Advert
Advert
Advert
ÖĞRETMEN OLMAK BİR AYRICALIKTIR.
Misbah Hicri

ÖĞRETMEN OLMAK BİR AYRICALIKTIR.

 Öğretmen olmak bir ayrıcalıktır, anlayana, değer verene... Öğretmenlik nezaket isteyen özgün bir meslektir. Öğretmen adabı muaşeret dediğimiz görgü kurallarına uymasını bilendir. Bunun ötesinde öğretmen kendi meslektaşına fazlasıyla değer vermek zorundadır. Çünkü  kendi meslektaşına değer vermeyen değer bulamaz. Dolaysıyla bu mesleğin ciddiyetini, öğretmenliğin onlara  kazandırdığı kimliği de kaybederler...

                Ben, ilimiz eğitiminin Milli Eğitimin Müdür Şerafettin Turan'la bir çığır açıldığına inanıyorum. Ancak bu çaba eğitimin seviyesini yükseltmek içindir. Peki öğretmenlerin eğitim seviyesi nasıl yükselecek, onlara nezaket kuralları nasıl öğretilecek!

                İl M. E. Müdürü Şerafettin bey Urfa'yı tanıtma dersini çıkardı. Takdire şayandır. Bu kez  adabı muaşeret dersi çıkarmak zorunda kalacak. Yoksa bu kimi idarecilerin nezaketsizliği toplumu her gün biraz daha huzursuz etmektedir. Geçmişte bunları çok yaşadık, bundan sonra bu yaşanmamalı... Sürgün etmekle görevden almakla değildir. Ona mesleği öğretmektir. Bana göre sürgün edilenler bu koltukları işgal edenlerin çoğundan daha değerlidir.

                Bu konuyu etkinleştirmede fayda vardır. Bir veli  bir okulu ziyarete gittiğinde işi gereği uğradığı idareciler veliye gereken ilgi ve nezaketi göstermelidir. Velakin yolunu şaşırmış biri de olsa... Ya bu bir öğretmense ve kendini en güzel şekilde ifade ediyorsa!                 Bu öğretmenliğin saygın olmasını gerektirir.

                Bir müdür veya bir müdür yardımcısı gelen misafiri tanımazsa bile onun yaşı, başı göründüğü haliyle kendini ifade etmeye yeterlidir. Ona layık olduğu saygı göstermelidir. Ayrıca "Temiz bir kıyafet bir tavsiye mektubundan üstündür" sözünü şiar edinen insanlara  tanışma merakından da olsa ona gereken önem verilmeli, saygı gösterilmelidir.

                Ziyaret ettiğim bazı okullardaki kimi müdürlerin sıcak ilgisine mazhar olurken, bazı müdür yardımcılarının hareketleri üzerimde soğuk duş yaptı. O müdür yardımcısının verdiği sıkıntıya katlandım. Yoksa bu yazıyı yazamazdım.

                Koltuğa yapışmış oturmuş bir müdür yardımcısı o okulu idare edemez. Midesini düşünen bir müdür muavini okulu düzene koyamaz. Giyiminden, kuşamından yoksun bir idareci çocukların düzen intizamına nasıl örnek olur.

                Makamlara indirilmiş koltuklar vatandaş için konulmuştur. "Buyurun oturun" demesini bilenler o makamlara layık kişilerdir.  O koltukları babasının evinden getirmemiştir. Kendi parasıyla da almamıştır. Orada hizmet için vardır. Hizmet saygı ve sevginin toplumla bütünleşmesinin eseridir. Bunu bilmeyenler nasıl öğrencilerine öğretecekler...

                Sakın bu hiddetimizi şikayet olarak algılamayın. Şikayet acizlerin işidir. Biz ufuklara hüzme düşürme anlamında önerilerde bulunuyoruz. Önyargıdan uzak edindiklerimizi, görüşlerimizi ve bildiklerimizi paylaşmaktır. Sözü, yazıyı sanata dönüştürmeyi her eğitimci kendi özgün düşüncesiyle paylaşmasını bilmelidir.

                Ben emekli olduğumdan beri kendimi emekli kabul etmiyorum. Fizikken ayrı olsam bile, hizmetimle sürekli onların yanındayım. Çünkü hayatın her alanında eğitimin güzellikleri ile doğru yönlendirme uğraşı içindeyim. Milli eğitimdeki mevcut sorunları en yetkilisine kadar yazıyor, paylaşıyorum. Bu eğitimci olmamın gereğidir.

                Makam düşkünü bazı insanların yüzüne yansıyan kibir ve ego ancak onların o makamda yok olmasına neden olur. Çünkü bazen koltuk devrilir, bazen insan o koltuktan düşer.  Onun için sadakat değil liyakat sahibi olmak lazım... 

                Tolstoy'un şu sözü çok önemserim; "Hayattaki düzensizliğin sebebi herkesin iyi bir düzene sahip olmak istemesidir. Ama kimse hayatı düzeltmek istemiyor." Vermeden almak mümkün olmadığına göre, yaşamdan bir şeyler koparmak derdinde olmaları  ihtiras ve haseti beraberinde getirmektedirler. Nezaket ve saygıdan yoksun... İşte bundandır ki kimsenin bir şey vermemesi, işte bu toplumun başı bozukluğuna sebebiyet vermektedir. Dolaysıyla eğitimde  haliyle bundan nasibini almaktadır.

                Öğrenciler için bir öneri sunarak yazımı bitirmek istiyorum. Öğrenciler nasıl başarılı olur diye bana soru yöneltirseniz. Ben öncelikle idarecilerin ve öğretmenlerin başarılı bir diyalog içinde olmalıdır, derim. İkinci bir husus idarecilerin öğretmenlerin velilerle çok iyi bir ilişki geliştirmeleri gerekir.  

                Her öğrenci başarılı olmak ister. Ancak başarının ilk kuralı istemek ve kendi sorumluluğunu kendisi almasıdır. Eğer bu ilk kural uygulanabiliyorsa bundan sonraki sıralayacak maddeler daha çok teknik ve ayrıntıdır.  Bunda idarecilerin ve öğretmenlerin rolü, etkinliği  çok önemlidir.

                 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Iraklı Bakan: IŞİD'e para veriyorduk
Iraklı Bakan: IŞİD'e para veriyorduk
BATMAN'ın Kozluk İlçesi'nde ev çöktü: 1 ölü, 6 yaralı
BATMAN'ın Kozluk İlçesi'nde ev çöktü: 1 ölü, 6 yaralı