Misbah Hicri
Misbah Hicri
Giriş Tarihi : 26-03-2019 15:13

BAŞKASININ AKLIYLA YAŞAMAK

 
Yazın sanatı; fikirleri, sorumlulukları, inançları savunmak için kullanılan bir silahtır. Ancak bu silah öldürücü değil insanın kendisini yenilenmesine, düşüncelerine istikrar kazandırması ve yeni bir şekil bulmasına yardımcı olur. İşte bu nedenle yazın sanatının geniş kitlelere yayılması yazarın insanlığa hizmetidir.
 
Yılmaz Güney’in bir yazısında;“Portmanto kafalılar” deyimini kullanmıştı. Bir gezinti yaptım ve sizin için bulduklarımı paylaşmak için önce portmantonun etimolojisini buldum.  “Manto taşır” kelimesinin oluşumudur. Tabi yalnız manto değil aynı zamanda şapka, pardüso, palto asılacak yerdir. Ayni kelimenin eş anlamlısı veya ona çok yakın aynı görevi gören “vestiyer” diye isimlendirdiğimiz  her iki elime de Fransızca… Ancak nedense bizim dilimize "vestiyer" daha hoş geliyor. Aslında vestiyer elbise dolabı demekmiş. 
 
Hani bir toplantıya gidersiniz, kapının girişinde bir portmanto ya da  vestiyer bulunur ya! Buraya paltolarımızı, şapkalarımızı asar öyle içeri gireriz. Gerçi şimdi o üst giyeceklerini vestiyere kimse bırakmıyor. “Ne olur ne olmaz” çalınma korkusu içinde içeri götürür, oturduğu koltuk ya da sandalyenin üzerine indirir, kimisi kucağında tutar. 
 
Biz portmantoyu ya da vestiyeri bir kafa kabul edelim. O kafalar,  paltolar, pardüsolar, şapkalar gibi her şekil, renk ve çizgilerle dolar. Toplantı dağılınca kendinde zaten bir şey yok, konuşulanlardan dan da bir şey almamıştır. 
 
 
O tahta (vestiyer)ın bir  fikir edinmediği gibi... 
Sadece o geceden yenilenler, içilenler, salonun rengârenk ampulleri, duvar süsleri ve salonun ihtişamı kalır.  İşte siz ne alaka deseniz de günümüzdeki toplantılar aynen böyle sürmektedir. Herkes beni toplantı da görsün, iler ki günler de olur, olmaz bir yer de bir sıkıntı olur, beni tanıma fırsatım doğmuş olur ve dolaysıyla beni hatırlasınlar. 
 
 Onun için hiç kimse samimiyetini ortaya koymaz. Hatta karşıt fikirli değil, bir soru sorma cesaretini bile kendin de bulamazlar. Siyasi yelpazenin savrulmuşları neme lazımcılıkla kendilerini boyarlar!  
 
Kafadan bahsetmişken bir de kafa çeşitlerini bir hatırlayalım. Öyle çok kafa çeşitleri var ki onlardan geçilmiyor. Man kafa, çift kafa, uzun kafa, nato kafa,  yassı kafa, mal kafa, mermer kafa, tahta kafa, boş kafa, et kafa, çatlak kafa, patlak kafa, ahmak kafa, dazlak kafa, kel kafa, kuru kafa gibi düşünürsek daha yazacağımız nice kafa çeşitleri vardır. Bunların her biri kime ve niçin söylendiğini biliyorsunuz. 
 
 Benim ifade etmek istediğim dinleyerek yeni fikirler deryasında gezinti yapmalarıdır. Yoksa kendi sabit fikrinde boğulup giderler.  Bu tür kafalar aynı zamanda yeniliklerden hoşlanmazlar. Oysa “deri değiştirmeyen yılan, kendini yenilemeyen insan ölmeye mahkûmdur.” Bunlar ölümüne kendilerini yenilemezler.
 
 Ne olduğunu bilmediği, körü körüne inandığı, başkalarından edindiği nice fikir için ölümüne savunuculuğunu yapanları görünce,  aydınların kararmış beyinlere huzme düşürmek adına büyük görevleri olduğunu bilmelidirler.   
 
 
Çünkü insanlarımız da fikir jimnastiği yapan yok. Sadece o gecenin sıcak ve nemalanma düşüncesi onları yetiyor. Sadece orada olması ve oraya kabul edilmenin hazzı ona yetiyor. Kulaktan dolma sözler onun teselli olmasına yetiyor. O sözlerin arkasına sığınır. O fikirlerin unutulması sonucu kendisi de eteği rüzgâr da uçuşan bir kadının haline düşer. 
Kendisi olmayanlar, hep başkalarının fikirlerini taşıyınca işte o vestiyer kafalı olur çıkar. Ya da diğer kafalardan biri olur. İşte bugünkü insanımız da televizyon kafalı olmuş. Kitap okumaz, gazete nedir bilmez, "televizyon bizim neyimize yetmez ki" sözü insanı kahrediyor. Bir de orada burada oturur ahkam keser akıllım... Renkli dünyayı yaşamanın sunuları için de kaybolup giden gidene... Yalan ve hayal ülkelerinden teselli bulan bulana...  
Yaşamın gerçeklerinden bihaber, günümüz şartlarında yaşanan sıkıntıları, ekonomik çıkmazı, toplumsal stresi görmezden gelinmesi insanlığın erdemlerinden yoksun kaldığımızın işaretidir. Hırsızlık, kapkaç, soygun ve talanların onların üzerinde hiç izi yoktur. Kendi koruyunca sanıyor ki herkes korunmuş oluyor. O nasıl bir kafa ki özgün görüşleri olmasın. 
İşte burada bize bir görev düşüyor. Biz bunları görüyorsak bildiğimizi, düşündüğümüzü yazıyorsak toplumsal bir görevi üstlenmiş oluyoruz. Yazmak, duyurmak, paylaşmak, hatırlatmak, anlatmak… Bunu yapan yazar ve okuyucusu mutlu, insanca bir yaşamın özlemi içindedirler.  
İnsanın fikre verdiği değer, yazarın paylaştıkları, özgürlüğün paylaşımıdır. Paylaştıkça fikirler özgürlüğün ifadesi olurlar. Çünkü onlar gerçeğin kendisidir. Konuşuldukça, kafalar da soru işareti bırakılıyorsa, herkes kendi sorumluluğunu yerine getirmiş olur.  
 
NELER SÖYLENDİ?
@
Misbah Hicri

Misbah Hicri

DİĞER YAZILARI  TÜRKÜLEŞEN YAŞAMLAR 08-06-2019 14:20 ANNEMİN ACI GERÇEĞİ 23-05-2019 21:48 “AX URFAM SENİ KİMLERE ANLATSAM” 30-04-2019 22:39 GOLAN TEPELERİ’N DEN BU GÜNE 25-04-2019 12:22 ŞAHİN DOĞAN“HAKİKATIN İZİNDE” 13-04-2019 15:27 VİRANŞEHİR’İN İSMİ NE OLSUN? 29-03-2019 14:49 BAŞKASININ AKLIYLA YAŞAMAK 26-03-2019 15:13 "DİLDEKİ DÜGÜM" 13-03-2019 14:05 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ 09-03-2019 16:19 HER İNSAN BİR HAYVAN TERBİYECİSİDİR 10-02-2019 17:55 ŞU POŞET MESELESİ 13-01-2019 17:39 “NANKÖRLÜK SEVGİNİN MEZARIDIR” 20-12-2018 10:55 SAMİMİ İNSAN, DEĞERLİ DOST 07-11-2018 15:35 URFA OLARAK NİHAT ÇİFTÇİYE SAHİP ÇIKMALIYIZ 30-10-2018 11:55 “KIVIRLIK KUŞLARI” 30-10-2018 11:54 NİHAT BAŞKAN’IN BAŞARISI 15-10-2018 13:04 MEZOPOTAMYA’NIN KIRGIN ÇİÇEKLERİ 29-09-2018 10:55 “ARSİMA” “Haziran Kokulu Düşler” 24-09-2018 10:54 TARSUS’TA İMZA VE YENİ DOSTLAR 21-09-2018 16:41 MERSİN’DE İMZA GÜNÜ 13-09-2018 20:49 KELİMELERLE HASBİHAL 30-07-2018 11:34 GAZETECİLER VE BASIN BAYRAMI 26-07-2018 16:50 “GÖKYÜZÜ MELEKLERİ-SURİYE-" 22-07-2018 17:59 “KALBİME BİR SEN DÜŞTÜ” 12-07-2018 14:45 Göbekli Tepe Unasco Dünya Kültürel Mirası Listesine Alındı 07-07-2018 21:17 GÜZEL VE ÖZLÜ SÖZLER 10-06-2018 22:10 “KELİMELER KİBİR VE TELAŞ” 28-05-2018 10:48 SESSİZ VE SADE BİR KALEM MEHMET AKBAŞ 23-05-2018 14:06 HAYATMEKTEB 21-05-2018 00:26 KELİMELERDEN TAT ALMAK 09-05-2018 18:26 EMEKSİZ YAZILAN YAZI, KEYİFSİZ OKUNUR 04-05-2018 12:33 “YUSUF YUSUF” 17-04-2018 10:33 HİKÂYELERİ UNUTULAN KAHRAMANLAR 11-04-2018 13:20 YİRMİ YIL DİLE KOLAY 18-03-2018 22:34 MİNYATÜR SAVAŞLAR 12-03-2018 19:49 GAZETECİLİK MESLEĞİNE DEĞER VERMEK 07-03-2018 14:23 YAZARIN GÖREVİ 26-02-2018 23:01 URFA’YI HASBİ SEVMEK… 22-02-2018 12:04 MEHMET BÖKE’NİN ŞİİRİ 19-02-2018 21:26 PARAN KADAR KONUŞ 16-02-2018 16:18 “HER BİLDİĞİNİ SÖYLEME AMA HER SÖYLEDİĞİNİ BİL” 13-02-2018 12:29 HAYVANLARIN DİLİ OLSAYDI 11-02-2018 20:22 UĞUR VE UĞURSUZLUK 01-02-2018 21:07 HALİL COŞKUN’UN KALEMİNDEN “AYRIKOTU” 30-01-2018 22:16 ELEKTRİK DEYİNCE 27-01-2018 10:31 RESİM SANATINDA GEÇEN ÖMÜRÜ 10-01-2018 11:52 ÇEVREYİ SAHİPLENME 06-01-2018 17:40 TÜRKÜLERLE URFA VE YAŞAM 28-12-2017 13:02 URFA BASIN TARİHİ VE YEREL GAZETECİLİK 25-11-2017 17:38 İYİ PARTİ, YAŞANANLAR, BEKLENTİLER 21-11-2017 18:36 DÜĞÜN SEVİNCİN DIŞA VURUMUDUR 18-11-2017 15:05 MÜSLÜM ÜZÜLMEZ'İN YENİ KİTABI 15-11-2017 22:12 TÜRKİYE'DEKİ SURYELİLER 09-11-2017 14:20 Osman erkan’ın yeni şiir kitabı “eğri oturan” 29-10-2017 17:14 ÖĞRETMEN OLMAK BİR AYRICALIKTIR. 19-10-2017 01:55 DİL BAYRAMI 16-10-2017 23:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Galatasaray 69 34
  • 2 Medipol Başakşehir 67 34
  • 3 Beşiktaş 65 34
  • 4 Trabzonspor 63 34
  • 5 Yeni Malatyaspor 47 34
  • 6 Fenerbahçe 46 34
  • 7 Antalyaspor 45 34
  • 8 Konyaspor 44 34
  • 9 Alanyaspor 44 34
  • 10 Kayserispor 41 34
  • 11 Çaykur Rizespor 41 34
  • 12 Sivasspor 41 34
  • 13 MKE Ankaragücü 40 34
  • 14 Kasımpaşa 39 34
  • 15 Göztepe 38 34
  • 16 Bursaspor 37 34
  • 17 BB Erzurumspor 35 34
  • 18 Akhisarspor 27 34
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Şanlıurfa'da En tatlı müze
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA