŞ Mağduru Açıklaması
sanalbasin.com üyesidir
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gıda Mühendisleri İstihdam İstiyor
Gıda Mühendisleri İstihdam İstiyor
HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana'nın vekilği düşüyor
HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana'nın vekilği düşüyor