Advert
ŞANLIURFA DA TURİZM BAŞLADI
İbrahim Uygur

ŞANLIURFA DA TURİZM BAŞLADI

 

Son yıllarda büyük bir düşüş gösteren Şanlıurfa turizm sektörüne yeniden canlılık katabilmek için, dikkat ettiğimiz kadarıyla, kurumlar ve ilgili STK lar, harıl harıl çalıştaylar ve toplantılar düzenliyorlar.

Bu da muhakkak ki sektöre ivme katacak ve gerileyen çıtayı eski seviyesine getirme gayretleridir.

Uğraşan didinen ve katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz.

Bir defa konuyu şöyle bir baştan ele almaya kalkarak, beş kademe üzerinde düzenlemeler gerekir. Şimdi;

1- Alt yapı

2- Tanıtım

3-Destekleme

4-Yetişmiş eleman

5-Markalaşabilmek

6- Ortak bir Sektör konseyi.

Olarak 6 dalda konuyu inceleyebiliriz.

Alt yapı dediğimiz zaman, İlgili turizm platosunun coğrafi sınırlarını tespit ederek, yol, su, kanalizasyon, çevre düzenlemesi ve sosyal tesisler olarak projelendirilen; gelen turistin rahat edebileceği, ulaşabileceği, kendini güvende hissedebileceği ve tarihi sanat değeri ile ilgili yazılı sözlü kaynakların yeterince sağlanabilmesidir.

Örneğin tek elden basılacak, Tarihi eserin kimliği ve diğer verileri, kayıtlı uzman rehberlerin aynı bilgi ekseninde yabancılara sunum yapabilmeleri gibi.

Tanıtım deyince akla ilk gelen reklam oluyor tabiki, buda sıradan belgesel çekimlerinden ziyade, sektörün katkı sağlayacak ürün ve yapıtları üzerinden proje geliştirip, medya yolu ile kabul görebilecek hususlar dâhilinde, tanıtım atağına geçebilmek.

Mesela geçen gün izledim TV de, İsveç, baharın gelişi ile ineklerin ahırdan çıkışlarını bir etkinlik olarak dünya medyasına servis ediyor ve size sıradan gelebilecek bir olayı, reklam olabilecek objelerle besleyip, dünya turizm yol haritasına çizimler yapabiliyor.

Hâlbuki bizim elimizde o kadar güçlü objeler, konular ve ürünler var ki, daha dünya medyasına tanıtımını dahi yapamamışız.

Destekleme konusu önemsenmeli, çünkü turizmin ana unsurları olan sivil ve kamusal dinlenme ve konaklama tesisleri büyük zararlar içinde, tarımsal destekler her ürüne verilirken doluluk oranı % 20’yi geçmeyen tesislere neden bir destek fonu uygulanıp soluklanmasına fırsat verilmez anlamış değilim.

Kalifiye ve yetişmiş eleman ve personel istihdamına özel sektör önem vermek zorunda, bölgede çalışan personel,  bilhassa Kürtçe, Türkçe ve Arapçayı çok iyi bilmeli ve İngilizce hitabet ve sunum dilinide öğrenmek ve çalıştığı kurum tarafından İŞKUR destekli projelerle verilmesi gerekir. Adam yıldızlı otelde çalışıyor, daha saçını taramasını ve servis yapmasını bilmiyor, bırakın dili... Ne gezer.

Kılık kıyafet desen hak getire, güvenlik garaj ve lobi faaliyetleri sıradan ve kısır.

Markalaşma lafla olabilecek bir şey olsa, bizden çok laf üreten varmı?

Bizden çok yazan çizen var mı?

Bizden çok her şeyi bilen ve üstün zekâvar mı?

Beyler şapkamızı önümüze koyup şöyle bir silkinelim, marka olabilmek için yukarıda saymaya çalıştığım ve daha sayacağım unsurların mutlaka yerine getirilmesi gerekir.

Ortak çalıştay ve oluşturulacak "turizm konseyi" işte bu minval üzerine ilkeleri belirlerse o zaman biz bu işi profesyonelce yapabiliriz, diyebiliriz.

Bir defa bizim "inanç turizmini"mutlaka öne çıkarmamız gerekir. İbrahim AS peygamber diyarında, Ramazan'a özel neden "Cuma turizmi" yapamıyoruz. Havayolu şirketleriyle anlaşıp, Türkiye'de bulunan hemşeri dernekleri hemen hemen 40 civarında, kişi başı 50 lira uçak bileti yap, bak nasıl binlerce insan cuma günleri nasıl Şanlıurfa'ya doluşuyor.

Fırat havzalarında el değmemiş doğa ortamları var, işte size onlardan birisi "Takeron Vadisi", neden olmasın beyler, uzak falan demeyin, bölgede turizm platosu oluşturmak gerek, 20-30 yıllık projeler geliştirip düzenleme yapmak gerek, Adamlar Karadeniz Kaçkar dağları vadilerine ahşaptan evler yapmışlar, binlerce insan sırf oksijen soluklamak için gitmiyor mu?

Turizm alanları mutlaka şehir içinde olacak diye bir kaide yok, sen düzenini kurup pazar açarsan müşteri gelir

"Arap atı kısrak güzeli" yarışmaları,"Şebbut balığı festivali"

"Kelaynak festivali"

"Halfeti meyve yemekleri her gün sunumları"

"Göbekli tepe değil sema" "Halilurrahman'da sabah",

"Sporları, yamaç paraşütü", "Fırat’ta yüzme"...

Daha say sayabildiğin kadar...

Benden bu kadar. Saygılarımla.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Otomobil ile hafif ticari araç çarpıştı: 1 ölü, 5 yaralı
Otomobil ile hafif ticari araç çarpıştı: 1 ölü, 5 yaralı
Doğuştan engelli 'küçük piyanist' yeteneği ile kendine hayran bırakıyor
Doğuştan engelli 'küçük piyanist' yeteneği ile kendine hayran bırakıyor