Advert
Advert
Advert
RESİM SANATINDA GEÇEN ÖMÜRÜ
HASAN RASTGELDİ

RESİM SANATINDA GEÇEN ÖMÜRÜ

Bana resim sanatı ne zaman nasıl doğmuştur? Diye bir soru yöneltilirse; zamanını bilmesek de resim sanatı insanın kendi kendini şekil ve renklerle ifade etme sanatı olarak düşünürüm. İnsanoğlunu bu sanata ilkel dönemlerden bu güne  taşıdığı gerçeğini, yaşantısını sürdürdüğü mağaraların duvarlarına gönlündeki renkli resimlerle çizerek bu sanatı ortaya koymuştur. 

Zevkli olduğu kadar baş döndürücü olan resim sanatı, aynı zamanda düşündüren bir olgudur. Bu vesileyle Hasan Rastgeldi kendini; fırçası, çizgeleri ve renkleri ile tanıtan, kendisiyle yüzleşen ve sanatın toplumsal bir olgu olduğuna inanan bir ressamdır.

Herkesin su içtiği bir pınar vardır. Bu pınar akıp gittikçe yeteneği ile kendinden şekiller, yaratıcılığıyla  kendi kendini ifade etmesidir. Çünkü Urfa’da doğmanın ayrıcalığını, Ankara’da okuyarak tanıtmak, Siirt derken, tekrar Urfa, sonra Buca Eğitim Fakültesi Resim öğretmeni ve şimdide İzmir’deki atölyede yeni eserlerle Anadolu’nun görkemini görsel şölene dönüştürmesi fazlasıyla sevindirici, gurur verici...

 Hasan Rastgeldi, ustalıkla fırçayı kullanan bir el, yetenekli bir renk uzmanı, başarılı bir kompozisyon ustası… Farklı tekniklerle kullandığı malzemeyi yaptığı çalışmalarla, tutkunu olduğu Anadolu’nun kültürel zenginliklerinden esinlenip, yüreğindekini tuvale dökerek  borçlu olduğu topluma, borçlu olduğu coğrafyaya karşı ahde vefa  anlamında saygın bir irade ve dik duruş  ifa etmektedir. 

Sayısız desek de 37 kişisel resim sergisi açmış...  Yurt içinde ve yurt dışında 50 nin üzerinde yarışmalı resim sergilerine katılmış ve karma sergilere katılmış. Yarışmalı sergilere katılmış, yine sayıları belli de olsa ben sayısız diyeceğim çünkü en az on iki kez (birincilik ikincilik ve mansiyon) ödül almış. Yurt içinde yalnız değil, bu başarısını yurt dışına da taşımış… 2002 yılında dünya çapında yapılan ve beş yüz ressamın katıldığı İtalya da düzenlenen “Katarina Medici Uluslar arası Resim yarışmasında” ikincilik ödülü ile yeteneğini, tuvale akıttığı  terin bedelidir. 

Hasan Hoca’yı Urfa’da çalıştığı yıllarda çeşitli vesilelerle yollarımız buluşurdu. Hep sanatına hayran olduğum bir kişiliktir.  Çünkü basma kalıp sanatçılığı aşmış, soyut çalışmalarla resim sanatına yüreğindeki gizi katmaktadır bana göre…Sabır ve sorumluluğun  tuvalde sanata dönüşmesi  erdemli bir yaşamın yansıması olsa gerek…

Resmi yalnız tuvalde değil, tabak çalışmalarında da gördüğünüz de onun sanat yeteneğine hayran kalacaksınız. Başarı ve yeteneği doğrusu herkesin arzuladığı ama başaramamanın zorluğundan dolayı kıskanılacak bir görsel sanat…

Ressam Hasan Rastgeldi, doğduğu şehrin, ilişkilerinin hala sürdüğü Tülmen Köyü’nde gördüklerini, duyduklarını retrospektif (dünden bugüne) bir davranışla geriye dönük,  geçmişi hatırlama, kısacası eskiyi yad ederek resim yapmayı sürdürme çabası takdir edilir. 

İnsanların gönlündeki iz, düşümsel tarihin derinliğiyle yeniden hatırlatmaya yardımcı olmuştur. Bir sanatçıya da yakışan budur.  Sanatçının kariyeri boyunca yaratmış olduğu eserlerden derlenmiş sergi ya da bir akımın, bir ekolün önemli yapıtlarını sunan gösteri ile sanatını doruk noktayı çıkarmayı başarmıştır.

Hasan Hoca’nın özgün ve zengin sanatının kırkıncı yılını aşmış. İşte o  yıl için  dağıttığı davetiyede şu paragrafı sizlerle paylaşmasam resimleri hakkında yeterince bilgi sahibi olamayacağınızı tahmin ediyorum.

 “Resimlerinde renkler, lekeler ve biçimlerle haşır neşir Anadolu’yu işledim tuvallerimde insanı, doğası, çiçeği taşı toprağı ile Anadolu dile geldi. Güney’de köy yaşamını, Torosları, göçerleri, tanrı ve tanrıçalarla Eğe’de zamanı, Çatalhöyük, Zeugma, Nemrut ile bir Anadolu’da bin Anadolu’yu yaşadım.”

Anadolu’nun bağrından çıkıp farklı uygarlıkları renklendirerek meraklı gözlerle buluşturmuştur. Yukarı Mezopotamya diye anılan Edessa-Ruha-Urfa da sanatına derinlik kazandıran mümtaz bir şahsiyet, mütevazi bir insan, güzide bir ressamdır.  Anadolu’nun kültürel yaşantısı, sosyal yaşam ve kadim tarihine yönelerek birikimini tuvallere aktarmasını başarması sanatı adına ve Türkiye'deki ressamlar arasında Urfalı ressam olarak isminin bilinmesi  bir Urfalı olarak bizler için bir  gurur vesilesi.

Tablolardaki renkler bir birimiyle uyumlu,  soyut ve kendine özgü geliştirdiği çizgiyle insanları düşündüren, görsel sanatlara kattığı renklerle desenlerin apayrı bir güzellik taşıdığını görmekteyiz.  

Not; 5 aralıkta Amerikan Kültür Derneğinde Urfa konulu bir resim sergisi var. Resim meraklılarının dikkatine...   

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kudüs çağrısı yaptı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kudüs çağrısı yaptı
Adana'da uyuşturucu operasyonu 13 gözaltı
Adana'da uyuşturucu operasyonu 13 gözaltı