2014 Torba Yasasında neler var

2014 Torba yasası..Torba yasasının içinde neler var? SSK Bağkur askerlik internet taşeron işçiler ilaç tam gün yasası..Yeni torba yasası ne zaman meclise gelecek? 2014 torba yasası meclise geldimi?
Bu haber 2014-02-06 19:48:05 eklenmiş ve 8157 kez görüntülenmiştir.

2014 Torba yasası..Torba yasasının içinde neler var? SSK Bağkur askerlik internet taşeron işçiler ilaç tam gün yasası..Yeni torba yasası ne zaman meclise gelecek? 2014 torba yasası meclise geldimi?

 

Yeni torba yasası ile birlikte bir çok alanda değişiklikler söz konusu.Merakla beklenen 2014 torba yasasının içinde yer alan bütün maddeler şu şekilde..

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan Torba yasada Taşeron işçilere kadro umudu doğdu. Kreş yardımı ve pek çok konunun bulunduğu Torba yasanın içeriği önümüzde ki günlerde daha çok netlik kazanacak ve onaylanan torba yasa uygulanmaya konacak. Torba yasa uygulanmaya konduktan sonra milyonlarca insanın hayatını yakından etkileyecek.

 

Torba yasanın getirdiği bir yenilik yaşlılar için evde bakım hizmeti olacak. Evde bakım hizmetini evinde sürdüren ve evde yakınına bakım hizmeti veren yaklaşık 400 bin kişiye sigorta ve emeklilik hakkı da var.

 

 

Meclis’te olan torba yasayla, evinde muhtaç yakınının bakımını üstlenene emeklilik hakkı. Evde muhtaç yakını olup da bu malul kişiye bakanlara, bugüne kadar verilen aylık asgari ücret üzerinden emekli olma hakkı sağlanacak.

Tasarısı Meclis’te olan yeni haklar arasında evde yakınına bakım hizmeti veren yaklaşık 400 bin kişiye sigorta ve emeklilik hakkı da var.

2014′te beklenen en dikkat çekici yeniliklerden biri evde bakım hizmeti için.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, evde bakıma muhtaç yakını olup da evinde bu malul kişilere bakanlara evde bakım parası adı altında her ay net asgari ücret düzeyi kadar para vermektedir.

Bunların sayısı ise yaklaşık 400 bin. Ödemenin amacı da ‘madem ki evinde birisine bakmak zorundasın ve bu sebeple işe gidip gelir elde edemiyorsun bu geliri size devlet olarak ödüyorum’dur.

İşte Torba Yasa ile evde bakım yapanlar adına SGK’ya her ay asgari ücret üzerinden prim ödenerek emekli olmaları da temin edilecek.

Bu hak hayata geçirildiğinde muhtaç yakınına bakanlar 15 yıl prim ödeyip emekli olabilecek. Ancak burada sıkıntı primi kimin ödeyeceği?

Zaten geliri olmayana bakım aylığı veriliyor.

Bunlara prim yükü getirlimesi anlamsız olur. 2014′ün yeniliklerinde ise bakın neler var?

300 TL KREŞ YARDIMI

Habertürk’ten Ali Tezel’in haberine göre, Eğitimli kadını istihdamda tutarak doğuma teşvik için 300 TL kreş yardımı geliyor. SSK’lı çalışmış kadın, 3. doğum için de borçlanabilecek.

Araştırmalara göre, lise ve üstü eğitim gören kadınlar istihdamda daha çok yer alıyor ama ortalama tek çocuk yapıyorlar.

İlkokul veya daha düşük eğitimli kadınlar ise istihdamda hemen hemen yoklar ve 4 çocuk ortalamasındalar.

Kendilerine sorulduğunda eğitimli kadınlar 2 çocuk, eğitimsiz kadınlar ise 3 çocuk idealdir diyorlar.

Bu durumda eğitimli kadın ideal çocuk sayısında bir eksik, eğitimsiz kadın ise bir fazla çocuk yapıyor.

Aile Bakanlığı’nca özellikle eğitimli kadınları hem istihdamda tutmak veya istihdama yönlendirmek aynı zamanda da doğuma teşvik etmek için çalışan kadınlara her ay 300 lira kreş yardımı geliyor.

Ayrıca kreş açmak isteyenlere de bol sayıda teşvik ve kredi geliyor.

DOĞUM BORÇLANMASI HAKKI 3 ÇOCUĞA ÇIKIYOR

Mevcut durumlarda, sadece SSK’lı çalışmış olan kadınlar, SSK çalışması başladıktan sonra yaptıkları doğumları borçlanabiliyor.

En çok 2 doğum için (her bir doğum için 720 gün olmak kaydıyla) 1440 günlük süre kazanabiliyorlar.

Yani, Bağ-Kur’lu kadınlar doğum borçlanması yapamıyor, SSK’da ise girişten önce yapılan doğamlar da borçlanılamıyor.

Torba Kanunu’nda yapılacak düzenleme ile doğum borçlanma sayısı 3′e çıkıyor ayrıca, sigortalı olmadan önce yapılan doğumlar da borçlanabilecek.

Bağ-Kur’lu kadınlar da doğum borçlanması yapabilecek.

Prim günü ve yıl şartlarını tamamlamış ancak yaşı bekleyen emekli adaylarına yönelik de çalışma yürütülüyor. Çalışma Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı çalışmaya göre; yaşının dolup emekli olmasına 2 yıl kalanlar üzerinde ağırlıkla duruluyor. Bu kişilere, alacakları maaşlardan belirlenecek bir yüzdede kesinti yapılarak, emeklilik hakkı verilecek. Yapılan çalışmalarla ilgili ayrıca Maliye Bakanlığı’nın da görüşleri alınacak.

Erken emeklilikte son durum ne? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yaptığı açıklamada, erken emekliliğin, hükümet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gündemlerinde bulunmadığını söyledi.

Türkiye’de bununla ilgili yapılan düzenlemeler nedeniyle çok acılar çekildiğini belirten Çelik, iktidar ile muhalefetin böyle bir düşünceyi projelerine koyarak ülkeyi yeniden o günlere döndürme hevesinde olmayacağına inandığını anlattı.

Ülkede zaten genç emeklilik olduğunu belirten Çelik, “Şu an 50 yaşında emeklilik var. Bunun daha ne gencini emekli edeceksiniz? Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey var mı? Konuştuğumuz konu bu değil, karıştırılıyor. Art niyetli bazı kesimler ‘erken emeklilik’ deyip insanlara gereksiz yere ümit veriyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunu bütün vatandaşlarımızın bilmesinde yarar var” ifadesini kullandı.

Erken emeklilik konusundaki yanlışın daha önce bir kez yapıldığını vurgulayan Çelik, bununla ortaya çıkan olumsuzlukları gidermeye çalıştıklarını bildirdi.

“38-40 yaş emekliliğinin ne anlama geldiğini, bunun acılarını, sıkıntılarını, Mali yükünü anlatacak olan tek ve en deneyimli ülke Türkiye’dir” diyen Çelik, 50 yaşında emeklilik varken erken emeklilik gibi bir şeyin gündeme getirilmesinin söz konusu olmadığını dile getirdi.

“2036′ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız”

Çelik, kadınlarla ilgili doğum borçlanması, erkeklerin askerlik borçlanması gibi yeni bazı haklar verildiğini hatırlatarak, bunların ayrı konular olduğunu belirtti.

Kademeli olarak emeklilik yaşının 60′a çıkarılmasıyla ilgili geçmiş dönemde yapılan düzenlemenin devam ettiği bilgisini veren Çelik, şöyle konuştu:

“Burada vatandaşın mağduriyeti esas değil. Tam tersine bunlar vatandaş merkezli düzenlemelerdir. Türkiye bir anda 60 yaş emekliliği getirmemiştir. 40 yaş emekliliğini kademeli olarak yaparak 2036′Lara kadar 60 yaş emekliliğine geçeceğiz. Şu anda gelişmiş ülkeler 67-70 yaş emekliliğini konuşuyor. 2036′ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız. Dolayısıyla ülke ve ülkenin geleceği önemli. Tabii birey olarak bizden talepler olabilir ama talepler kesinlikle ülkeyi karanlığa, sıkıntıya sokacak bir şekilde olmamalıdır.”

Faruk Çelik, 1999 yılında yapılan düzenlemede, emeklilik süresi 5-10 yıl uzayan çalışanların sorunlar yaşadığını vurguladı.

 

Torba Yasa'dan ücretsiz seyahat ve indirim çıktı. Ücretsiz seyahat hakkı olanların yakınları da bu imkandan yararlanacak. 65 yaş üstündekilere ise şehirlerarası ulaşım yarı fiyatına. Ayrıca dul ve yetimlere faizsiz konut kredisi...

Torba Yasa Tasarısı ile ücretsiz seyahat hakkı genişletilirken, 65 yaş ve üstündekilere şehirlerarası seyahatlerde yüzde 50 indirim imkanı getiriliyor. Bazı kanunlarda değişiklik öngören Torba Tasarı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Tasarıya göre gazi, vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan 25 yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatları ile belediyelerin şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacak. Aynı şekilde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve 25 yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları, harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin yakınları da bu imkandan faydalanacak. Ayrıca bazı harp ve vazife malulleri ile aylıkları kesilenlerin su ve elektrik ücretlerinde indirim uygulanması öngörülüyor.Torba Yasa kapsamında yaşlılara da şehirlerarası ulaşımda indirimli seyahat imkanı getiriliyor. 65 yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise yüzde 50 indirimli olarak yararlanacak.

Tasarıyla engelli istihdamı da teşvik ediliyor. İş gücü piyasasına kazandırılması güç olan zihinsel ve ruhsal engelli çalışanlar için yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde yüzü oranında iş yeri indirimi yapılacak. İndirim her bir engelli çalışan için 5 yıl süreyle uygulanacak.

KANUN TASARISI NELER GETİRİYOR?

Dul ve yetimlere faizsiz konut kredisi, buluşa teşvik

> Harp ve vazife malulleri ile vazife malullüğü aylığı alan dul ve yetimler de faizsiz konut kredisi hakkından yararlanacak.

> Türkiye'de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların; kiralanması, pazarlanması, devri veya satışı neticesinde elde edilen kazançların, yüzde 50'si kurumlar vergisinden müstesna olacak.

> İnternette özel hayatın gizliliğinin ihlaline ilişkin başvurularda, TİB Başkanı yayına erişimi resen engelleme kararı alabilecek. İnternette kişilik haklarının ihlal edildiği iddia eden kişi, direkt olarak mahkemeye başvurabilecek.

> Tasarı ile yurt dışından getirilen telefonların gerçeğe aykırı şekilde kayıt altına alınması yasaklanıyor. GSM aboneliklerinin kişinin bilgisi dışında yapılamayacak.

> Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Vakıflar tarafından, Hazine'ye ait taşınmazların üzerindeki her türlü bina, yapı ve tesisler Hazine'ye intikal edecek.

 

-Kanuna göre, memur, subay, astsubay ve askeri öğrenciler; ofis, büro ve muayenehane açamayacak, vakıf yüksek öğretim kurumlarında çalışamayacak ancak memurların insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmaları bu yasaklamanın dışında olacak

-Sağlık personeli, mesai saatleri dışında da hastane ya da sağlık kuruluşuna çağrılabilecek

-Mesai saatleri dışında yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde çalışan öğretim üyeleri, bu düzenlemenin yayım tarihinden itibaren 3 ay içerisinde faaliyetlerini sona erdirmezse üniversiteyle ilişikleri kesilecek

-GATA'da da sözleşmeli profesör ve doçent çalıştırılabilecek

-Sünnet ameliyatını sadece tabipler yapacak. Bu düzenlemenin yayımı tarihinde sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014'e kadar faaliyetlerini sürdürebilecek

 

Milyonlarca vatandaş 2014 yılı ve Ocak ayına umutlarla girdi. 10.4 milyon emekli ve 2.6 milyon memur, bu ay yapılacak maaş zammına odaklanmış durumda. Yine tüm emekliler banka promosyonu çalışmalarının sonuçlanmasını bekliyor. 2000 yılı ve sonrasında emekli olanların gündeminde ayrıca intibak zammı da var.

 

Torba yasada neler var? Torba yasa içeriği. Tam gün yasası nedir? Torba yasa ile başlayan değişiklikler? Torba yasası doktorları nasıl etkileyecek? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2 Ocak'ta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen, kamuoyunda "Tam gün yasası"olarak adlandırılan sağlıkla ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunu onayladı.

2014 yılı ve Ocak ayı milyonlarca vatandaş için umut oldu. Bu ayda çıkması beklenen torba yasa ve yeni yıldaki maaş zamları, yaklaşık 20 milyon vatandaşı ilgilendiriyor. 10 milyon memur, işçi ve Bağ-Kur emeklisi Ocak ayında yapılacak maaş zammını bekliyor. Yine yaklaşık 7 milyon emekli için de yeni intibak umudu bulunuyor.

Memur emeklileri toplu sözleşme zammının dışında enflasyon farkı alacak. Öte yandan Aralık sonunda belli olacak olan son 6 aylık enflasyon oranı ile işçi ve Bağ- Kur emeklilerinin de alacakları fark oranı ortaya çıkacak. Ocak ayında yaklaşık 2.5 milyon memur da zamlı maaşlarına ve enflasyon farklarına kavuşacak.

YAPILANDIRMA GELİYOR

 

Takvim'in haberine göre emeklilerin dışında devlete borcu olan 3 milyona yakın Bağ-Kur'lu esnaf gelecek yapılandırma umuduyla bekliyor. Torba yasayla gelecek bu yapılandırma sayesinde geçmiş Bağ- Kur borcu olan esnaf bu borçlarını yapılandırabilecek. Borçların ve hizmetlerin tamamen silinmesi de gündemde. Bunun yanında faiz ve gecikme cezalarının yarısının silinip, kalan borcun 36 aya kadar taksitlendirilmesi de ihtimaller arasında. Bu sayede esnaf hem sağlık hizmetlerinden faydalanacak, hem de borcundan kurtulacak.

Devlet ise toplayamadığı bu alacağını tahsil ederek önemli bir kaynak elde edecek. Genel Sağlık Sigortası kapsamında gelir testi yaptırmadığı için evlerine borç yazıları gelen 4 milyona yakın vatandaş için de Ocak ayı bir umut oldu. Bu vatandaşların biriken 8 milyar liraya yakın borçları için çeşitli formüller hazırlandı. Borçların tamamen silinmesinden, faizlerinin kaldırılıp ana paranın taksite bölünmesine kadar çeşitli ihtimaller üzerinde duruluyor. Bu karar da Ocak'taki torba yasada şekillenecek.

TAŞERONA YENİ HAKLAR

 

Ocak ayında beklenti içinde olan önemli bir kesimde taşeron işçiler. Bu işçiler için hazırlanan yeni yasa taslağının son şeklinin Ocak ayında ortaya çıkması bekleniyor. Böylece 1 milyonun üzerindeki taşeron işçilerin izin hakkından, maaşlarına kadar özlük haklarında bir iyileştirme yapılacak. Taslak yakında sosyal taraflarla paylaşılacak.

BEKLENTİSİ OLANLAR

 

SSK prim borcu olanlar af ve yapılandırma bekliyor. Trafik cezası olanlar af ve yapılandırma bekliyor. 4C ve 4B'li çalışanlar kadro istiyor. Üniversite mezunu olup, işçi kadrosundakiler memurluk bekliyor. Taşeron çalışanları kadro istiyor. Emekliler yeni intibak istiyor

KiME NE GELiYOR

 

10 milyon emekliye zam ve enflasyon farkı... 2.5 milyon memura zam ve enflasyon farkı... 4 milyon vatandaşa GSS affı ve yapılandırması... 3 milyon esnafa Bağ-Kur borcu affı ve yapılandırması... 1 milyon taşeronun haklarında iyileştirme...

Torba yasa ile taşeron işçilere hakları veriliyor. Sözleşmeler 1 yıldan 3 yıla çıkacak. Muvazaalı olanlar kadroya alınacak.

Hükümetin pek çok alanda yapacağı kanuni düzenlemeleri içeren torba yasa tasarısı içinde çalışma hayatı ile ilgili de önemli konular yer alıyor. Taşeron işçilerinin sorunlarının çözümü için de düğmeye basılıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre; taşeron işçileri için 1 yıl olan sözleşme süresi 3 yıla çıkarılıyor. Kamudaki taşeron işçileriyle ilgili olarak da mahkemenin verdiği muvazaa kararları için sulh yada kadro yoluyla çözüme gidilmesi öngörülüyor. Kıdem tazminatı konusu taraflar arasında uzlaşma sağlanamayınca rafa kaldırılırken; çalışma hayatının diğer alanlarındaki düzenlemelere yoğunlaşıldı. Torba yasa tasarısında taşeron işçileriyle ilgili önemli düzenlemeler bulunduğu belirtiliyor. Yavaş yavaş netleşmeye başlayan paketin içeriğine göre; taşeron işçilikteki sorunların önemli bir kısmı bu yasal çalışma ile giderilmeye çalışılacak. Bunların başında taşeron işçilerinin sözleşme süresi geliyor. 1 yıl olan sürenin 3 yıla çıkarılması gündemde. Yine alt işverenlik için bazı tanımlarda değişikliğe gidiliyor. Buna göre de asıl işverenin bir işi alt işverene verebilmesinde aranacak şartlarda bir takım değişiklikler söz konusu.

 

Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde, Gül'ün yasanın resmi adı olan "6514 sayılı yasayı onayladığı" duyuruldu. Türk Tabibler Birliği, yasa gündeme geldiğinde "doktorlara Gezi ayarı" olarak kamuoyuna yansıyan, "ruhsatsız sağlık hizmeti veren hekimlere bir ila üç yıl hapis cezası ve 20 bin güne kadar para cezası verilmesi" hükmü de yer alıyordu. Kamuoyuna bu madde, Gezi eylemleri sırasında alanda kurulan ilkyardım merkezlerinde görev yapan hekimlere yönelik önlem olarak yansımıştı.

İNTERNETTEN İLAÇ SATIŞI YASAK

 

Yasa ile ayrıca, ilaçların internet ya da başka bir elektronik ortamda satılması yasaklandı. Eczaneler adına internet sitesi açılamayacağı da karara bağlandı.

TAM GÜN DÜZENLEMESİ

 

Yeni yasanın getirdiği bir başka unsur ise şöyle; Eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan profesör ve doçentler, her bir branş itibariyle sayılarının yüzde 50'sini geçmemek üzere, bir yıllık kurumsal sözleşme ile özel hastane ve vakıf üniversitesi hastanelerinde çalışabilecek. Bu şekilde çalışabilecek öğretim üyeleri, yüzde 50'si uygulama, yüzde 50'si de akademik faaliyetlerden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenecek.

SÜNNETÇİYE SON

 

Yeni yasa ile, sünnetin sadece hekimlerce yapılması da şarta bağlanıyor. Ancak istisnai hallerde, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen eğitimi alanlara, hekim gözetiminde sünnet yapma imkanı tanınacak. Ancak sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014'e kadar bu işlemi yapmaya devam edebilecekler.

YASADA NELER VAR?

 

Yeni yasada şu unsurlar yer alıyor;

* Denetime tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gerekli bilgi, belge, defter ve kayıtları vermek, ayniyatı göstermek ve incelenmesine yardım etmek zorunda olacak.

* Kamu Hastaneleri Birlikleri'nde sözleşmeli statüde istihdam edilenlerin sözleşmelerinin kimler tarafından yapılacağı yeniden belirleniyor. Buna göre, genel sekreter, başkan ve hastane yöneticisinin sözleşmeleri bakan tarafından yapılacak. Başhekim, başhekim yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı, uzman personel ve büro görevlilerinin sözleşmeleri kurum başkanı tarafından yapılacak.

Yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi kadrosunda bulunanlardan sözleşmeli statüde istihdam edilenlerin sözleşmeli olarak çalıştıkları süreler, yüksek öğretim kurumlarında geçmiş sayılacak.

Kamu Hastaneleri Birlikleri'nde sözleşmeli statüde istihdam edilen personelin iş sonu tazminatı, açıktan sözleşme imzalayanlara verilecek.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun ihtiyacı halinde, denetim hizmetlerini yürütmek üzere merkeze bağlı gruplar oluşturulabilecek.

Sağlık personeli, mesai saatleri dışında da hastane ya da sağlık kuruluşuna çağrılabilecek. Mesai saatleri dışında da hizmetine ihtiyaç duyulması halinde, personelin sağlık kuruluşuna ulaşabilmesi için alınacak tedbirler ve uyulacak kuralları Sağlık Bakanlığı belirleyecek. Sağlık Bakanlığı'na yapılacak kayıt ve bildirimlerden de ücret alınacak.

Kanunla, Anayasa Mahkemesi'nce, Devlet Memurları Kanunu'nun iptal edilen maddesi yeniden düzenleniyor.

Buna göre, memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacak, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yüksek öğretim kurumlarında çalışamayacak.

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri görevleri, özel kanunlarda belirtilen görevler ile kurumundan izin alınmak kaydıyla yapılan insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar bu yasaklamanın dışında olacak.

-Yoğun bakım, acil servis ve 112'de çalışanlara yüzde 50 fazla ödenecek

Sağlık çalışanlarına ödenen nöbet ücretleri yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan nöbetler için yüzde 50 oranında fazla verilecek.

Tabip ve diş tabibi olan profesör ve doçentler, kurumsal sözleşme ile özel hastane ve vakıf üniversitelerinde çalışabilecek. Yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, tıp ve diş hekimliği fakültelerinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak istihdam edilebilecek. Bu kişilere, devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için belirlenen ek ders ücretinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilecek.

Bu kişiler, rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamayacak.

Profesör ve doçentler, toplam sayının yüzde 50'sini geçmemek üzere ve geliri de üniversiteye kaydedilmek şartıyla mesai dışında özel hastane ve vakıf üniversitesi hastanesinde çalışabilecek. Bu şekilde çalışabilecek öğretim üyeleri, yüzde 50'si uygulama, yüzde 50'si de akademik faaliyetlerden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenecek.

Özel hastane ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayılarının yüzde 20'sini geçmemek üzere üniversite ile sözleşme yapabilecek.

Kanunla, öğretim üyelerine mesai saatleri dışında ilave ücret alınmak suretiyle üniversitede sundukları sağlık hizmetlerine karşılık ödenecek ek ödemenin oranları ve kuralları belirleniyor. Dağıtılan gelirlerden kalan tutarların harcanabileceği işler sayılarak, fiilen mesai dışında çalışan diğer personele de yapılacak ek ödemede kullanılabileceği düzenleniyor. Ayrıca üniversite dışındaki hizmetlerinden elde edilen gelirlerin de yüzde 50'sinin limite bağlı olmaksızın öğretim üyelerine ödenmesi öngörülüyor.

Buna göre, öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında üniversitede sundukları sağlık hizmetlerinden dolayı alınan ilave ücretler, döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanacak. Bu şekilde elde edilen gelirin yüzde 50'den az ve yüzde 60'dan fazla olmamak üzere üniversite yönetim kurulunca tespit edilecek oran; mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan öğretim üyesine, mesai içinde gerçekleştirilen iş miktarı ve çeşidi dikkate alınarak belirlenen toplam performansı aşmamak kaydıyla, ek ödeme matrahının yüzde 800'ünü geçmemek üzere her ay ayrıca ödenecek.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle mesai saatleri dışında çalışan öğretim üyeleri, 3 ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirecek. Bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişikleri kesilecek.

GATA'DA SÖZLEŞMELİ PROFESÖR VE DOÇENT ÇALIŞTIRILABİLECEK

 

Türk Silahlı Kuvvetleri'ne mensup subaylar, astsubaylar, harp okulları, fakülteler, yüksek okullar ve astsubay okullarında öğrenim yapan askeri öğrenciler, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacak, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamayacak.

Kanunla, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen maddesi yeniden düzenleniyor. Böylece, akademideki kadrolu asker ve sivil öğretim elemanları da mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunma yasakları bakımından ilgili kanun hükmüne tabi kılınıyor. Ancak üniversitelerde olduğu gibi, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) de sözleşmeli profesör ve doçent çalıştırılabilecek.

Sözleşmeler, GATA Akademi Kurulu'nun teklifi ve Genelkurmay Başkanlığı'nın onayı ile yapılacak. Sözleşmeli öğretim üyeleri dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü; yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamayacak.

SÜNNETÇİLERE 2014 YILINA KADAR SÜRE

 

Kanunla, sünnet ameliyatının yalnızca tabiplerce yapılabileceği düzenleniyor ancak olağanüstü ve istisnai hallerde Sağlık Bakanlığı'nca düzenlenecek eğitimi alanlar hekim gözetiminde sünnet ameliyatı yapabilecek. Bu düzenlemenin yayımı tarihinde sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014 tarihine kadar faaliyetlerini sürdürebilecek.

TSK'nın muharip unsurlarından ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığı'nın personelinden, görevlendirilen ve eğitimi başarıyla tamamlayanlar, hastane öncesi, sağlık personeli yokluğunda, sağlık hizmetine ulaşıncaya kadar acil tıbbi müdahaleleri yapabilecek.

Kamuda tam gün çalışmanın bir istisnası olarak, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, çalışma saatleri dışında, kurumlarının izniyle, aylık 30 saatten fazla olmamak şartıyla işyeri hekimliği yapabilecek.

Tabipler, işyeri eğitimi alma ve işyeri belgesine sahip olma şartı aranmaksızın, 10'dan az işçi çalıştıran az tehlikeli işyerlerinin işleri hekimliği görevini yapabilecek.

Ebelik eğitimi lisans seviyesine çıkarılıyor. Buna göre, üniversitelerin ebelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksekokullarından mezun olan ve diplomaları bakanlıkça tescil edilenler ile öğrenimlerini yurtdışında ebelik ile ilgili okulda tamamlayarak denklikleri onaylananlara ebe unvanı verilecek.

Hemşire yardımcısı, ebe yardımcısı, sağlık bakım teknisyeni adıyla üç yeni "yardımcı sağlık mesleği" geliyor.

Hemşire ve ebe yardımcısı, hemşire ve ebe nezaretinde yardımcı olarak, sağlık bakım teknisyeni ise en az tekniker düzeyindeki sağlık meslek mensuplarının nezaretinde yardımcı olarak çalışacak. Bu kişiler, hastaların günlük yaşam aktivitelerine, beslenme programının uygulanmasına, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşmasına yardımcı olacak ve refakat edecek. Ayrıca teknisyenlik seviyesindeki sağlık meslekleri kaldırılıyor.

YABANCI ASİSTANLARA ÖDEME

 

Uzmanlık eğitimi alan yabancı uyruklu asistanların maddi mağduriyetinin giderilmesi amacıyla düzenleme yapılıyor. Buna göre, eğitim hastanelerinden sadece 500 TL alan bu asistanlara, ilgili kurumun döner sermayesinden ödeme yapılacak. Eğitime başladıkları tarihte çalıştıkları aile hekimliği birimini en az 3 yıl değiştirmemek şartıyla uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, devlet hizmetini yapmış sayılacak.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği haricindeki programlarına öğrenci kaydedilmeyecek. Sağlık meslek liselerinin hemşirelik programına da öğrenci kaydı yapılmayacak.

 

Kamuda Çalışan Şirket İşçileri Derneği (KAŞİD) Genel Başkanı Adem Kuru, asgari ücrete yapılan zamma tepki göstererek, Sayın Bakan'ın veya danışma kurulundaki insanların ortaya çıkardığı rakam asgari ücret değil, sefalet ücretidir dedi. KAŞİD Genel Başkanı Adem Kuru ve derneğin yönetim kurulu üyeleri 4 kişilik bir ailenin asgari ücret ile geçinmesinin mümkün olmadığını belirterek, yeni yılda asgari ücrete yapılan zamma tepki gösterdi.

 

TORBA YASANIN RESMİ GAZETEDE YAYINLANMIŞ HALİ

 

SAĞLIK BAKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 6514 Kabul Tarihi: 02/01/2014

MADDE 1 – 11/10/2011tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Denetime tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gerekli olan bilgi, belge, defter ve kayıtları vermek, ayniyatı göstermek ve incelenmesine yardımcı olmak zorundadır.”

MADDE 2 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 24 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesinin beşinci fıkrasının ikinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve altıncı fıkrasının dördüncü cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Genel sekreter, başkan ve hastane yöneticisinin sözleşmeleri Bakan tarafından yapılır. Başhekim, başhekim yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı, uzman personel ve büro görevlilerinin sözleşmeleri Kurum Başkanı tarafından yapılır. Bakan ve Kurum Başkanı bu yetkilerini kısmen veya tamamen alt kademelere devredebilir.”

“Yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi kadrosunda bulunanlardan sözleşmeli statüde istihdam edilenlerin sözleşmeli olarak çalıştıkları süreler, akademik unvanların kazanılması, yükseköğretim kurumları dışında kullanılması ve diğer özlük işlemlerinde değerlendirilmesi bakımından yükseköğretim kurumlarında geçmiş sayılır.”

MADDE 4 –663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 33 üncü maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(6) Sözleşmeli personelin izinleri ve sosyal güvenlik açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girenlerin iş sonu tazminatı hususlarında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre istihdam edilen sözleşmeli personele ilişkin hükümler uygulanır. Söz konusu personel için işsizlik sigortası primi ödenmez.”

MADDE 5 –663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ihtiyaç hâlinde denetim hizmetlerini yürütmek üzere merkeze bağlı gruplar oluşturabilir.”

MADDE 6 –663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 55 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sağlık personelinin ihtiyaç hâlinde çağrıya uyması

MADDE 55 – (1) Sağlık personelinin mesai saatleri haricinde de hizmetine ihtiyaç duyulduğunda ilgili sağlık kuruluşuna ulaşabilmeleri için alınacak tedbirler ve ilgililerin uyacağı kurallar Bakanlıkça belirlenir.”

MADDE 7 –663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 57 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “permi” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kayıt, bildirim” ibaresi eklenmiş ve ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 8 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 13 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnameye göre araştırmacı kadrolarına atanmış sayılanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bu kadrolara atanmadan önceki kadrolarına ait mali haklar, bu kadroda kaldıkları sürece ödenir. Ancak bunların döner sermaye ek ödemeleri, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesinde önceki kadroları için belirlenen ek ödeme miktarı kadar ödenir.”

MADDE 9 –14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen birinci fıkrasının son cümlesi ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz.”

“Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.”

MADDE 10 –657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir.”

MADDE 11 – 4/11/1981tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, tıp ve diş hekimliği fakültelerinin ihtiyaç duyulan alanlarında teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümlerine tabi tutulmaksızın sözleşmeli öğretim üyesi olarak istihdam edilebilir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, yapacakları faaliyetin niteliğine göre devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Özellik arz eden faaliyetler için, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu kararıyla 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on beş katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Bu fıkra kapsamında sözleşmeli profesör ve doçentlere ödenecek sözleşme ücretinin yıllık toplam tutarı, üniversitenin özel bütçesinde ilgili yılda personel giderleri için öngörülen başlangıç ödeneğinin toplam tutarının yüzde 1’ini hiçbir şekilde geçemez; ancak, ilgili üniversitenin teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca bu oran bir katına kadar artırılabilir ve bu şekilde artırılan tutar ilgili üniversitenin döner sermaye bütçesinden karşılanır. Sözleşmeli olarak istihdam edilecek profesör ve doçent sayısı, ilgili tıp ve diş hekimliği fakültelerinde devamlı statüde çalışan öğretim üyesi sayısının yüzde 5’inden fazla olamaz. 1/3/2006 tarihinden sonra kurulan üniversiteler, bu oranlara tabi olmaksızın beş kişiye kadar sözleşmeli öğretim üyesi istihdam edebilir. Sözleşmeler, aylık çalışma süresi seksen saati geçmemek üzere bir yıla kadar yapılabilir. Süresi iki ayı geçmeyen sözleşmeler üniversite yönetim kurulunun kararıyla yapılır ve yapılan sözleşmelerin içeriği ve gerekçesi hakkında yedi gün içinde Yükseköğretim Kuruluna bilgi verilir. İki aydan daha uzun süreli sözleşmeler, üniversite yönetim kurulunun kararı ve Yükseköğretim Kurulunun izniyle yapılır. Aynı hizmet için iki aydan sonra yapılacak müteakip sözleşmeler de Yükseköğretim Kurulunun iznine tabidir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, bu fıkra uyarınca yapılacak ödeme dışında 58 inci maddede öngörülen ek ödeme dâhil olmak üzere herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz. Bu kişiler rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamaz; bunların yardımcılıklarında bulunamaz ve benzeri idari görev alamaz; akademik birim yöneticiliği ve rektörlük seçimlerinde oy kullanamaz. Sözleşmeli öğretim üyesi çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar, bunlara yaptıkları görevlere bağlı olarak ödenecek saatlik sözleşme ücretlerinin tutarı ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu tarafından müştereken belirlenir.”

“Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir. Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;

a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.

b) Aylık sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.

c) Altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamaz.

ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.

d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz.

Özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu sayıların yüzde 20’sini geçmemek üzere yedinci fıkra kapsamında üniversite ile sözleşme yapabilir. Vakıf üniversiteleri ile iş birliği yapan özel hastanelerde yüzde 20 oranının hesabında, üniversite kadrolarındaki tabip ve diş tabibi dikkate alınmaz. Bunlardan ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davrananların, bu kapsamdaki ilgili sözleşmesi sona erdirilir ve bunlar bir yıl süreyle yeni sözleşme yapamaz. Aykırı davranışın üç yıl içinde tekerrüründe ise beş yıl süreyle yeni sözleşme yapma yasağı uygulanır.

Yedinci fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Yükseköğretim Kurulunun onayı ile üniversite yönetim kurulları tarafından belirlenir.”

MADDE 12 –2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (a) fıkrasının altıncı paragrafı yürürlükten kaldırılmış, aynı maddeye (g) fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve mevcut fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

“h) Öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında üniversitede sundukları sağlık hizmetlerinden dolayı 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alınan ilave ücretler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu tutardan ayrıca Hazine payı kesintisi ve (b) fıkrası uyarınca kesinti yapılmaz. Bu şekilde elde edilen gelirin yüzde 50’sinden az ve yüzde 60’ından fazla olmamak üzere üniversite yönetim kurulunca tespit edilecek oranı, mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan öğretim üyesine, mesai içinde gerçekleştirilen iş miktarı ve çeşidi dikkate alınarak belirlenen toplam performansı aşmamak kaydıyla, ek ödeme matrahının yüzde 800’ünü geçmemek üzere her ay ayrıca ödenir. Mesai saatleri dışında ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetlerini veren öğretim üyeleri için de yüzde 800 oranı uygulanır. Ancak bu fıkra kapsamında öğretim üyelerine yapılacak ek ödeme ile (c) ve (f) fıkraları uyarınca yapılacak ek ödeme toplamı ek ödeme matrahının yüzde 1600’ünü geçemez. Bu fıkra uyarınca dağıtılan gelirlerden kalan tutarlar (b) fıkrasında belirtilen işler ile (c) fıkrasının ikinci paragrafı uyarınca fiilen mesai dışında çalışan diğer personele yapılacak ek ödemede kullanılır.

ı) Öğretim üyelerinin 36 ncı maddenin yedinci fıkrası uyarınca çalışmaları karşılığı elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu tutardan (b) fıkrası uyarınca kesinti yapılmaz. Bu gelirin yüzde 50’si, herhangi bir limite bağlı olmaksızın hizmeti sunan öğretim üyesine ödenir ve kalan tutar (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır.”

MADDE 13 – 2547 sayılı Kanunun ek 29 uncu maddesinin birinci cümlesinde geçen “Türk vatandaşı olup,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 14 – 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 64 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyeleri, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirir; bu süre içinde sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişikleri kesilir.”

MADDE 15 – 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 65 – Bu Kanunun 36 ncı maddesinin yedinci ve son fıkrasına göre yapılacak düzenlemeler bu maddenin yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde yürürlüğe konulur. 36 ncı maddenin yedinci fıkrasına göre hizmet verilmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay sonra başlatılır. Bu kapsamda ilk defa çalıştırılacakların tespitinde uygulama faaliyetleri için bu maddenin yayımından itibaren üç ay içindeki çalışmaları, akademik faaliyetleri açısından ise son bir yıllık faaliyetleri esas alınır.

Yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, yükseköğretim kurumlarında tıpta uzmanlık eğitimi yapmakta olan tabip araştırma görevlileri, uzmanlık eğitimlerini tamamladıklarında Sağlık Bakanlığına, uzman olduklarının bildirildiği tarihten sonraki ilk Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurasına kadar kurumları ile ilişkileri kesilmeksizin araştırma görevlisi olarak görev yapmaya devam ederler.”

MADDE 16 – 27/7/1967tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 17 nci maddesinin (Ç) fıkrasına aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Öğretim üyesi tabip ve öğretim üyesi diş tabipleri için rütbe ve dereceleri itibarıyla belirlenmiş olan sağlık hizmetleri tazminatı oranları, 100 puan artırılmak suretiyle uygulanır.”

MADDE 17 –926 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesince iptal edilen ek 27 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Mesleki faaliyet ve serbest meslek icrası yasağı

EK MADDE 27 – Bu Kanun kapsamına girenler, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.”

MADDE 18 –17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Gülhane Askeri Tıp Akademisindeki kadrolu asker ve sivil öğretim elemanları 926 sayılı Kanunun ek 27 nci maddesi hükmüne tabidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, ihtiyaç duyulan alanlarda teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümlerine tabi tutulmaksızın Gülhane Askeri Tıp Akademisinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalıştırılabilir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, yapacakları faaliyetin niteliğine göre devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Özellik arz eden faaliyetler için, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Genelkurmay Başkanlığının kararıyla 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on beş katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Bu fıkra kapsamında sözleşmeli profesör ve doçentlere ödenecek sözleşme ücretinin yıllık toplam tutarı, Gülhane Askeri Tıp Fakültesinde görevli öğretim üyelerine bir önceki yılda personel gideri olarak ödenen toplam tutarın yüzde birini hiçbir şekilde geçemez; ancak, Millî Savunma Bakanlığının teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca bu oran bir katına kadar artırılabilir ve bu şekilde artırılan tutar Gülhane Askeri Tıp Akademisi döner sermaye bütçesinden karşılanır. Gülhane Askeri Tıp Akademisinde istihdam edilecek sözleşmeli öğretim üyesi sayısı, devamlı statüde çalışan öğretim üyesi sayısının yüzde beşinden fazla olamaz. Sözleşmeler, aylık çalışma süresi seksen saati geçmemek üzere bir yıla kadar yapılabilir. Sözleşmeler, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Akademi Kurulunun teklifi ve Genelkurmay Başkanlığının onayı ile yapılır. Sözleşmeli öğretim üyelerine, bu fıkra uyarınca yapılacak ödeme dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz. Bu kişiler dekan; enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü; yönetim kurulu ve kurul üyesi; bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamaz, bunların yardımcılıklarında bulunamaz ve benzeri idari görev alamaz. Sözleşmeli öğretim üyesi çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar, bunlara yaptıkları görevlere bağlı olarak ödenecek saatlik sözleşme ücretlerinin tutarı ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

MADDE 19 – 2955 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyeleri, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirir; bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyeleri istifa etmiş sayılır.”

MADDE 20 – 11/4/1928tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ameliyat” ibaresi “ameliyat ile sünneti” şeklinde değiştirilmiş, aynı cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş, aynı fıkranın son cümlesi yürürlükten kaldırılarak ikinci fıkrasında geçen “ile acil tıp teknisyenleri” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Ancak, olağanüstü ve istisnai hâllerde Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek eğitimi alan kimseler tarafından hekim gözetiminde sünnet ameliyesi yapılmasına Bakanlıkça izin verilebilir.”

“Türk Silâhlı Kuvvetlerinin muharip unsurlarından ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatı personelinden, görevlendirilen ve ilgili eğitimi başarıyla tamamlayanlar, görev yaptıkları süre ve görevle sınırlı olmak üzere, sağlık personeli yokluğunda, sağlık hizmetine ulaşıncaya kadar acil tıbbi müdahaleleri yapmaya yetkilidir. Söz konusu personelin yetki ve sorumlulukları ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, İçişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 21 –1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin (a) bendinden önce gelen bölümü ile üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrasına beşinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:”

“Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir.”

“Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler.”

MADDE 22 –1219 sayılı Kanunun 47 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 47 – Türkiye’de üniversitelerin ebelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksekokullarından mezun olan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilenler ile öğrenimlerini yurt dışında ebelik ile ilgili bir okulda tamamlayarak denklikleri onaylanan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilenlere ebe unvanı verilir.”

MADDE 23 –1219 sayılı Kanunun ek 7 nci ve ek 10 uncu maddelerinde geçen “diş protez teknisyenleri” ibareleri “diş protez teknikerleri” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 24 –1219 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesinin (e), (g), (ğ), (h), (ı), (i), (j), (k), (l), (m), (n), (o), (p), (r)¸ (ş)¸ (t) ve (u) bentlerinde geçen “meslek yüksekokullarının” ibareleri “ön lisans seviyesindeki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“ü) Acil tıp teknikeri; ön lisans seviyesindeki acil tıp bölümünden mezun, acil tıbbi yardım ve bakım ile sınırlı kalmak kaydıyla hastaya müdahale ve bu hususta lazım gelen iş ve eylemleri yapan sağlık teknikeridir.

v) Hemşire yardımcısı; sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı programından mezun olup hemşire nezaretinde yardımcı olarak çalışan, ayrıca hastaların günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilmesi, beslenme programının uygulanması, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşımında yardımcı olan ve refakat eden sağlık teknisyenidir.

y) Ebe yardımcısı; sağlık meslek liselerinin ebe yardımcılığı programından mezun olup ebelerin nezaretinde yardımcı olarak çalışan, ayrıca hastaların günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilmesi, beslenme programının uygulanması, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşımında yardımcı olan ve refakat eden sağlık teknisyenidir.

z) Sağlık bakım teknisyeni; sağlık meslek liselerinin sağlık bakım teknisyenliği programından mezun olup en az tekniker düzeyindeki sağlık meslek mensuplarının nezaretinde yardımcı olarak çalışan, ayrıca hastaların günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilmesi, beslenme programının uygulanması, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşımında yardımcı olan ve refakat eden sağlık meslek mensubudur.”

MADDE 25 –1219 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Tıpta ve diş tabipliğinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara, ilgili kurumun döner sermayesinden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçesinden, vakıf üniversitelerinde ise kendi bütçelerinden (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılır. Bu ödemeden damga vergisi dışında herhangi bir kesinti yapılmaz.”

MADDE 26 – 1219 sayılı Kanunun 48 inci, 49 uncu, 53 üncü, 58 inci, 59 uncu, 60 ıncı, 61 inci, 62 nci, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 8 inci ve ek 11 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 27 –1219 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Eğitime başladıkları tarihte çalıştıkları aile hekimliği birimini en az üç yıl değiştirmemek şartıyla bu maddeye göre uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 3 üncü maddesi uyarınca yapmakla yükümlü oldukları Devlet hizmetini ifa etmiş sayılırlar.”

MADDE 28 – 1219 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 10 – Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla mülga 58 inci ve 59 uncu maddeler uyarınca sünnetçilik etme yetkisi bulunanlar, 31/12/2014 tarihine kadar sünnetçilik etmeye devam edebilir.”

MADDE 29 – 1219 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği haricindeki programlarına öğrenci kaydedilmez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sağlık meslek liselerinin hemşirelik programına da öğrenci kaydı yapılmaz. Bu tarihe kadar kaydı yapılmış olan öğrenciler eğitimlerini kayıtları yapılan programlarda tamamlarlar ve bitirdikleri programların meslek unvanını kullanırlar. Sağlık meslek liselerinin kapatılan programlarından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar mezun olanlar da meslek unvanlarını kullanmaya devam ederler.”

MADDE 30 – 2/3/1927tarihli ve 984 sayılı Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir Kimyevî Maddelerin Satıldığı Dükkânlara Mahsus Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “eczanelere” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ilaç üreticilerine” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 31 – 14/5/1928tarihli ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbî Müstahzarlar Kanununun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 18 – 10 uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde, ruhsat sahibi ile müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlara on bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.

Müstahzarların bu Kanuna aykırı şekilde tanıtım ve satışını yapanlar ile bunları onaylı endikasyonu dışında pazarlayan ve bu şekilde reçete oluşumunu teşvik edenlere, ürünün son bir yıllık satış tutarı toplamının beş katına kadar idari para cezası verilir. Ancak bu ceza yüz bin Türk Lirasından aşağı olamaz.

Tanıtım veya satışların internet üzerinden yapılması hâlinde, Bakanlık tarafından derhâl erişimin engellenmesine karar verilir ve bu karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir.

Yetkili merciden izin almaksızın veya verilen izne aykırı olarak sağlık beyanı ile ürün tanıtım ve satışını yapanlar hakkında yirmi bin Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.

Fiillerin tekrarı hâlinde verilecek idari para cezası, daha önce verilen cezanın iki katı olarak uygulanır.”

MADDE 32 – 1262 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu şekilde imal edilen müstahzarları bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlar, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu müstahzarların kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde ceza üçte bir oranında artırılır. Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır.”

MADDE 33 – 1262 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 1 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce beşerî ilaçların fiyatlandırılmasına dair 6/2/2004 tarihli ve 2004/6781 sayılı ve 12/6/2007 tarihli ve 2007/12325 sayılı Bakanlar Kurulu kararları ve değişiklikleri gereğince, referans fiyat uygulamasına bağlı fiyat değişikliklerinin öngörülen süre içinde bildirilmemesinden kaynaklanan haksız kazanç nedeniyle Sağlık Bakanlığınca tespiti yapılarak ruhsat sahiplerinden tahsil edilmiş tutarların Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılmış tutardan sonra kalan kısmı, kanuni faize ve bakiye alacaklara ilişkin haklar saklı kalmak üzere genel bütçeye gelir kaydedilir. Ruhsat sahipleri tarafından fiyat değişikliklerinin bildirilmesi gereken tarihi müteakip Sağlık Bakanlığının beşerî ilaçların fiyatlandırılmasına dair 6/2/2004 tarihli ve 2004/6781 sayılı ve 12/6/2007 tarihli ve 2007/12325 sayılı Bakanlar Kurulu kararları ve değişiklikleri çerçevesinde yapılan ilk fiyat belirlemesinin yürürlüğe girdiği tarih ile Sağlık Bakanlığınca tahsilatın yapıldığı tarih arasında kalan toplam sürenin tahsilat tarihinden geriye doğru hesaplanacak yarısı kadar bir süre esas alınarak ve ilgili tarihlerde geçerli olan kanuni faiz oranı uygulanarak, ruhsat sahipleri tarafından yatırılan toplam tutar üzerinden Sağlık Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken hesaplanacak kanuni faiz tutarı da ruhsat sahiplerinden Sağlık Bakanlığınca tahsil olunur.”

MADDE 34 –24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun 35 inci ve 45 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 35 –18/12/1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş ve beşinci fıkrasında yer alan “çarpımı sonucu” ibaresi “toplamı sonucu” şeklinde değiştirilmiştir.

“Eczaneler için ayrıca başka herhangi bir kurum veya kuruluştan kayıt veya onay belgesi aranmaz.”

MADDE 36 –6197 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 24 – Eczanelerden zehirli ve müessir maddeler ile ilaçların toptan satışı yapılamaz ve eczaneler ihalelere giremez. Eczaneler arası ilaç takası, toptan satış sayılmaz; ilaçların satışı, alındığı ecza deposuna veya mücbir sebep hâlinde diğer depolara iadesi, eczaneler arasındaki takası, miadı geçmiş ya da bozulmuş olanlarının imhası işlemlerinde ilaç takip sistemine bildirim yapılması zorunludur. İlaçların internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortamda satışı yapılamaz. Eczane eczacıları ve eczaneler adına internet sitesi açılamaz.

Eczacılar, kendilerine reçete gönderilmesine yönelik olarak her ne şekilde olursa olsun, kurumlar, hekimler, diğer sağlık kurum ve kuruluşları veya üçüncü şahıslar ile açık veya gizli iş birliği yapamaz, simsar, kurye elemanı ve benzeri yönlendirici personel bulunduramaz, reçete toplama veya yönlendirme yapamaz, bu yollarla gelen reçeteleri kabul edemez. Bu fiillerin tespiti hâlinde eczacı ile aracı kişi veya kuruluşa beş bin Türk Lirasından elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Fiillerin tekrarı hâlinde verilecek idari para cezası, daha önce verilen cezanın iki katı olarak uygulanır.”

MADDE 37 – 4/1/1961tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (ı) bendi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Eğitim ve araştırma hastaneleri ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 9 uncu maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlardan profesör ve doçent unvanını haiz bulunanlar ile eğitim görevlilerinin, her bir branş itibarıyla sayılarının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri döner sermaye hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilmelerine karar vermeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak kişiler, Bakanlıkça belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre tespit edilir. Bu çalışma karşılığı elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır ve elde edilen gelirin yüzde 50’si, herhangi bir limite bağlı olmaksızın çalıştırılan kişilere ödenir. Bu şekilde çalıştırılacaklar;

a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.

b) Mesai dışı ek ödeme alamaz.

c) Aylık sözleşme ücretleri, kadroları için belirlenen mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.

ç) İdari görevlerde bulunamaz.

d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz.

Özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu sayıların yüzde 20’sini geçmemek üzere yedinci fıkra kapsamında üniversite ile sözleşme yapabilir. Vakıf üniversiteleri ile iş birliği yapan özel hastanelerde yüzde 20 oranının hesabında, üniversite kadrolarındaki tabip ve diş tabibi dikkate alınmaz. Bunlardan ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davrananların, bu kapsamdaki ilgili sözleşmesi sona erdirilir ve bunlar bir yıl süreyle yeni sözleşme yapamaz. Aykırı davranışın üç yıl içinde tekerrüründe ise beş yıl süreyle yeni sözleşme yapma yasağı uygulanır.”

MADDE 38 –209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “döner sermaye gelirlerinden” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri ile teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personele döner sermaye gelirlerinden dördüncü fıkra uyarınca Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardan birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkrada yer alan “karşılık olarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “profesör, doçent ve eğitim görevlilerine bu fıkradaki oranların yüzde 50’sini,” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 39 –4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 57 nci maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Silahlı kuvvetlerin sağlık teşkillerindeki sağlık hizmetleri, harekât ihtiyaçları hariç ulusal sağlık mevzuatında yer alan hizmet standartlarına göre yürütülür.”

MADDE 40 – 29/5/1979tarihli ve 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 10 – Organ ve doku alınması, taşınması, saklanması, aşılanması ve nakli ile yurt dışından temin edilmesi, Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş gerekli uzman personel ve donanıma sahip kurumlarca yapılır.”

MADDE 41 –2238 sayılı Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 11 – Bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölümün gerçekleştiğine, biri nörolog veya nöroşirürjiyen, biri de anesteziyolji ve reanimasyon veya yoğun bakım uzmanından oluşan iki hekim tarafından kanıta dayalı tıp kurallarına uygun olarak oy birliği ile karar verilir.”

MADDE 42 –2238 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “veya beyan” ibaresi “ibraz edilmedikçe”, beşinci fıkrasında yer alan “ve adli kovuşturma ile ilgisi olmayan” ibaresi “ölü muayenesi veya otopsi işlemi tamamlanmış” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Tıp eğitimi için gerekli olan kadavranın yurt içinden yeteri kadar temin edilememesi hâlinde, kadavra veya kadavra parçası, soykırım ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar yoluyla ölmüş kimselerden temin edilmemiş olması kaydı ile yurt dışından temin edilebilir. Kadavra veya kadavra parçası temini ile yurt dışından kadavra temin edecek kişi veya kuruluşların yetkilendirilmesine dair usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.”

MADDE 43 – 7/5/1987tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak beşinci ve altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile Bakanlar Kurulunca tespit edilecek il merkezi ve il merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirenler, tekrar Devlet hizmeti yükümlüsü olduklarında istekleri dışında bu yerlere atanamazlar.”

MADDE 44 –3359 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş ve dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz.”

“2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır.”

MADDE 45 –3359 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinden önce gelen bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Herhangi bir tedavi yöntemi veya araçlarının veyahut ruhsat veya izin alınmış olsa dahi ilaç ve terkiplerinin, tıbbi ve biyolojik ürünler, bitkisel ürünler, kozmetik ürünler ve hammaddeleri ile tıbbi cihazların bilimsel araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı veya bağlı kuruluşlarından izin alınmasının yanında;”

“Bu merkezler ve hastanelerde yapılan klinik araştırmalara, gereğinde bu merkezlerin ve hastanelerin koordinatörlüğünde veya idari sorumluluğunda olmak kaydıyla, belirtilen nitelikleri haiz diğer sağlık kurum ve kuruluşları da dâhil edilebilir.”

MADDE 46 –3359 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 11 – Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir.

Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.

Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir.

Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır.

Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır.

Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir.”

MADDE 47 – 3359 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 12 – Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlardandır.

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.”

MADDE 48 –3359 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 13 – İlkyardım eğitimlerinde teorik ve uygulamalı sınavlar için katılımcılardan alınacak sınav ücreti ile sınavlarda görev alan sınav gözetmenlerine ödenecek ücretler, her yıl Sağlık Bakanlığınca belirlenir.”

MADDE 49 –3359 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 8 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 9 uncu maddeye göre birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin döner sermayesinden, üniversite rektörü, rektör yardımcısı, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı, dekan yardımcısı ve öğretim elemanlarına yapılmış ek ödemeler için borç çıkarılmaz.”

MADDE 50 –3359 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 9 – 1/1/2013 tarihinden önce yurt dışında mesleki faaliyette bulunan tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yurt dışında eğitimlerini tamamlayanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Türkiye’ye dönmek ve en az üç yıl süreyle Türkiye’de fiilen meslek icrasında bulunmak şartıyla Devlet hizmeti yükümlülüğünden muaf tutulur.”

MADDE 51 –10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun;

a) 28 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “kit karşılığı cihaz,” ibaresinden sonra gelmek üzere “ilaç, tıbbi cihaz,” ibaresi eklenmiş,

b) Geçici 19 uncu maddesinde yer alan “2008-2015 yılları arasında” ibaresi “2023 yılına kadar” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddede yer alan “yedi yıla kadar” ibaresinden sonra gelmek üzere “, gemi hastane kiralanmasında ise on beş yıla kadar” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 52 –24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş; yedinci fıkrasında yer alan “tetkik ve sarf malzemesi giderleri” ibareleri madde metninden çıkarılmış ve aynı fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç hâlinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görevi verilir.”

“Bunlara entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde nöbet ücreti ödenir.”

“Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarf malzemelerinin giderleri halk sağlığı müdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıca ödenir.”

MADDE 53 – 11/6/2010tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 27 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bu esaslara uygunluk bakımından belediye veya il özel idarelerinin sorumluluğunda bulunan içme sularının Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılacak veya yaptırılacak her türlü tetkik ve tahlil bedelleri ilgili belediye veya il özel idaresince karşılanır. Belediyelerce ödenecek tetkik ve tahlil bedelleri, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına belediyelerce tahakkuk ettirilecek su kullanım bedellerinden mahsup edilir.”

MADDE 54 –5996 sayılı Kanunun 42 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(6) 27 nci madde uyarınca Sağlık Bakanlığının denetim alanındaki sular bakımından bu Kanunda belirtilen idari yaptırımları uygulamaya halk sağlığı müdürü yetkilidir. Bu sularla ilgili iş ve işlemler Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca yapılır.”

MADDE 55 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

MADDE 56 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

ETİKETLER : Sondakika Urfa Haber Şanlıurfa Haberlerı Şanlıurfa Haberleri Sondakika Şanlıurfa Gündemi
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
haksızlık var
abdullah 2014-03-02 21:27:49
ben bu iktidarın bu 4a çalışanlarıyla ne alıp veremediği var bilmem ben kamuda mevsimlik çalışan işçiyim bizden hiç söz eden yok çifte vatandaşlık mı var anlamadım b çaykurda çalışanların ne halde umurun değiller ki bi akşam da kendi maaşlarına yüzde elli zam yaparlar mevsimlik işçi 4 ay çalışıp ondan sonra neyle geçiniyor diye düşünen yok seçim oy isterken rahat oy isterler güneysu dan bu eleştiri yapıyorum anlayın bu soruma cevap verecek olan varmı????????????????????????????
torba yasası
ahmet şen 2014-02-12 14:07:18
yeni çıkan torba yasasında engellilerle ilgili ne tür kanun ve kolaylıklar çıktı.bilgilendirirseniz sevinirim.
Toplam 2 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer 3.SAYFA haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin nasıl buldunuz
Çok iyi
Çok Kütü

Urfa-Haber-Şanlıurfahaberleri-Urfa-Haberlerı-Şanlıurfa Gündemi-Son Dakika-Haberleri- Şanlıurfaspor Gündemi-Urfa-ajans
© Copyright 2013 Urfadabugun.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.