Advert
Advert
Advert

Altay’ın “Beyaz hükümdarı” Akay Kine

Mart 2012'de Ablyazov Skype üzerinden Potkin ile temasa geçti. Video konferansta kaçak oligark , Rus milliyetçisini kendisinin "Alga" partisi’nin lideri ile tanıştırdı. Onlar burada ortak hareket edecekleri hakkında anlaşıyorlar. Üzerinde "Jeltoksan - Janaozen" yazısı olan eşarp ve isyan sırasında ölenlerin isimleri bulunan binlerce afişler sipariş edildi. Yargıcın sonuç yazısında şöyle yazıyor. "Potkin, Kırgız topraklarında, İssık göl sahilindeki dinlenme tesislerinden birinde Rus uyruklu gençleri bir araya getirmeyi, onlara burada silahsız dövüş taktiklerini ve en modern Rus silahlarını kullanmayı öğretmeyi teklif ediyor”. Bu arada, Moskova’daki Çistoprudnı Bulvarı’nda, Kazak şairi Abay Kunanbayev’in anıtı yakınında "bataklık devrimi" amacıyla eylem başlıyor ve bu eyleme , American OccupyWallStreet’e benzetilerek #okkupayAbay adı veriliyor.

Altay’ın “Beyaz hükümdarı” Akay Kine
Altay’ın “Beyaz hükümdarı” Akay Kine Admin
Advert

 

10 Mayıs akşam saatlerinde 1,5 bin kişi Abay anıtına geldi. Bu arada nereden geldiği bilinmeyen domuz maskeli sekiz kız ortaya çıktı. Eylemcilerden birisi bu eylemin "süresiz" olduğunu ilan etti. Burada polisle ilk olarak bio tuvalet kabinleri için savaş başlamıştı. Bu siyasi tiyatro gösterilerinin "siyaset teknolojisi uzmanı" Potkin-Belov'un “yaratıcı aklının” yardımıyla Kazak oligark Ablyazov tarafından finanse edildiği muhtemelen bir kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu.

Dört yıl sonra Mart 2016'da Potkin aleyhine olan davada , eski DPNI aktivisti, #OkkupayAbay'daki "aşırı" uçların baş yöneticisi Georgiy Borovikov konuşacaktı. Borovikov , mahkemede,  iddia makamının en önemli tanığıydı. Georgiy Borovikov’un söylediğine göre "Potkin'in esas hedefi , Kazakistan topraklarında eğitim aldıktan sonra, patlamalar ve cinayetler yoluyla rakip güçlerini yok etmekle Rusya'da anayasal düzenin devrilmesiydi". Sorgulama kaydında, meslektaşının bir başka "anıları" da kaydediliyor: "Size şöyle söyleyeceğim ; Kazakistan topraklarında ya isyan başlatılmasına ya da devrimci bir durum yaratılmasına yönelik bir çalışmalar yürütüldüğünü öğrendim. Bunu 2012 yazında düzenlenmiş bir toplantıda öğrendim. Önce Kırgızistan topraklarında yerleştirilmesi, sonra Kazakistan'a naklettirilmesi öngörülen bordo bereliler gibi özel bir güçler, gruplar yaratılması meselesi tartışıldı. Bu programın masrafları ünlü oligark Muhtar Ablyazov tarafından karşılanacaktı".

Potkin'in eski yardımcısı boş konuşan birisi görüntüsü vermemek için ekledi ki, sadece onun kişisel emri altında  "beşlik", "onluk" ve "yüzlüklere" toplanan binlerce militan vardı.

Kazakistan'ın bir sonraki Bağımsızlık Günü kutlamasından bir ay önce, 24 Kasım 2012'de Londra Yüksek Mahkemesi, Ablyazov'dan BTA Bank lehine 2 milyar dolar parayı geri almaya karar vermeseydi, onun nasıl bitecegini hiç kimse bilemezdi. Dünyanın en adaletli mahkemelerinden birinden aldığı darbeden uzun dönem kendine gelemeyen Ablyazov Londra'da Yüksek Mahkemede bir milyar dolar kaybeden merhum başka bir oligark Boris Abramovich Berezovski’ye şimdi daha çok benziyordu. Ama Ablyazov BAB-tan farklı olarak kendine kast etmedi, aksine Fransa’nın Cote D'azur bölgesine kaçtı ve burada 2013 yazında tutuklandı. Potkin ise 2014 sonbaharında Moskova'da gözlatına alındı ve  iki yıl sonra "karapara veya diğer mülklerin legalleştirilmesi" ve "kin veyahut düşmanlığın kışkırtılması, insan haysiyetinin aşağılanması" (Rusya Federasyonu Ceza Kanununun 282. Maddesi) suçlarından 7.5 yıl hapse mahkûm edildi.

Belli olmayan sebeplerden dolayı Ablyazov'un Rusya'daki diğer varlıkları, özellikle kapsamlı bir otel zinciri olan "Rusotel" kolluk kuvvetlerinin dikkati dışında kaldı. Bu şebekeyi , Devlet Duması , ırkçı Liberal Demokrat Partisi’nden eski bir milletvekili yardımcısı, 1999 yılında yine Liberal Demokrat Partisi’nden Devlet Duması seçimlerinde milletvekili adaylığını koymuş, Avrasya Stratejik Personel Rezerv Merkezi'nin kurucularından biri 1970 doğumlu Dmitry Gorşkov yönetiyordu. Dmitry , 2009'da Ablyazov’un BTA Bank'tan çektiği sermayeyi  Nizhny Novgorod, Kazan, Tula, Yekaterinburg, Omsk, Tomsk, Ufa ve Volgograd şehirlerinde inşa halinde olan otellerdeki hisseleri satın almak için kullanabilmişti. Bu otellere yatırılan milyarların kaderi nasıl oldu? Onlar devrimci ihtiyaçlar için harcanmış mıydı yoksa sadece bitmemiş binaların çukurlarına gömülmüş müydü? Umarım ileride bu konuda konuşuruz.

 

 

 

 

 

Eski DPNİ koordinatörü Miroslav Valkoviç (merkezde)

Ve şimdiye kadar Potkin-Belov’un Ablyazov’un "renkli devrim"i için baş kahraman olamadığını çok az kişi biliyor. Elimizdeki verilere göre, 2010 yılı başında Kazak oligarkı , Moskova'da bir  aile şirketi olan "Uluslararası Yatırım Grubu"nun (MIG) sahipleri olan baba ve oğul , İgor Vasilyeviç ile Maksim İgoreviç Grankin’ler şahsında bir arabulucu buldu. Muhtemelen Potkin’le olduğu gibi, Ablyazov’un Grankinleri seçmesinde de onların ideolojik ve parti bağlantıları daha önemli oldu. Büyük  Grankin  çok tanınmış bir kurum olan Jeopolitik Araştırmalar Akademisi'nin başkanı, Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı Uluslararası Askeri İşler Müdürlüğü eski (1996-2001) başkanı, çatışma alanı uzmanı, Rusya televizyon kanallarında birçok siyasi tartışma programlarının katılımcısı tümgeneral Leonid Ivaşov sayesinde bu Akademinin kurucu ortağı olabilmiş hukuk doktoru, Rusya Federasyonu'nun III kategori devlet danışmanıydı.  2006 yılında general İvaşov "Rusya Halk Birliği" isimli monarşik örgütün başkanlığına seçilmişti.

Genç Grankin ise CJSC "Femida Cumhuriyet Hukuk Bürosu" kurucularından biriydi ve firmanın üçte birini sahipti. Diğer üçte bir hisse ise ünlü "kırmızı oligark" Gennadiy Semigin'e aitti. 1999 yılında, Semigin, Komünist Parti III. toplantısının Devlet Duma'sının milletvekili seçildi. 2004 yılında merkez solun 10 küçük partisine dayanan "Rusya Patriotları" koalisyonunu kurdu ve başkanlığını yaptı.

            Kaynağa göre, Grankinlerin Moskova bürosu Ablyazov'un Londra bürosuyla bağlantılıydı. MIG, BTA Bank'ın Rus varlıklarıyla ilgili hassas görevlerde bulundu, Rus yetkililerle "Sorunları çözüyor", Kazakistan ile köprüler kuruyordu, gelişmiş mali ve politik planlar yapıyor ve icraları için nakit para veriyordu. MIG'ın en etkileyici planlarından biri, "Nazarbayev'in çevresine beyaz bir şaman getirilmesi" şartı altında yapılan operasyondu. Ablyazov, Nazarbayev'in ortanca kızı Dinara’nın ciddiyetle ruhlara, büyülere ve fallara inandığını biliyordu. Bunu kullanmaya karar verdiler, özellikle Dinara'nın kocası Timur Kulibayev, Astana ve Moskova'da etkili bir kişi olduğundan, Gazprom'un yönetim kurulu üyesiydi, "Nazarbayev Vakfı" nın Mütevelli Heyetinin üyesidir ve Orta Asya'daki en zengin adamdı.

 

"ŞAMAN AJANIN YERLEŞTİRİLMESİ" OPERASYONU

 

Gorno-Altaysk’tan Moskova’ya acilen şaman ve Altaylardaki şifacı ve kahinler  teşkilatı olan "Ak-Tyang"’ın ("Beyaz İnanç")’ın başkanı "Beyaz Hükümdar" Akai Kine (Sergey Kınıyev) çağırılıyor. Ortaya çıkan o ki, Altay şamanı ve kazak prensesi uzun bir zamandır, “Altay ruhu Kınıyev'e görünerek onu Altay halkını kurtarmaya çağırdığı” andan tanışıyordular. O mesela, iddia ediyordu ki, "Beyaz İnanç" her şeyin başlangıcı ve tüm pisliklerin sonu. Dünyanın yaratılışı  ve sonu Altay dağlarında. Tüm dünyanın kaderi sadece Altay halkına bağlı."

Elbette, kendisi için fildişinden yapılmış gibi özel bir kulede oturan Dinara Nursultan kızı Altaylardaki şaman topluluğunun Kine'yi uzun zamandır suçladığından habersizdi. Altay şaman topluluğu mensuplarına göre, Kine’nin dualarından sonra "Köylerde sıradan insanlar hasta oluyor, insanlar alkol kullanmaya başlıyor, gençler ölüyordu. Dünya genelinde tütün içilmesine karşı çıkılıyor,  ama Akay ise,  aksine, tütün kullanımını takdir ediyor, insanlara tütünün vücudu temizlediğini söylüyordu". Akay hem de "insanları etkilemek için hipnoz kullanmakla" itham ediliyordu. Ancak işin en kötü tarafı, Ablyazov'un da, baba-oğul Grankinlerin de Altay şamanının kötü imajını duymamış olmalarıydı.

Şaman, iki kelimeyle ondan ne gerektiğini anlayarak bu gizli operasyona katılmasına razı oluyor. Hemen "Kazakistan gezisi için az miktarda, nerdese 2-3 bin dolar para" istiyor ve derhal bu parayı nakit alıyor. İki hafta sonra Akay Kine, yeniden MIG'in ofisinde oturarak toplantının nasıl yapıldığını anlatıyordu: Dinara şehirdışı villalardan birinde saygıyla ve dikkatle her şeyi dinleyerek yardım sözü veriyor, sadece "niyetlerin doğruluğunu göstermesi için” şamandan  Ablyazov'un kendisi ya da "Alga!" partisinin lideri olan yakın arkadaşı, uzun zaman ortağı olmuş Muratbek Ketebayev ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını getirmesini istiyor.

Seyahat parası aldıktan hemen sonra Akay Kine Londra'ya ulaştı, orada ofisi Ablyazov'un ofisi ile aynı binada, ama ondan bir aşağı katta olan Ketebayev'le foto çektirdi. Geri döndüğünde, "hediyeler almak için" daha 50 bin dolar talep etti. Grankinler önce buna inanmadılar, Londra ofisine telefon açtılar ve oradan “verilsin” emri aldılar. Şaman yine Kazak prensesinin sarayına gitti. Her şeyden anlaşılan buydu ki, Kine Londra kaçaklarını Nazarbayev’in hangi şartlar çerçevesinde affedeceğini öğrenmeliydi.

             Göründüğü kadarıyla,  "beyaz hükümdar" ikinci kez de Dinara'nın kalbinin buzunu eritip ve beynini hipnoz edememişti. Kine bahşişin miktarını 250.000 euroya kadar artırdı. Ama üçüncü tur da beklenilen sonuç vermedi. Şaman MIG’in Moskova bürosuna çağrıldı ve ondan rapor talep edildi. Önce kendi yardımına ruhların öfkesini ve şimşeklerin ateşini çağırıyor, daha sonra annesi üzerine yemin ediyor ki, parayı son kuruşuna kadar gereken yerlere vermiştir. Sonra Akay Kine Gorno-Altaysk’a, kendi evine dönüyor, uzun zaman nerelerde ise şaman mağaralarında saklanıyor ve neredeyse altı ay- bir yıl sonra oğluna öyle bir lüks düğün yapıyor ki, tüm Altay şaşkın kalıyor.

Grankinler kendileri de, az sonra tatsız bir duruma düşüyorlar. İçişleri Bakanlığı Soruşturma Dairesi'nin hemen yakınında bulunan Bolshaya Nikitskaya Caddesindeki ofisi - cumhuriyet hukuk bürosu "Femida"da aramalar yapılıyor.  "Grankin ve ortakları" avukat bürosu  gibi,  "Femida" da Uluslararası Hukuk Grubu KAC-ti "MIG" nin üyesidir. Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanının Güney Federal Bölge temsilcisinin eski vekilinin oğlu, İçişleri Bakanlığı Soruşturma Dairesinin uluslararası işbirliği departmanının bilgi ve araştırma bölümünün eski başkanı Aleksandr Krohmal'ın rüşvet davasıyla ilgili belgelere el konuldu. Krohmal, bir işadamına Ekonomik Polisle olan sorununu yarım milyon dolar karşılığında "çözecegini" teklif etmişti. “Femidan”'in başka bir ortağı olan Anton Çayka (Rusya başsavcısının arkadaşı) bu rüşvet anlaşmasının doğrudan katılımcısıydı.

Ağustos 2014'te, Pravo.ru sitesi davanın materyallerinde dolandırıcılık iddiası ile "Maksim Grankin'e karşı cezai işlem başlatılmasıyla ilgili belgeler" bulunduğunu bildirdi.

 

                                                           NAVALNI’NIN ŞAMANI

 

    Şimdi tehdit altındaki Ablyazov’un ekibinin yerine karşımıza eskiden tanıdığımız kostümlerde, ama yabancı yeni yüzler geliyor. Böyle ki, 1 Nisan'da (bu bir şaka değil!) 2017'de, DPNİ'nin Güney Federal Bölge eski koordinatörü Miroslav Valkoviç Krasnodar'da  "Navalny'nin seçim merkezi" nin başkanı oluyor. Aslında Potkin gibi coşkulu bir ırkçı,  Kuban'da bir çok kez "Rus marşı" organize etmiş olan Valkoviç , Akay Kine gibi bir dolandırıcı,  sadece ondan bir farkı var, o da slavcı olmasıdır. Valkoviç , yerel neoputçular topluluğu’nun önderiydi. Rusya'da böylelerine halen "yerli inançlılar” denir, ama aslında hristiyanlık öncesi bu yerli gibi tanımlanan inanç tamamen unutulmuş, yüzyıllar önce vyatiçlerin, kriviçlerin, uliçlerin, radimiçlerin ve başkalarının eski kurganlarında çürüyerek küle dönüşmüştür. Slav şamanları Altay, Saha ve Çukça şamanlarından farklı olarak, hala çok eski zamanlardan devamlılıklarını kaybetmişler. Şimdi orman uçlarında, kendi elleriyle yaptıkları Perun'lar, Svarog'lar ve Dajbog'lar etrafında sadece ideolojik nedenlerden inançlarını değiştiren neonazi örgütleri üyeleri halay çekiyorlar.

Fakat, Altay "beyaz hükümdarı" kendi tanrılarına kan akıtmadan kurban getirmek ayinini yeniden yapabilmesinden gurur duyuyorsa, korkarım, Moskova şamanları kanlı ayinler gerektiğinde, kan akıtmaktan çekinmezler.

HABER:SEVTAP BAYBURT

Altay Beyaz hükümdarı” Akay Kine
sanalbasin.com üyesidir
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kudüs çağrısı yaptı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kudüs çağrısı yaptı
Adana'da uyuşturucu operasyonu 13 gözaltı
Adana'da uyuşturucu operasyonu 13 gözaltı