Advert
KÜRT KIRIMINA MECLİSTEN ONAY*
Mahmut Alınak

KÜRT KIRIMINA MECLİSTEN ONAY*

Bu içerik 648 kez okundu.

Alıcı: haydarkaraman1, aryenhaber, Pirtukweje, derewinn, e.ornek, barisisteyenler, celal51200, yordam, info, alayekiti, mamas02mamas, bahadir.gultek., filik4402, emrebirlik, toplumsalses, ozgur_eylem_al., 62huseyinsimsek, attila.asut, snryrdtpn, habermerkezi, sol, sendikaorg, sara.hashash, press, feridun.andac

Mahmut Alınak

KÜRT KIRIMINA MECLİSTEN ONAY*

O günlerde iç ihanetlerle darbe alsa da

Ağrı Dağı’nda Kürt isyanı sürüyordu hâlâ

İsyancı Kürtler için ölüm fermanı çıkmıştı Ankara’dan

Cehenneme çevirmişti etrafı top ve mitralyöz sesleri

İsyanın genç önderlerinden Şeyh Zahir ve arkadaşlarını

İhbar etmişti Kerim adındaki bir Kürt ajanı

Daha yirmi sekizinde gencecik bir savaşçıydı Şeyh

Zahir

Keskin bir ışık yayardı etrafa gök mavisi gözleri

Arkaya taradığı dalgalı altın sarısı saçları

Pırıl pırıl yanan bir taç gibi süslerdi ay parçası yüzünü

Beş erkek kardeşini kaybetmişti Ağrı isyanında

Ağrı Dağı’nın ölümsüz kartalı, diye nam salmıştı Kürtler arasında

Nişanlıydı Şeyh Zahir

Kendisi de bir savaşçıydı adı Sümbül olan nişanlısı

İşbirlikçi bir Kürdün kızıydı Sümbül, babasının adı Mahmut

Yılana kız verir, yine de Zahir eşkıyasına vermem, demişti babası

Karşı çıkmıştı Sümbül babasına

Şeyh Zahir bir eşkıya değil, bir kahramandır demişti gözlerinde öfkeli yaşlarla

Gelsin beni alsın, diye haber yollamıştı sonra Şeyh

Zahir’e

Şeyh Zahir bir gece baskın yapmıştı işbirlikçi

Mahmut’un evine

Sümbül Şeyh Zahir’le el ele verip sevinçle katılmışt isyancılara

Savaşın kızgın ateşinde geçmişti günler ve aylar

Şeyh Zahir, Kerim adındaki o Kürdün ihbarıyla düştükleri pusuda

Artık biliyordu vedalaşma vaktinin geldiğini hayatla

Kürt isyancıların savaş geleneğine sımsıkı bağlıydı o da

Kurşunu iğne deliğinden geçirecek kadar iyi nişan alsa da

Ateş etmezdi yine de askerlere öldürme kastıyla

Ölüm bile utanacaktı kendinden

Kıydığı için bu genç adama

Kardeşlerim, helal edin hakkınızı, dedi kader arkadaşlarına

Ateşten bir ok gibi atıldı karanlığa

Sümbül ortasından kavradığı mavzeriyle çılgınca koştu

Şeyh Zahir’in sesinin geldiği tarafa

Bir koridor açmaktı ölüm çemberinde gayeleri

Ancak ne ettilerse yaramadılar Şeyh o çemberi

Son kurşunlarına kadar çatıştılar Şeyh Zahir, Sümbül ve arkadaşları

Davaları uğruna ölümü kucaklayarak emanet ettiler tarihe

Kuşaktan kuşağa konuşulacak isyanlarını

Zilan Deresi faciası da işte o yaz geçti tarihe

Anlatamaz o katliamı hiçbir kelime

İnanılmaz bir zulme yataklık etmişti Zilan Deresi

Çanakkale Savaşı’ nda kendileri veya babaları kan dökmüş

15 bin Kürt köylüsü öldürüldü

O toplu katliamda

Yaşlı, genç, kadın ve çocuk ayrımı yapmamıştı ölüm

Bombalar atılıp makineli tüfeklerle taranırken vadi

Cumhuriyet Gazetesi

“Zilan deresi ağzına kadar cesetlerle doldu,” diye duyuruyordu haberi

20 Temmuz 1931 günü toplandı Türkiye Büyük

Millet Meclisi

Bir kanun çıkardı, numarası 1850 olan

Vacipti bu kanuna göre Kürt kırımı

“Ağrı ve Zilan Deresi’nin de içinde yer aldığı Serhat isyan bölgesinde

Tek ya da topluca işlenen cinayetler hakkında takibat yapılamaz,” diyordu

Dünyada eşi benzeri olmayan o kanun

*Aşk, Hicran ve İsyan kitabından yaşanmış bir hikaye

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HDP'li vekiller barış ve özgürlük istedikleri için tutuklandı
HDP'li vekiller barış ve özgürlük istedikleri için tutuklandı
AK Parti binasında intihar girişimi
AK Parti binasında intihar girişimi