Misbah Hicri
Misbah Hicri
Giriş Tarihi : 09-05-2018 18:26

KELİMELERDEN TAT ALMAK

Zaman zaman kimi kelimelerin kökenine varmak, bilimsel söylemle “etimolojisine” dikkat çekmek, o kelimelerin hafızada (bellek de) yer etmesi anlamında kelimeleri paylaşırım. Ezber de tutulursa kelime hazinesinin gelişmesine neden olurken,  bu kelimelerin sosyal, bilimsel ve toplumsal yaşamımızda doğru ve anlamlı kullanılması çabasındayim.

            Bazı okuyucular neden olumsuzluk ifade eden kelimeleri paylaştığımı sorurlar. Oysa ne kadar estetik, ne kadar dile ve kulağa hoş gelen kelimeler kullandığımdan haberleri olmadığı anlaşılıyor. Her kelime dilin kendisidir. Eğer biz bazı kelimeleri öteler, bazılarını yakınlaştırırsak dilde eksiklikler meydana gelir. Yaşam kelimelerden ibaret olduğuna göre kelimelerle duygudaşlık kurmak önemlidir.   

            Hatta çoğu zaman Avrupai kelimelerin Türkçe de cirit attığını, oysa onun yerine daha önce var olan ve kullanılmasından haz alacağımız kelimeler olmasına karşı farklı dillere ait kelimelere sığınmak, dile güzellik değil; acizlik, karmaşıklık verdiği bilinmelidir. 

            Yaptığımız çalışmalarla, bugünkü gençliğin argo, hatta edep dışı kelimelerin kullanılması büyük tepkilere neden olmakta ise de tavır koyan maalesef yok… Tavsiyemiz, kelimelerin hoyratça kullanılmaması, hakaret edici sözcüklerden haz alınmaması  gerektiği gibi yabancı kelimelere de merak salınmamalıdır. Onların yerine divan edebiyatından bazı kelimelerle sevgiyi, güzellikleri buluşturma uğraşı toplumsal bir erdemliliktir.

            Kısa bir paragrafla bazı kelimelerle sizleri buluşturayım. “Mahut” (adı geçen) kelimelerle ne kimseyi “tahkir” (kırmak, aşağılamak) etmeye ne de “mahcur” (eskimiş) söylemlerle “istihza” (alay) etme derdinde değiliz. Daha çok “afaka” (ufuklara) “tenvir” (ışıklandırma) çabasındayız.   Bu cümlede ki kelimelerin karşılığını yazmasaydım, sanırım sözlük kullanmaktan ya da google bakmaktan başka çareniz olmazdı. Çünkü kullanılmayan kelimeler “miadını” doldurmuş demektir. “Miat” kelimesi Arapça olmasına rağmen özellikle “ömrünü doldurmuş” yiyecek ve ilaçlar için kullanılır.

            Kelimelerle sohbetimizi sürdürelim. “Şaka” için “latife” derler. “Latife, letafet, iltifat” ne kadar dile hoş geliyor değil mi? Bu kelimeden “Latif, latife, letafet” isim oluvermiş insanlara…Ama siz “şaka” söyleminin bu kadar hoş bir sözcük olduğunu söyleyebilir misiniz?  Şakayı ancak “eşek şakası” ya da "soğuk şaka" diye yapılan kaba-saba hareketleri isimlendirmişiz.  Avrupa’dan “espri” yi ithal ettik haliyle o kelimeleri unuttuk.  

            Biraz da türkülere geçmiş “çeşme” kelimesine bakalım. “Çeşmeye varmadın mı? Ya da “Çeşmeye gel ki görem”  gibi daha bir sürü türkü var. “Çeşme” divan edebiyatında çok kullanılın ve halkımız arasında suyun aktığı yere “çeşme” deriz. Gözlerden yaş akmasından dolayı bu yakıştırma yapıldığı bir gerçek.  Farsça da “çeşm-i siyahın” (kara gözlerin) gibi bir söylemde ki zarafeti söylerken hissedebiliyorsunuz.

Yıllar öncesine kadar bizim Urfa’da tuvalete “çeşme” derlerdi. Sonra abdasthane derken bu “tuvalet, lavabo, ayakyolu, kenef” söylemleri çıktı da “çeşme” kelimesini hak etmediği hakaretten kurtuldu. Çeşme kelimesi halkın arasında “iki gözü iki çeşme” bir deyim olarak kullanılır. Ayrıca "çeşme" kelimesi ile ilgili atasözleri mevcut ancak bunlar göz olarak değil; su akan yer olarak kullanılmaktadır.

            İlimiz de ve çevre de Arap kültürünün etkinleşmesinden dolayı “çeşme, ayın” olarak isimlendirilmiş. Kürtçede de “cafkani” (pınarın gözü) şeklinde ifade edilir. “Ayınzeliha” kelimesine gelince; “zelihanın gözü” olarak çevrilir. Aslında “ayın” Arapça ise bile yanındaki Zeliha’nın kökeni “Zelê” dir. Bu da “berrak su” anlamındadır. Urfa’da çıkan mozaiklerin üzerinde “zelê” kelimesi yazılı. Hala yöremiz de özel isim olarak “Zeliha, Zele, Zelo, Zelxê, Züleyha, Zelluxa”  şeklinde telaffuz edilmektedir.

            Konuyu genişletmek de fayda vardır. “Çeşme (Farsça), ayn (Arapça)” derken Kürtçede de “kâni” olarak isimlendirilir.  Bugün “Ceylanpınar” dediğimiz ilçenin halen Arapça ismi “Rasılayın” (baş pınar) kelime anlamı olarak (başın gözü) olarak söylenmektedir. Tarihte ki ismi “Waşşakani” (güzel pınar) olduğu ve döneminde başkent olarak ünlenmiş.

             Son dönemde bir çok isim özünden koparılıp Aynel arap (arapgözü) Aynel arus (gelingözü) gibi isimler verilmiştir. Her şehir, her bölge kimin tarafından işgal ve tahakküm altına alınırsa kendi diliyle ona isim verir. Hurri-Mittani-Medler döneminde Urfa’ya “kaniroye” (pınar ve güneş) ismi verilmiş. Hz İbrahim’in ateşe atılmasından sonra Urfa’ya “Xaliroye”(kül-güneş) denilmesinin nedeni Urfa’nın kızgın güneşi ve kül yığınından dolayı aynı zamandan yapılan zulmün ifadesi olarak isimlendirildiği gibi, efsane ve gerçek içselleşmiştir. Urfa isminin çeşitli isimler almasının nedeni  farklı milletler tarafından işgal edilmesinden kaynaklanmaktadır.  

           

              

           

           

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Misbah Hicri

Misbah Hicri

DİĞER YAZILARI  TÜRKÜLEŞEN YAŞAMLAR 08-06-2019 14:20 ANNEMİN ACI GERÇEĞİ 23-05-2019 21:48 “AX URFAM SENİ KİMLERE ANLATSAM” 30-04-2019 22:39 GOLAN TEPELERİ’N DEN BU GÜNE 25-04-2019 12:22 ŞAHİN DOĞAN“HAKİKATIN İZİNDE” 13-04-2019 15:27 VİRANŞEHİR’İN İSMİ NE OLSUN? 29-03-2019 14:49 BAŞKASININ AKLIYLA YAŞAMAK 26-03-2019 15:13 "DİLDEKİ DÜGÜM" 13-03-2019 14:05 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ 09-03-2019 16:19 HER İNSAN BİR HAYVAN TERBİYECİSİDİR 10-02-2019 17:55 ŞU POŞET MESELESİ 13-01-2019 17:39 “NANKÖRLÜK SEVGİNİN MEZARIDIR” 20-12-2018 10:55 SAMİMİ İNSAN, DEĞERLİ DOST 07-11-2018 15:35 URFA OLARAK NİHAT ÇİFTÇİYE SAHİP ÇIKMALIYIZ 30-10-2018 11:55 “KIVIRLIK KUŞLARI” 30-10-2018 11:54 NİHAT BAŞKAN’IN BAŞARISI 15-10-2018 13:04 MEZOPOTAMYA’NIN KIRGIN ÇİÇEKLERİ 29-09-2018 10:55 “ARSİMA” “Haziran Kokulu Düşler” 24-09-2018 10:54 TARSUS’TA İMZA VE YENİ DOSTLAR 21-09-2018 16:41 MERSİN’DE İMZA GÜNÜ 13-09-2018 20:49 KELİMELERLE HASBİHAL 30-07-2018 11:34 GAZETECİLER VE BASIN BAYRAMI 26-07-2018 16:50 “GÖKYÜZÜ MELEKLERİ-SURİYE-" 22-07-2018 17:59 “KALBİME BİR SEN DÜŞTÜ” 12-07-2018 14:45 Göbekli Tepe Unasco Dünya Kültürel Mirası Listesine Alındı 07-07-2018 21:17 GÜZEL VE ÖZLÜ SÖZLER 10-06-2018 22:10 “KELİMELER KİBİR VE TELAŞ” 28-05-2018 10:48 SESSİZ VE SADE BİR KALEM MEHMET AKBAŞ 23-05-2018 14:06 HAYATMEKTEB 21-05-2018 00:26 KELİMELERDEN TAT ALMAK 09-05-2018 18:26 EMEKSİZ YAZILAN YAZI, KEYİFSİZ OKUNUR 04-05-2018 12:33 “YUSUF YUSUF” 17-04-2018 10:33 HİKÂYELERİ UNUTULAN KAHRAMANLAR 11-04-2018 13:20 YİRMİ YIL DİLE KOLAY 18-03-2018 22:34 MİNYATÜR SAVAŞLAR 12-03-2018 19:49 GAZETECİLİK MESLEĞİNE DEĞER VERMEK 07-03-2018 14:23 YAZARIN GÖREVİ 26-02-2018 23:01 URFA’YI HASBİ SEVMEK… 22-02-2018 12:04 MEHMET BÖKE’NİN ŞİİRİ 19-02-2018 21:26 PARAN KADAR KONUŞ 16-02-2018 16:18 “HER BİLDİĞİNİ SÖYLEME AMA HER SÖYLEDİĞİNİ BİL” 13-02-2018 12:29 HAYVANLARIN DİLİ OLSAYDI 11-02-2018 20:22 UĞUR VE UĞURSUZLUK 01-02-2018 21:07 HALİL COŞKUN’UN KALEMİNDEN “AYRIKOTU” 30-01-2018 22:16 ELEKTRİK DEYİNCE 27-01-2018 10:31 RESİM SANATINDA GEÇEN ÖMÜRÜ 10-01-2018 11:52 ÇEVREYİ SAHİPLENME 06-01-2018 17:40 TÜRKÜLERLE URFA VE YAŞAM 28-12-2017 13:02 URFA BASIN TARİHİ VE YEREL GAZETECİLİK 25-11-2017 17:38 İYİ PARTİ, YAŞANANLAR, BEKLENTİLER 21-11-2017 18:36 DÜĞÜN SEVİNCİN DIŞA VURUMUDUR 18-11-2017 15:05 MÜSLÜM ÜZÜLMEZ'İN YENİ KİTABI 15-11-2017 22:12 TÜRKİYE'DEKİ SURYELİLER 09-11-2017 14:20 Osman erkan’ın yeni şiir kitabı “eğri oturan” 29-10-2017 17:14 ÖĞRETMEN OLMAK BİR AYRICALIKTIR. 19-10-2017 01:55 DİL BAYRAMI 16-10-2017 23:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Galatasaray 69 34
  • 2 Medipol Başakşehir 67 34
  • 3 Beşiktaş 65 34
  • 4 Trabzonspor 63 34
  • 5 Yeni Malatyaspor 47 34
  • 6 Fenerbahçe 46 34
  • 7 Antalyaspor 45 34
  • 8 Atiker Konyaspor 44 34
  • 9 Alanyaspor 44 34
  • 10 Kayserispor 41 34
  • 11 Çaykur Rizespor 41 34
  • 12 Sivasspor 41 34
  • 13 MKE Ankaragücü 40 34
  • 14 Kasımpaşa 39 34
  • 15 Göztepe 38 34
  • 16 Bursaspor 37 34
  • 17 BB Erzurumspor 35 34
  • 18 Akhisarspor 27 34
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Şanlıurfa'da En tatlı müze
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA