Rabia Uyğur
Rabia Uyğur
Giriş Tarihi : 10-04-2018 09:24

Urfa Cemiyetin Kuruluşu Sivas’ta Heyet

Cemiyetin kuruluşu Sivas’ta Heyet-i Temsiliye Başkanlığı’na bildirildi ve alınan cevapta örgütlenmenin genişletilmesi, 13. Kolordu Kumandanlığı Kurmay Başkanlığı ve Mardin’deki 5. Tümen Kumandanıyla temas kurulması istendi. Bunun üzerine Arabikatibizâde Şakir Efendi ve MollazâdeMahmud Efendiler, 13. Kolordu Kurmay Başkanı Halit Bey ile muhabere etmek amacıyla Siverek’e gittiler.

 

Ekim ayı içerisinde İngilizlere işgal edilen yerlerin Fransızlara devredileceği söylentileri yaygınlaştı. 15 Eylül 1919 tarihinde Paris’te yapılan ve Suriye İtilafnamesi olarak da bilinen Suriye ve Kilikya’da İşgal Kuvvetlerinin Değiştirilmesine İlişkin İngiliz-Fransız Anlaşmasına göre Urfa ve çevresi Fransızlara verilecekti. Fransız Generali E. Bremond’un “Tarihimizde Fransa’nın başına konan talih kuşunu bir defa daha ürkütüp kaçırdığı elemli bir devre” dediği Kilikya olarak adlandırılan bölgenin işgali bu şekilde kararlaştırılırken, Mustafa Kemal Fransız işgalini “haksızlık üstüne haksızlık” olarak nitelendiriyor ve bu bölgelerin Fransızlara işgal ettirilmemesini istiyor ve 13. Kolordu Kumandanlığı’na çektiği bir telgrafla İngilizlerin Urfa’yı boşaltmasından sonra, Urfa’dan çekilen 1. Süvari Alayı ile Urfa’nın derhal işgaliyle Fransız işgalinin bu şekilde önlenmesi gerektiğini bildiriyor. Ancak 13. Kolordu Kumandanı, bu hususta hükümetten onay alamıyordu. Bunun üzerine Mustafa Kemal, Urfa Müftüsü ve eşrafına çektiği telgrafta “Göç doğru değildir. Milli örgütlenişi genişletin. Her türlü haksızlığı protesto ve icabında fiilen reddedin” talimatını veriyordu.

 

Ancak fiili hiçbir hareket vuku bulmuyor ve İngilizler Ekim ayı sonunda Urfa’yı boşaltarak Fransızlara teslim ediyorlar, fakat Fransızlar gelmeden önce Urfalılara silah dağıtmayı da unutmuyorlardı. Nusret Bey’in İngilizlere karşı davranışıyla azlolunduğunu bilen Mutasarrıf Ali Rıza Bey, Fransız kumandanını ayakta karşılıyor ve daha önceki uysal ve durumu idare edici davranışlarıyla sinirlendirdiği Mustafa Kemal’den başka, 13. kolordu Kumandanlığı’nın da tepkisine neden oluyordu.

 

Fransız kuvvetlerinin komutanı Binbaşı Hauger ve siyasi yönetici Yüzbaşı Sajous, hükümet dairesinde bütün memurları toplayarak her memurun nerede olduğunu, harpten önce hangi yerlerde bulunduklarını ve adlarını sordular. Bütün memurların görevlerini günü gününe yapmalarını isteyerek Osmanlı Hükümeti ile Fransız Cumhuriyeti’nin pek eski dostlar olduklarını, iki milletin de harp etmek amacında değilken istemeyerek bir harp meydana geldiğini belirttiler ve jandarmaların iyi çalışmasını, Fransız subaylarıyla iyi geçinilmesini tavsiye ettiler.

 

Kasım ayı içerisinde Binbaşı Ali Rıza Bey, aşiretleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne katmaya çalıştı. Harran’daki İmam Bakır’da Arap aşiretlerini toplayarak hepsini İmam Bakır’ın kabri ve Kur’ân üzerine yemin ettirdi. Toplantıya Geysi aşiretinin bütün kabileleri katıldığı halde, Siyala reisi Salih el-Abdullah katılmadı. Ve istenmesine rağmen yağma ettiği Kısas Köyü’nün eşyalarını getirmedi ve toplantıyı Fransızlara ihbar etti. Yüzbaşı Sajous’un durumu Carablus’a bildirmesi üzerine de Yarbay Depoir Urfa’ya gelerek Binbaşı Ali Rıza Bey’i karargaha davet etti. Binbaşı Ali Rıza Bey’in cevaplarından tatmin olmayan Fransız kumandan, Ali Rıza Bey’e tutuklu olduğunu, Adana üzerinden İstanbul’a gönderileceğini söyledi ve azledildiğini mutasarrıflığa bildirdi. Ali Rıza Bey, Taburun devri teslimi gerekçesiyle aldığı izinden yararlanarak Siverek’e doğru firar etti. Fransızlar, bölgeye Ali Rıza Bey’in girmesini yasakladılar. Bölgeye girmesine hoşgörülü davrananlara para ve hapis cezası verileceğini ve kendilerine teslim edene 500 lira ödül vereceklerini bir bildiriyle mutasarrıflığa tebliğ ettiler.

 

Ali Rıza Bey’ın firarına büyük tepki duyan Fransızlar, Urfa halkına ve idareye karşı davranışlarını sertleştirdiler. İlk olarak Suruç Kaymakamı Mesut Bey ve Suruç Jandarma Kumandanlığı’navekalet eden Onikiler’den Mülazım-ı Evvel Hüseyin Pertev Efendi’yi tutuklatarak, Adana yoluyla İstanbul’a gönderdiler. Ardından Kürt ve Arap reislerinin Fransızlarla görüşmelerini engellemeyi, “Fransızların savunduğu özgürlük ilkelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle cezalandıracaklarını mutasarrıfa bildirdiler. Ertesi gün de Fransız işgalindeki bölgelere gidecek kişilere verilecek seyahat belgelerinin Fransızlarca vize edilmesi mecburiyetini getirdiler.

 

Milli Mücâdele yanlılarına göz açtırmamayı kafasına koyan Fransız işgal komutanlığı, Aralık ayında eşraftan dört kişinin ihbarı üzerine Binbaşı Ali Rıza Bey ile mektuplaştığı öne sürülen Siverekli Ali Efendi’yi tutuklayarak 200 Türk altını para cezasına çarptırdılar. Bucak aşireti mensubu Ali Efendi’nin tutuklanması, aşiretlerde rahatsızlık doğurduğundan Badıllı aşireti reisi Sait Bey, Ali Efendi’nin tahliye edilmemesi halinde aşiretlerle Urfa’ya hücum edileceğini bir mektupla Fransızlara bildirdi. Sait Bey’in ikinci mektubu Ali Efendi’nin tahliyesini sağladı. Ancak Fransızlar, mülki idare üzerindeki baskılarını sürdürdüler. Memurların yaptıkları görevlere atanmalarından Urfa Belediyesi’nin bütçesine kadar her işe karışmaya devam ettiler.

 

Bu sıralarda Mardin’deki 5. Tümen Komutanı Yarbay Kenan Bey tarafından özel görevle Urfa’ya gönderilen Seyit Mehmet Efendi adındaki görevli, verdiği raporda, “Urfa’da iki cemiyet, iki fikrin bulunduğunu, Mutasarrıf, Şükrü Nasih Bey (Son Osmanlı Meclis-i Mebus’an üyesi) ve arkadaşlarının bir harekât-ı ihtilaliyle yapılmayarak siyasi çatışmada bulunmak, diğerlerinin ise bir kıyım yapmak fikrinde bulunduklarını” belirtiyordu. Bu son görüştekiler Binbaşı Ali Rıza Bey’in görüşlerini paylaşanlardı. Mutasarrıf Ali Rıza Bey kendisinin, Fransızların tutuklamaları üzerine firar Binbaşı Ali Rıza Bey’in “memleketin başına bir felâket getirecek mahiyette işlere kalkıştığından, fikrini iştirak eylemediğini “Kenan Bey’e bildiriyor, şu sıra ayaklanmanın doğru olmayacağı görüşünü savunuyordu. Mutasarrıf Ali Rıza Bey’in bu yumuşak tavrı, milli mücâdele yanlılarını rahatsız ediyor, sözgelimi Milli aşireti reisi Mahmud Bey’in “Mutasarrıf Ali Rıza Bey, â’mal ve maksad-ı milliye tecviz etmiyor, â’mal-ı milliyeyi takip edenleri tenkid ediyor” biçiminde 13. Kolordu’ya yakınmasına neden oluyordu.

 

Binbaşı Ali Rıza Bey’in yerine Urfa Jandarma Komutanlığı’na atanan Yüzbaşı Ali Saip Bey, Aralık ayı sonunda Urfa’ya geldi. Emekli Binbaşı İhsan Bey, Harran Kaymakamı Şevket Bey, Baytar Müfettişi Adil Bey, Meclis-i Meb’usan azası Ali Efendi, Belediye Reisi Hacı Mustafa Efendi, Barutçuzâde Hacı İmam Efendi ve Bedirağazâde Halil Ağa ile görüştü ve ayaklanma düşüncesini onlara açtı. Onlardan tasvip görünce, 15 Ocak’ta bir ayaklanma planı hazırladı. Buna göre, 15 Ocak günü saat 8’de aşiret reisleri Urfa, Telebyâd ve Arappınarı’ndaki Fransız işgal kuvveti kumandanlıklarına birer ültimatom verecekler ve Fransızlara Urfa’yı boşaltmaları için 24 saat mühlet tanıyacaklardı. Fransızlar ültimatomu reddettikleri takdirde Aneze aşireti reisi Haçım Bey, şimendifer hattının Siftek ile Fırat arasını tahrip ederek telgraf hatlarını kesecek, Suruç aşiretleri Suruç ve Arappınarı’ndaki Fransız kuvvetlerini püskürtecek, DögerliBadıllı, merkez sancağına bağlı aşiretlerinle Kuva-i Milliye ve Jandarma kuvvetleri de Urfa’daki Fransız kuvvetlerini çıkaracak ve Urfa ile diğer yerler arasındaki telgraf hatlarını keseceklerdi. Aşiret reislerinin Fransızlara verecekleri ültimatom metni şu şekilde hazırlanmıştı:

 

“Gerek Wilson ilkelerine ve gerekse Mondros Mütarekenamesi hükümlerine aykırı olarak memleketi sebepsiz işgalinizi şiddetle red ve protesto eder ve kısa bir müddet içinde bulunduğunuz yeri boşaltmadığınız takdirde zorla savaşılarak çıkartılmanız yoluna gidileceğinden, bu suretle akacak kanların sorumluluğu tamamen size ait olacaktır.”

 

Ocak ayının 14’ünde Fransız Albay Normand’ın Urfa’ya uğraması dolayısıyla Fransız Kumandanlığı’nda verilen çay ziyafetine çağrılan Ali Saip Bey, gizlice aşiretlere gönderdiği harekat planının Fransızlarca öğrenildiğini anladı ve aynı akşam bir grup arkadaşıyla Urfa’dan firar etti. Fransızlar Urfa’da kalan Mülâzım-ı Evvel Adil Hulusi Efendi’yi karargâha çağırıp sıkıştırıp sorguladılar ve Ali Saip Bey’in ne amaçla kaçtığını öğrenmeye çalıştılar. Bu arada da kaldıkları binalarda tahkimat yapmaya başladılar.

 

Ocak ayının 24’ünde iki Fransız askerinin kadınların bulunduğu Vezir Hamamı’na girmeleri şehirde büyük tepki yarattı. Ertesi gün Mutasarrıf Ali Rıza Bey olayı protesto etti:

 

“Fransız Hakimi Siyasisine;

Kanunusaninin 24 Ocak Cumartesi günü saat alaturka 9 kararlarında Sarayönü Çarşısı’nda kain Vezir Hamamı’nda çıplak olarak yıkanmakta bulunan kadınların bulundukları sırada Fransız Kıta-yı askeriyesinden iki neferin sarhoş olarak mezkur hamama duhul ettiği polis idaresinde tanzim edilen ve bir suretle leffen irsal olunan zabıtnameyle tezahur etmiştir.

 

Kadınlara mahsus olan bir hamama erkeklerin girebilmesi hiçbir din ve mezhebin kabul edemeyeceği ef’alden olmak cihetle kat’iyyen gayr-ı caiz olmakla beraber beyne’l-halal bir hadise-i müessifeyi mucip olabilmesi mütehammil olduğundan eşkal ve kıyafetler mezkur zabıtnamede musarih olan mezur Fransız neferleri hakkında icap eden muamele-i enbitahiyenin tasrihi icrasiyle beraber adem tekerrürü esbabının istikmalini ehemmiyetle temenni olunur efendim.”

 

Mutasarrıf Ali Rıza

 

25 Ocak’ta Mustafa Kemal’in kolordulara genelgesi yayınlandı. Buna göre Fransızlar aleyhine KuvayiMilliye’nin harekete geçmesinin daha fazla ertelenmesinde mahzurlar vardı. Peyderpey başlatılacak ayaklanmanın birinci dönemi Urfa’dan başlayacaktı. Üstüste gelen olaylar halkın zaten sabrını taşırmıştı. Mutasarrıf Ali Rıza Bey, 13. Kolordu’ya çektiği telgrafta “Urfa’da kıyamın hissedilmekte olduğunu” bildiriyordu. Nitekim Ali Saip Bey’in beyannamesini alan aşiretler Suruç’da işe başlamışlardı bile. Aneze aşireti reisi Haçım Bey ile Berazi aşireti reisi Mustafa Bey, tren hattının bazı bölümlerini tahirip etmişler ve Fransızlara 24 saat içinde çekilmeleri için ültimatom vermişlerdi. Milli aşireti reisi Mahmud Bey, kolordudan kendilerine sahip çıkılmasını istemiş, artık protestolarla reisleri yatıştıramadığını, Fransızların bölgedeki Ermenileri silahlandırarak ve onları kendi askerleri arasına sokarak katliam yaparcasına hareketler yapmaya devam ederlerse, kıyamın yalnız Urfa’da değil, her tarafta yapılacağını bildiriyor. Fransız kumandanı ise, Urfa Mutasarrıfına gönderdiği yazıda Ermenilere asker elbisesi giydirdikleri iddialarının doğru olmadığını bildiriyordu.

 

Siverek’te aşiretlerle görüşüp Siverek halkının ve Müdafa-yı Hukuk Cemiyeti’nin tam desteğini alan Ali Saip Bey, 6 Şubat’ta aşiret kuvvetleriyle beraber Urfa’ya doğru hareket etti. Ertesi gün Karaköprü’de diğer aşiretlerle buluşacak olan Ali Saip Bey, “Kuvayı Milliye Kumandanı Namık” imzasıyla Fransızların 24 saat içinde Urfa’yı boşaltmaları için bir ültimatom gönderdiyse de Fransız kumandanından gelen cevapta, Urfa’nın boşaltılmasına General Gouraur’un karar verebileceği belirtildi. Toplanın kuvvetlerle 9 Şubat’ta Urfa’ya girildi. Bir tutanak yapılarak cephâne, ağalar arasında paylaşıldı. Hapishânenin boşaltılması sırasında tahliyeden habersiz nöbetçinin firar var zannıyla bir el uyarı ateşi atması, siperlerde bekleyen Fransızların şehre şiddetli bir ateş açması sonucunu doğurdu, bundan sonraki günler, artık karşılıklı ateşle geçecekti. Artık Fransızlar, müstahkem binalarda kuşatma altındaydılar.

 

17 Şubat tarihinde, şehirde teşkil edilen milis bölükleri komutanlarından Yedek Subay Akif (Sözeri) kumandanlığında bir kuvvet Fransızların işgalindeki Külaflı Tepesi’ni zaptederek Fransızların çekilmelerini sağladı. 20 Şubat’ta Ermenilerle Fransızların haberleşme noktası olan Bediüzzaman karakolu, İzollu aşiret reisi Bozam Bey komutasına verilen kuvvetlerle zaptedildi.

 

Kış bütün gücüyle bastırmış, kar fırtınası başlamıştı. Ali Saip Bey, iki günde bir Fransız kumandanına şehri boşaltmaları için haber gönderiyor, ama Fransızlardan ilk günkü cevabı alıyordu. Fransızların müstahkem binalardan nasıl çıkarılacakları tartışılırken, binalara giden suyun yolu değiştiriliyor, Fransızların erzak sıkıntılarına bir de su sıkıntısı ekleniyordu. Ancak İsviçreli Dr. Fischer, Fransızların bulundukları binalardaki gizli kuyuları göstererek Fransızları susuzluktan kurtarıyordu.

 

28 Şubat tarihinde düşman karargâhına ikiyüz metredeki Karalök’ün Bağı’na bir hücum planlandı. Yedek Subay Ahmet Mestçi’nin de bulunduğu kuvvetler, bağa hücum ettiklerinde Fransızlar şiddetli hücuma dayanamayıp teslim olacaklarını bildirdiklerinde, muharebe dışı kalması kararlaştırılan Ermeni Yetimhânesi’nden açılan yan ateşi mücâhitleri avladı. Kemancızâde Fuat Efendi ve Ahmet Mestçi yaralandılar. Rastgeldizâde Hacı Ahmet Efendi, Teyfur, Mamıki ve Muhacir Arif şehid oldular. Ali Saip Bey, Ermeni Yetimhânesi Müdiresi MissHolmes’e ve Dr. Fischer’e yazarak protesto ettiyse de Yetimhane’den ateş açıldığı inkâr edildi.

Yazımın Devamı Yarınki Köşemde Yayınlanacak

NELER SÖYLENDİ?
@
Rabia Uyğur

Rabia Uyğur

DİĞER YAZILARI Sözün yankısı başkadır 17-11-2018 00:53 Seçime Giderken! 22-06-2018 16:04 Türkiye’de çocuk işçilik sorunu 14-06-2018 13:31 Gazeteciler sahipsiz 05-06-2018 14:51 31 Mayıs Sigarasız bir dünya 31-05-2018 14:16 Cumhurbaşkanı adayları sosyal medyada ne konuşuluyor 25-05-2018 13:53 RAMAZAN’DA GÖNÜLLÜLÜK 21-05-2018 17:03 İsrail katliam yapmaya devam ediyor 16-05-2018 11:46 Tüm Anneler günü kutlu olsun 14-05-2018 13:20 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI KUTLU OLSUN 02-05-2018 21:20 Mevsimlik Tarım İşçileri Zorlu Yolculuğunda 01-05-2018 11:23 DEVİZ KURLARINDA YÜKSELİŞ NERYE KADAR 23-04-2018 17:04 Mevsimlik tarım işçilerinin kaderi değişecek mi? 20-04-2018 11:06 Ortadoğu kaynıyor 17-04-2018 09:26 Tarihte Urfa’da Aşiret kuvvetleri 12-04-2018 11:48 Milletinin huzur ve asayişi için 173 yıldır 11-04-2018 17:05 Urfa Cemiyetin Kuruluşu Sivas’ta Heyet 10-04-2018 09:24 KURTULUŞ SAVAŞINDA URFA 09-04-2018 08:57 Uygarlığın Doğduğu Şehir Urfa 07-04-2018 11:17 11 NİSAN 1920 Şanlıurfa 05-04-2018 08:48 Türkiye ve batı arasında soğuk savaş 01-04-2018 11:33 Türkiye ve batı arasında soğuk savaş 01-04-2018 11:33 Çocuk işçi sayısı 2 milyona yaklaştı 28-03-2018 07:48 5’yılda 580 işçi kadın hayatını kaybetti 24-03-2018 16:48 ÇADIRLARDA KADIN OLMANIN ZORLUĞU 21-03-2018 10:17 TARİHTEN URFA 20-03-2018 20:37 Urfa’da Hamdanilern Döneminde Neler Oldu 15-03-2018 10:08 URFA’DA EMEVİLER DEVRİ DÖNEMİ 14-03-2018 13:04 İdris Peygamberin Urfa tarihi 12-03-2018 16:50 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun? 08-03-2018 11:33 Kadına karşı şiddet insanlığa ihanettir 23-02-2018 11:46 14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜNDE 15-02-2018 13:17 Şanlıurfa'nın en büyük sorunu "Madde Bağımlısı Gençler" 07-02-2018 11:17 Çalışanlar kariyer yolunda fedakâr davranıyor 01-02-2018 19:35 Şanlıurfa’da Kentsel Dönüşüm 27-01-2018 11:16 Kadın olmak zordur 22-01-2018 10:54
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Fenerbahçe 3 1
  • 2 Sivasspor 3 1
  • 3 Yeni Malatyaspor 3 1
  • 4 Yukatel Denizlispor 3 1
  • 5 Alanyaspor 3 1
  • 6 Antalyaspor 3 1
  • 7 Çaykur Rizespor 3 1
  • 8 Kasımpaşa 1 1
  • 9 Trabzonspor 1 1
  • 10 Konyaspor 1 1
  • 11 MKE Ankaragücü 1 1
  • 12 Gençlerbirliği 0 1
  • 13 Göztepe 0 1
  • 14 Kayserispor 0 1
  • 15 Galatasaray 0 1
  • 16 Beşiktaş 0 1
  • 17 Medipol Başakşehir 0 1
  • 18 Gazişehir Gaziantep 0 1
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Şanlıurfa'da En tatlı müze
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA