Misbah Hicri
Misbah Hicri
Giriş Tarihi : 01-11-2019 22:50

ANILARDAN BU GÜNE

Bir felaket gibi gelen soğukları yüreğimizde hissettiğimden olsa gerek, her taraf kar altında, kaç günden beri ülkeyi beyaza boyayan boran olup savuran kar, bana eski karlı günleri anımsattı. Büyükler böyle karların yerden kalkması için yağmur yağması için dua ederlerdi. 
O günlerden bu günlere öyle şiddetli kar, yağmadığı gibi o hatıraları da artık yaşamak mümkün değil. Hele günümüzde teknik olanaklar bu kadar gelişmişken doğal afetlere karşı yetersiz kalmamız modern dünyadan ne kadar kopuk olduğumuzun göstergesidir. Kar serpiştiriyor, elektrikler kesik, sobayı nerede ise unutacağız. Kış eğlencelerini ise çoktan unutmuşuz. Odun, kömür yoksulu insanlar yaşadığı acılar karşısında kartopu oynamak!
Bir zamanlar bu kadar beton örme gecekondu olmadığı gibi, bu kadar apartman hayatı ve betonlaşma gelişmemişti. Eski veya yeni tüm evlerin üstü tamamen olmasa da yarıdan fazlasının üstleri toprak, bazılar çatılıydı.  Yağmur, kar olunca kırık bir testi gibi evlerimiz damlardı. Damlacıkların altına,  kap kacak dizilir, serili evlerin ıslanmaması, sergilerin bozulmaması için gerekli tedbirler alınırdı. Ama esas alınması gereken tedbir damdaydı. Toprak damın üstünde, toprakla örtülü evlerin damlamasını önleyen bir “log” bulunurdu. Bu loğlar beyaz taştan olduğu gibi genelde bazalt taştan yapılırdı. 
Silindir şeklinde yapılan ve kolayca yuvarlanan, bu taşın yanlarında bulunan oyuklara “darlog” dediğimiz ağaçtan yapılı bir alet takılır ucuna da çekmek için bir kendir parçası, bir sicim bağlanırdı. Dam loğlamayı meslek edinenler bu işin kutsal olduğunu, Hz. Musa’nın dam loğladığını söylerlerdi. Hatta bir gün dam üstündeki bir karataş dile gelmiş ve Hz. Musa ile konuşmuş. “Yeter bu kadar dam loğladığım. Kaderim hep bu mu olacak?  Rabbimizle görüştüğünde bana başka bir görev tevdi etmesini iste” demiş. Ancak Allah dam loğlamayı ona daha uygun gördüğünü söyleyince; loğ (silindir taş) cezbeye kapılıp yerinde durmamış damın üstünde kendiliğinden gidip gelmeye başlamış.  
Yağmurlu günlerde  bu işi kendine meslek edinenler, sırtına  “darlog “ dediğimiz aleti alıp sokağa çıkarlar “dam loğ, dam loğlayan geldi, dam loğladan” diye bağırırlardı. Evin üstünün loğlanmasını isteyenler, onları dama çıkarır, onlarda dam üstündeki onları çeker, yanlarında taşıdıkları birkaç avuç samanı, damın üstüne  savurarak toprağın ıslaklığını almaya çalışırdı. Bu vesileyle damın üstündeki ıslak çamurun “loğa” yapışması önlenirdi. Dam loğlanır, loğlanınca çatlaklar kapanır,  damın akması önlenmiş olurdu. 
Dam üzerlerinin hafif meyilli olmasını dam üstünde suların rahat akması için düşünülmüştü. Fazla sular çörten (oluk) dediğimiz sacdan yapılmış yuvarlaklardan aşağı akardı. Bazı oluklar duvarlar yapılırken taştan yapılıp duvarın saçaklarına yerleştirilmişti.
Ya şu karatan… Kar yağınca keyfimize diyecek yoktur. Kimileri onun çilesini çekerken kimileri onu bir eğlenceye çevirirdi. Kimileri de ondan bir kazanç sağlama derdindeydi. Karla birlikte bir duvar dibine sığınır atkuyruğundan yaptığımız tuzakları yere gömer, tuzakların etrafını biraz karatarak kuşların gelmesini sağlardık. En çok tuzaklara sığırcık kuşları düşerdi. Bazen yağan karlar, birkaç gün yerden kalkmaz,  yağmurda yağmayınca onlara bir şekilde dağıtmak gerekirdi. Yoksa soğuk rüzgârların vurması,  yüksek bedenli evlerin gölgeleri üzerlerine düşünce karın sokaklardan kalkması olanaksızdı.  
 Evlerin üstü toprak olduğu için fazla karın damlarda kalması, çoğu evlerin tavanlarının akmasına ya da yıkılmasına neden olurdu. Bu nedenle karların damlarda kalması sakıncalıydı. Evler beton örme olmadığı için kar ve yağmur bir sürü zarar verirdi. Hatta karın baskısıyla çöken evler yıkılan duvarlar olurdu. 
Kar yağdığı zamanlar yine damlarda karı atmayı kendine meslek edinen insanlar vardı. Dik dörtken şeklinde, bir metre eninde yarım metre boyunda bir tahtanın ortasına uzun bir sap takılırdı. Günümüzde çeşitli resmi dairelerde kullanılan paspas tahtalarından farklı değildi.  Bu tahtalar sadece kar atmak için marangozlarda özel yapılırdı. Bununda ismi “karatan”dı. Bazı evlerde bulunurdu. Evlerinde karatanı olmayanlar ya komşulardan emaneten alır ya da süpürge veya herhangi bir tahtayla damdaki karları atmaya çalışırlardı.  Bunu meslek edinen kişilerde, bu “karatan” tahtasını sırtına alır sokaklara düşerlerdi. “Karatan geldi, karatan”  kimileri” karattıran yok mu”? diye bağırırlardı.
 Damın bir kenarına konulan tahta elle tutulur ve göğüslerinden destek verilerek öne doğru itilir, kar silmesi yapılırdı. Bu karlar sokağa ya da evin avlusuna dökülürdü. Avluya ve sokağa atılan karlar bazen günlerce kaldığı olurdu. Ekmek parası insana neler yaptır mı yor ki? “Kah dam loğlatır, kah kar attırır.” Derdi büyükler.   
  Hem eski tufanlar, felaketlerin olmaması dileğimiz. Olsa bile artık eskisi gibi insanlara o kadar zarar vermeyeceği kanısındayım. Köy evleri artık eskisi gibi güçsüz, dayanaksız eğreti yapılar değildir. Dayanaklık uğruna sağlığımıza yararlı toprak ve ahşap, taştan evler yok oldu. Bu evlerin yerine köylerde çok katlı beton örme evler bir hayli rağbet görmekte. Kimse sağlığını düşünmüyor. Herkes betondan örme bir evim olsun diyor. 

    


 

NELER SÖYLENDİ?
@
Misbah Hicri

Misbah Hicri

DİĞER YAZILARI  MARŞLA SALDIRI VE SONRASI 08-11-2019 20:54 ANILARDAN BU GÜNE 01-11-2019 22:50 KİTAP KURDU BİR MİSBAH DAHA 16-10-2019 14:12 KİTAP KURDU BİR MİZBAH DAHA 15-10-2019 17:52 KİTAP KURDU BİR MİZBAH DAHA 15-10-2019 17:52 “EYVANAT BAHÇESİ” 09-10-2019 20:08 DOĞANIN BEREKETİ 03-10-2019 15:49 RESİM SANATINDA GEÇEN ÖMÜRÜ 20-08-2019 23:31 İNSAN PAZARINDA          18-08-2019 23:51 HAYVAN SEVGİSİ 28-07-2019 15:19 İDEALLERİNE İHANET EDENLER 17-07-2019 18:39  TÜRKÜLEŞEN YAŞAMLAR 08-06-2019 14:20 ANNEMİN ACI GERÇEĞİ 23-05-2019 21:48 “AX URFAM SENİ KİMLERE ANLATSAM” 30-04-2019 22:39 GOLAN TEPELERİ’N DEN BU GÜNE 25-04-2019 12:22 ŞAHİN DOĞAN“HAKİKATIN İZİNDE” 13-04-2019 15:27 VİRANŞEHİR’İN İSMİ NE OLSUN? 29-03-2019 14:49 BAŞKASININ AKLIYLA YAŞAMAK 26-03-2019 15:13 "DİLDEKİ DÜGÜM" 13-03-2019 14:05 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ 09-03-2019 16:19 HER İNSAN BİR HAYVAN TERBİYECİSİDİR 10-02-2019 17:55 ŞU POŞET MESELESİ 13-01-2019 17:39 “NANKÖRLÜK SEVGİNİN MEZARIDIR” 20-12-2018 10:55 SAMİMİ İNSAN, DEĞERLİ DOST 07-11-2018 15:35 URFA OLARAK NİHAT ÇİFTÇİYE SAHİP ÇIKMALIYIZ 30-10-2018 11:55 “KIVIRLIK KUŞLARI” 30-10-2018 11:54 NİHAT BAŞKAN’IN BAŞARISI 15-10-2018 13:04 MEZOPOTAMYA’NIN KIRGIN ÇİÇEKLERİ 29-09-2018 10:55 “ARSİMA” “Haziran Kokulu Düşler” 24-09-2018 10:54 TARSUS’TA İMZA VE YENİ DOSTLAR 21-09-2018 16:41 MERSİN’DE İMZA GÜNÜ 13-09-2018 20:49 KELİMELERLE HASBİHAL 30-07-2018 11:34 GAZETECİLER VE BASIN BAYRAMI 26-07-2018 16:50 “GÖKYÜZÜ MELEKLERİ-SURİYE-" 22-07-2018 17:59 “KALBİME BİR SEN DÜŞTÜ” 12-07-2018 14:45 Göbekli Tepe Unasco Dünya Kültürel Mirası Listesine Alındı 07-07-2018 21:17 GÜZEL VE ÖZLÜ SÖZLER 10-06-2018 22:10 “KELİMELER KİBİR VE TELAŞ” 28-05-2018 10:48 SESSİZ VE SADE BİR KALEM MEHMET AKBAŞ 23-05-2018 14:06 HAYATMEKTEB 21-05-2018 00:26 KELİMELERDEN TAT ALMAK 09-05-2018 18:26 EMEKSİZ YAZILAN YAZI, KEYİFSİZ OKUNUR 04-05-2018 12:33 “YUSUF YUSUF” 17-04-2018 10:33 HİKÂYELERİ UNUTULAN KAHRAMANLAR 11-04-2018 13:20 YİRMİ YIL DİLE KOLAY 18-03-2018 22:34 MİNYATÜR SAVAŞLAR 12-03-2018 19:49 GAZETECİLİK MESLEĞİNE DEĞER VERMEK 07-03-2018 14:23 YAZARIN GÖREVİ 26-02-2018 23:01 URFA’YI HASBİ SEVMEK… 22-02-2018 12:04 MEHMET BÖKE’NİN ŞİİRİ 19-02-2018 21:26 PARAN KADAR KONUŞ 16-02-2018 16:18 “HER BİLDİĞİNİ SÖYLEME AMA HER SÖYLEDİĞİNİ BİL” 13-02-2018 12:29 HAYVANLARIN DİLİ OLSAYDI 11-02-2018 20:22 UĞUR VE UĞURSUZLUK 01-02-2018 21:07 HALİL COŞKUN’UN KALEMİNDEN “AYRIKOTU” 30-01-2018 22:16 ELEKTRİK DEYİNCE 27-01-2018 10:31 RESİM SANATINDA GEÇEN ÖMÜRÜ 10-01-2018 11:52 ÇEVREYİ SAHİPLENME 06-01-2018 17:40 TÜRKÜLERLE URFA VE YAŞAM 28-12-2017 13:02 URFA BASIN TARİHİ VE YEREL GAZETECİLİK 25-11-2017 17:38 İYİ PARTİ, YAŞANANLAR, BEKLENTİLER 21-11-2017 18:36 DÜĞÜN SEVİNCİN DIŞA VURUMUDUR 18-11-2017 15:05 MÜSLÜM ÜZÜLMEZ'İN YENİ KİTABI 15-11-2017 22:12 TÜRKİYE'DEKİ SURYELİLER 09-11-2017 14:20 Osman erkan’ın yeni şiir kitabı “eğri oturan” 29-10-2017 17:14 ÖĞRETMEN OLMAK BİR AYRICALIKTIR. 19-10-2017 01:55 DİL BAYRAMI 16-10-2017 23:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Şanlıurfa'da En tatlı müze
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA