Misbah Hicri
Misbah Hicri
Giriş Tarihi : 03-10-2019 15:49

DOĞANIN BEREKETİ

    Aşık Veysel'in şu sözleri ile başlayalım. "Koyun verdi kuzu verdi, süt verdi/ yemek verdi ekmek verdi et verdi/ kazma ile döğmeyince kıt verdi/ benim sadık yarim kara topraktır."     Doğa ile insanlar arasında bitip tükenmeyen bir ilişki vardır. Doğa hayatımıza yön verdiği gibi sağlığımıza çareler sunduğu da hepimizin malumu... Toplumsal yaşam ve insani değerlerle içselleşmemize neden  olarak hepimiz doğadan faydalanmaya çalışırız. Zaman zaman ilişkilerimizi kessek de tavsiyeler ve umutlar bizi yeniden doğaya yönlendirmektedir. 
    Çünkü doğa, hem  olağanüstü yaratıcı, hem duygusuzca yıkımları getiren felaketlerle bizi buluşturandır. Doğa, tabiat, kainat, evren ne derseniz deyin. Donatılan ve yaşamımıza en kolay ifadeyle servet katan, bizlere mutluluk sunan, insanlığı rahata kavuşturduğu gibi kimi zaman sel, heyelan vesaire olaylarla büyük tahribat ve ölümlere sebebiyet verdiği de olur.   
    Doğaya bakıldıkça dopdolu anlamlar içeren özünü sağlık, şifa, tokluk, gözlerimize fer, duyu organımıza koku olarak kendini gösterir. Peki biz bu doğanın bize verdikleri nimetlere  karşı biz ne kadar ilgiliyiz. Kaçımız çevre kirlenmesine tepki veriyoruz. Kaçımız doğaya katkı sunmak yerine ne kadar sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. 
    Doğa katliamlarını yapan düşmanlığını esirgemeyenleri doğayla barıştırıyor en azında onu başaramasak kaçımız birilerini uyarabiliyoruz. Yüzyıllardır doğanın bize bahşettikleri bitkilerle ile hastalıklarımızı, acılarımızı, yaralarımızı  tedavi ettirmekteyiz. Ama bizler onların değerini bilemediğimiz gibi fazlasıyla hoyratça kullanmaktayız. Oysa son yüzyılımızda doğaya dönüş ve sağlıklı beslenme ile birlikte, bitkisel ilaçlar, besinler, iyileştirici ve besleyici  özellikleri ile aranır olmuşlardır.
    Yıllar önceydi tıp gelişmediği gibi bizde tıbbın çok uzağındaydık. Çevremizde kimse doktor nedir bilmezdi. Hastalandığımızda koştuğumuz ilk insan mahalledeki ilaçlarında baş vurduğumuz yaşlı ninemizdi. Sonradan bunlara "kocakarı" ilacı denildiğini öğrendik. Daha ilerisi berberlerdi. Herhangi bir hastalık konusunda berberlere giderdik. Onlar çeşitli otlardan yapılan bitkilerle bizleri tedavi ederlerdi.  Tıp bunu önceleri bitkisel ilaçları ve tedavisini  ret etti ise de  son dönemlerde nerede ise ilaçların önüne konulmuş durumda.  
    Hastalıklara karşı baharla birlikte yaşlı  ninelerimiz, yaşlı   dedelerimiz tarlada, bağda, bahçede, kırda ot toplamayla uğraşırlardı. Deneme yanılma yoluyla yeni ilaçlarla tedavi edilme uğraşı verilirdi. İnsanların sağlığına kavuşması için hayli çaba gösterirlerdi. 
    Şimdi hastalık konusunda internet ortamında neler yazılıyor neler... Çoğu insan gibi ben de zaman zaman tavsiye edilen bitkilerden çaylar yaparak şifa arıyorum. İnsanlar doktorlardan aradıklarını bulamadıklarından çaresizlik içinde bitkilere koşuyorlar. 
    Her gün soframızda eksilmeyen bu bitkiler hastalıklarımız içinde şifa dağıtıyor. Maydanoz, nane, semiz otu, kekik, zehter, Dağ çayı, Ada çayı, hatmi, papatya ısırgan otu... Peki sağlığımız için yeterli mi elbette yeterli değil. Bu bitkileri yalnız biz değil dünyanın bir çok yerinde yenildiği, içildiği anlaşılıyor. Örneğin, zencefil, kakula, zerdeçal, Keten tohumu, Kara havuç, Karabaş otu gibi daha nice bitki çeşitleri... Bunlar bizi iyileştirmek içen yeterli mi demeye gerek yok sanırım. Bunlar olsa olsa takviye ilaçlar olur. 
    Doğadan fayda bulmaya çalışanların başlı başına önemli gayesi doğayı ve insanı yaklaştırmak ve doğaya değer vermek  onun bizim bir parçamız olduğu bilinci verme çabasındadırlar.  Nedenine gelince; çünkü bu bitkiler yüzyıllardır ilaç olarak kullanılmakta ve bizler bunlardan şifa aldığımıza inanıyoruz.  
    Sentetik maddelerin fazlasıyla üretilmesi ve tüketilmesi, bundan bir fayda ummadıklarına inanan insanlar  yeniden doğal yaşama geri dönüşü ve alternatifler arama çabasındadırlar. Nasıl ki yıllarca antibiyotik kullandık ve son dönemlerde bunun kullanılması engelleniyor, men ediliyorsa işte bu bitkiler doğru kullanılmadığı takdirde  şüphesiz faydaları kadar zararları da vardır.   
    Yapay ürünler gibi bitkisel ilaçlar da zaman zaman gelişim bozukluklarına neden oldukları  sağlıksız beslenmenin yan ürünleri ise, hastalık ve gelişim bozukluklarını da beraberin de getirdi. Bu bozukluk ve sağlıksızlık ne yazık ki, doğanın tahribini de hızlandırmış ve doğanın bize sunmuş olduğu ürünlerin bir kısmının yok olmasını sağlamıştır. 
    Köy yerinde biri sancıdan kıvrım kıvım kıvranır. Evler aranır kıniberk otu bulunmaz. Sancıyı giderecek de bu ottur.  Derler ki; kervan geçerken develer bu ota basmış olabilirler. Develerin ayaklarına su döküp hastaya içirin.  


 

NELER SÖYLENDİ?
@
Misbah Hicri

Misbah Hicri

DİĞER YAZILARI KİTAP KURDU BİR MİSBAH DAHA 16-10-2019 14:12 KİTAP KURDU BİR MİZBAH DAHA 15-10-2019 17:52 KİTAP KURDU BİR MİZBAH DAHA 15-10-2019 17:52 “EYVANAT BAHÇESİ” 09-10-2019 20:08 DOĞANIN BEREKETİ 03-10-2019 15:49 RESİM SANATINDA GEÇEN ÖMÜRÜ 20-08-2019 23:31 İNSAN PAZARINDA          18-08-2019 23:51 HAYVAN SEVGİSİ 28-07-2019 15:19 İDEALLERİNE İHANET EDENLER 17-07-2019 18:39  TÜRKÜLEŞEN YAŞAMLAR 08-06-2019 14:20 ANNEMİN ACI GERÇEĞİ 23-05-2019 21:48 “AX URFAM SENİ KİMLERE ANLATSAM” 30-04-2019 22:39 GOLAN TEPELERİ’N DEN BU GÜNE 25-04-2019 12:22 ŞAHİN DOĞAN“HAKİKATIN İZİNDE” 13-04-2019 15:27 VİRANŞEHİR’İN İSMİ NE OLSUN? 29-03-2019 14:49 BAŞKASININ AKLIYLA YAŞAMAK 26-03-2019 15:13 "DİLDEKİ DÜGÜM" 13-03-2019 14:05 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ 09-03-2019 16:19 HER İNSAN BİR HAYVAN TERBİYECİSİDİR 10-02-2019 17:55 ŞU POŞET MESELESİ 13-01-2019 17:39 “NANKÖRLÜK SEVGİNİN MEZARIDIR” 20-12-2018 10:55 SAMİMİ İNSAN, DEĞERLİ DOST 07-11-2018 15:35 URFA OLARAK NİHAT ÇİFTÇİYE SAHİP ÇIKMALIYIZ 30-10-2018 11:55 “KIVIRLIK KUŞLARI” 30-10-2018 11:54 NİHAT BAŞKAN’IN BAŞARISI 15-10-2018 13:04 MEZOPOTAMYA’NIN KIRGIN ÇİÇEKLERİ 29-09-2018 10:55 “ARSİMA” “Haziran Kokulu Düşler” 24-09-2018 10:54 TARSUS’TA İMZA VE YENİ DOSTLAR 21-09-2018 16:41 MERSİN’DE İMZA GÜNÜ 13-09-2018 20:49 KELİMELERLE HASBİHAL 30-07-2018 11:34 GAZETECİLER VE BASIN BAYRAMI 26-07-2018 16:50 “GÖKYÜZÜ MELEKLERİ-SURİYE-" 22-07-2018 17:59 “KALBİME BİR SEN DÜŞTÜ” 12-07-2018 14:45 Göbekli Tepe Unasco Dünya Kültürel Mirası Listesine Alındı 07-07-2018 21:17 GÜZEL VE ÖZLÜ SÖZLER 10-06-2018 22:10 “KELİMELER KİBİR VE TELAŞ” 28-05-2018 10:48 SESSİZ VE SADE BİR KALEM MEHMET AKBAŞ 23-05-2018 14:06 HAYATMEKTEB 21-05-2018 00:26 KELİMELERDEN TAT ALMAK 09-05-2018 18:26 EMEKSİZ YAZILAN YAZI, KEYİFSİZ OKUNUR 04-05-2018 12:33 “YUSUF YUSUF” 17-04-2018 10:33 HİKÂYELERİ UNUTULAN KAHRAMANLAR 11-04-2018 13:20 YİRMİ YIL DİLE KOLAY 18-03-2018 22:34 MİNYATÜR SAVAŞLAR 12-03-2018 19:49 GAZETECİLİK MESLEĞİNE DEĞER VERMEK 07-03-2018 14:23 YAZARIN GÖREVİ 26-02-2018 23:01 URFA’YI HASBİ SEVMEK… 22-02-2018 12:04 MEHMET BÖKE’NİN ŞİİRİ 19-02-2018 21:26 PARAN KADAR KONUŞ 16-02-2018 16:18 “HER BİLDİĞİNİ SÖYLEME AMA HER SÖYLEDİĞİNİ BİL” 13-02-2018 12:29 HAYVANLARIN DİLİ OLSAYDI 11-02-2018 20:22 UĞUR VE UĞURSUZLUK 01-02-2018 21:07 HALİL COŞKUN’UN KALEMİNDEN “AYRIKOTU” 30-01-2018 22:16 ELEKTRİK DEYİNCE 27-01-2018 10:31 RESİM SANATINDA GEÇEN ÖMÜRÜ 10-01-2018 11:52 ÇEVREYİ SAHİPLENME 06-01-2018 17:40 TÜRKÜLERLE URFA VE YAŞAM 28-12-2017 13:02 URFA BASIN TARİHİ VE YEREL GAZETECİLİK 25-11-2017 17:38 İYİ PARTİ, YAŞANANLAR, BEKLENTİLER 21-11-2017 18:36 DÜĞÜN SEVİNCİN DIŞA VURUMUDUR 18-11-2017 15:05 MÜSLÜM ÜZÜLMEZ'İN YENİ KİTABI 15-11-2017 22:12 TÜRKİYE'DEKİ SURYELİLER 09-11-2017 14:20 Osman erkan’ın yeni şiir kitabı “eğri oturan” 29-10-2017 17:14 ÖĞRETMEN OLMAK BİR AYRICALIKTIR. 19-10-2017 01:55 DİL BAYRAMI 16-10-2017 23:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 17 8
  • 2 Trabzonspor 15 8
  • 3 Fenerbahçe 14 8
  • 4 İstanbul Başakşehir 14 8
  • 5 Yeni Malatyaspor 13 8
  • 6 Galatasaray 13 8
  • 7 Sivasspor 12 8
  • 8 Konyaspor 12 8
  • 9 Gaziantep FK 11 8
  • 10 Antalyaspor 11 8
  • 11 Göztepe 9 8
  • 12 Beşiktaş 9 8
  • 13 MKE Ankaragücü 9 8
  • 14 Denizlispor 8 8
  • 15 Kasımpaşa 8 8
  • 16 Çaykur Rizespor 8 8
  • 17 Gençlerbirliği 6 8
  • 18 Kayserispor 4 8
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Şanlıurfa'da En tatlı müze
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA