Advert
Advert
Advert
DEMİR KALP.
Mustafa Mızrak

DEMİR KALP.

Sevgili okurlarım İzmir’de yaşadığı halde hala Demir Kalple yaşam mücadelesi veren yaklaşık 200 hastadan bihaber olan arkadaşları bu konuda duyarlı kılmak adına bu yazıyı kaleme aldım.

Evet yazdıklarımın tamamı birebir doğru olsa da amacım okurlarımı duygu sömürüsü yapıp harekete geçirmek.Nasrettin Hoca misali bilenler bilmeyenlere anlatsın.

Bir yıldır hafta’da bir kimi zaman iki defa gidiyorum Ege Üniversitesi’ne. Ve her gittiğimde Kalp Damar Takip birimi bekleme salonunda mutlaka onlarca demir kalpli Hastadaş’la karşılaşıyorum..Bu Hastadaşlar Benim gibi Türkiye’nin farklı illerinden gelmiş kalp ameliyatı olup demir kalple yaşam mücadelesine devam etmek isteyen insanlar. Ne yazık ki Türkiye’nin farklı illerinde yaşayan ve kalp yetmezliği sorunu olan binlerce insanında bu sistemle tanışma şansı henüz olmamış. Ve ilgili hastanelere bilgi aktarılmadığı için olası kalp nakli ameliyatı şanslarını yitiriyorlar.

Zaten kalp yetmezlikleri ileri düzeyde ise yaşamlarını kaybediyorlar.

Her hafta mutlaka üç beş haber alıyoruz biri birimizden. Kimi ölüm kimi kalp nakli kimide beyne pıhtı atması sebebi ile felç haberi.

Bir biçimde kalp yetmezliği sebebi ile yapay kalple yaşama tutunanların sayısı kalp nakli olanların sayısının yaklaşık üç katı.

Organ bağışı konusunda Türkiye yapılan istatistiklere göre Dünya sıralamasında sonlarda yer alıyor.

Her gittiğimde mutlaka yapay kalple yaşayan gençlerle hatta bazen çocuklarla karşılaşmak mümkün.

Bir hafta önce çok sağlıklı görünen bir demir kalpli arkadaş ya yürüyemiyor tekerlekli sandalye ile geliyor,ya enfeksiyon kapmış yoğun bakımda yatıyor yada ruhsal manada tam bir çöküntü içinde.

Her hafta bir araya geldiğimiz farklı demir kalpli arkadaşlar biri birimize moral veriyor, ölümle sonuçlanan olumsuzluklardan değil olumlu gelişmelerden söz ediyoruz.

Kimi arkadaş eşi ile kimisi oğlu kızı ile geliyor.Hüzün çok, ağlayışlar sessiz. sinirleri çok gergin demir kalpli arkadaşların  ;dokunsan susacaklar. Ağlamaya bile takati yok bir çoğumuzun.

Hastane kantinlerinde bekleyen hasta yakınlarının gözleri kızarmış ağlamaktan.Herkes büyük acı bir telaş içinde.

Hemşireleri,hastabakıcılar,hatta bir çok hastane personelini yakından tanıyoruz artık. İyiler hepsi. Hastane personeli değil kardeşlerimiz sanki. Abartmıyorum bizlerle ilgilenin ve görün.

Demir kalp diyorum ben. Yapay kalp diyor kimi kimide kalp destek cihazı.

Her gün ağır haplar alıyoruz. INR yani (Internasyonel Normalized Ratio kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. INR; pıhtılaşma parametrelerinden ektrinsik yolu ölçen protrombin zamanının (PTZ yada Pt) yerine oluşturulmuş bir ölçümdür.)

Bu değer yüksek çıktığında kötü olursun. Arkandan ağlaşmalar olur.Düştüğünde yine öyle. Beslenme kesinlikle ilaç kullanır gibi olmalı. Yeşil olan her şey yasak.Asla yorulmayacak,enfeksiyon kapmamaya dikkat edecek, birinin yardımı ile banyo yapacaksın. Çünkü karın bölgenden kalbine giden tv anteni kalınlığında bir kablo var. Bu giriş yeri asla ıslanmamalı ve gün aşırı pansuman edilmeli. Demir kalplilerin yaşadığı sıkıntıların çok daha fazlası var. Sıralayıp sizi daha fazla üzmek istemiyorum.Ama biliyor musunuz tüm bunlara rağmen biz seviyoruz hayatı. Bilinç altımızda her ne kadar çözümsüzlük varsa bir o kadarda umut var. Demir kalple yaşayacağımız sayılı günler umurumuzda bile değil çoğumuzun.

İçinizden İyi de peki ne yapmalı diyenlerinizi duyuyorum.

Rica ediyoruz hepimiz sadece kalp nakli bekleyen 200 kişi değil Türkiye’de organ nakli bekleyen yaklaşık 35 bin kişi rica ediyoruz sizden organlarınız toprak olmasın.Organ bağışı konusunda duyarlı olun çevrenizi bilgilendirin..

 

 SEVGİYLE KALIN..

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BM: Türkiye'nin Afrin operasyonu endişe vericidır
BM: Türkiye'nin Afrin operasyonu endişe vericidır
 Isparta'da eğitim uçağı düştü 3 şehit
Isparta'da eğitim uçağı düştü 3 şehit