Advert
Advert
Advert
Ortadoğu’da hiç dinmeyen ateş
Mustafa Mızrak

Ortadoğu’da hiç dinmeyen ateş

 

Suruç'ta Amara Kültür Merkezi'ndeki menfur bombalı saldırıyı henüz hiçbir örgütün üstlenmemesi anlamlı. İntihar bombacısı Türkiye'yi ve bölgeyi sarsacak çapta bir eylem gerçekleştirecek ve bunun ne için yapıldığına dair kamuoyu ile bilgi paylaşılmayacak; yaşanan konjonktürde makul görünmüyor. Bu insanlık dışı eylemi, kimin yaptığı sorusu paradigmayı kökünden değiştirecek bir özellik gösteriyor.

Olağan şüpheli. Üstlenmediği ve hakkında somut delil olmadığı halde neredeyse herkes eylemi IŞİD'in gerçekleştirdiğine inanıyor. Hatta böyle olması arzu ediliyor. Zira tiyatro hâlâ IŞİD üzerinden oynanıyor. Öyle ki eylemi IŞİD'in gerçekleştirmediği ispatlanırsa, bazılarının morali fena halde bozulacak. Bugün IŞİD eylem yapsa da yapmasa da bu terör hep var olmalı. Bu örgüt herkese lazım. Öyle kullanışlı bir yapı ki, olası yok olma durumunda IŞİD'i yaşatmak için her türlü özveriye katlanacak, yeniden var etmek için sermaye ve insan kaynağı aktaracak Türkiye'de birçok yapı var. Türkiye'nin dönüşümüne karşı konumlanan muhalefetin şu an geriye kalan en büyük dayanağı bu.

Olayın daha ne olduğu anlaşılmadan HDP, PKK, Doğan Medyası, Paralel Yapı, Cumhuriyet Gazetesi vs.'nin yaptığı akla zarar açıklamaları gördüğümüzde her şey daha iyi anlaşılıyor. Açıklamalara bakıldığında eylemin, organize eden teşkilattan çok muhalefetin çıkarını beslediği fark ediliyor. IŞİD hepsinin gözdesi ve ortak paydası.

Ortadoğu’da hiç dinmeyen ateş  IŞİD eliyle harlanıyor bu kez. Her gün yüzlerce insanın öldüğü öldürüldüğü bir kan çukuru artık Ortadoğu.

ABD’nin bölgeyi terk etmeden önce harekete geçirip bıraktığı mezhebi fay hattı çalışıyor. Şii-Sünni farkıyla çatırdıyor coğrafya ve açılan çukuru IŞİD’in Allahu Ekber diyerek kafasını kestiği, son nefesinde kelime-i şahadet getiren bir başka Müslüman’ın kanı dolduruyor.

Gözümüzün önünde. Sınırımızın dibinde.

 

Suruç'ta gerçekleştirilen katliamı Ortadoğu ve Rojava'daki gelişmeler üzerinden değerlendiren Ortadoğu Uzmanları, olayı sadece "katil kim, saldırıyı kim yaptı" soruları üzerinden ele almanın büyük bir eksiklik olacağını dile getiriyorlar. "Suruç vahşetini, gerçekleştirenin kimliği ve örgütsel bağı üzerinden tartışmak bir tuzaktır" diyenlerde var.

"Benzer biçimde, katliamı salt 'bunları, yani IŞİD'çileri Türkiye destekledi, dolayısıyla sorumluluğu vardır' söylemiyle değerlendirmek de çok yetersizdir. Bu saptama bir gerçekliği ifade ediyor olsa da, olayın bütün vahametini açıklamaz, hatta aksine, perdeleyebilir bile. Üstelik, tartışmalarda, 'sorumluluk' gibi lastikli bir sakızın habire çiğnenmesi üzerinde yoğunlaşır, saldırının tetiklediği gelişmeler dikkatlerden kaçırılmış olur. 'Somut kanıt olarak IŞİD' argümanı karşısına ancak akıl yürütme ve uzun uzun geçmişten örneklerle örülmüş ve ister istemez karmakarışık hale gelmiş yanıtlara başvurmak zorunda kalınılır.

Şu an en güçlü, en tecrübeli ve çözüm sürecinin de sahibi olması hasebiyle AK Parti’ye düşüyor öncelikli sorumluluk. Meseleleri kişiselleştirmemek, siyasi sicilleri çözüm becerilerinin önüne geçirmemek, kendi sözünün ve emeğinin duygusallığı içinden konuşmamak lazım şu aşamada. Gözetilmesi gerekenlerin meseleyi kilitleyenler değil, o kişileri sevip inanan Kürtler olduğu unutulmamalı.

HDP AK Parti kadar sorumlu. Ona baraj aştıran oyun sahibi Güneydoğu Anadolu bölgesi halkı çünkü. Ve HDP’yi Ankara’ya gönderdi Türkiye Kürtleri. Kendilerini 80 vekille temsil etsin diye Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sabitledi. Bu siyasi irade, birlik bütünlüğün yine Kürtler eliyle korunacağı anlamına da gelir bence. Ne HDP’nin ne Türkiye’nin bu gerçeği ıskalama lüksü yok. Ortak gelecek inşası için işbirliği imkanı da tam burada işte.

                                Mustafa MIZRAK                         

 

 SEVGİYLE KALIN.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BM: Türkiye'nin Afrin operasyonu endişe vericidır
BM: Türkiye'nin Afrin operasyonu endişe vericidır
 Isparta'da eğitim uçağı düştü 3 şehit
Isparta'da eğitim uçağı düştü 3 şehit