“Kızcağız titreyerek ağlıyordu, dayanamadım”
Aktan, olayın başlangıcını şu sözlerle anlattı:
“O gün okuldan eve gitmek için Marmaray'a bindim. Bostancı’da çocuklarıyla birlikte trene binmeye çalışan bir baba, kapı önünde duran genç bir kıza sesini yükseltti. ‘Sen niye burada duruyorsun, beni engelliyorsun?’ diye bağırdı. Oysa geçecek yer vardı. Kızcağız özür diledi ama adam hakaretlerine devam etti. Etrafta kimse bu duruma kayıtsız kalamadı, kız titreyerek ağlamaya başladı.”
“Sadece sözlü olarak müdahale ettim”
Aktan, yaşananlara sessiz kalamadığını belirterek müdahil olduğunu söyledi:
“Sarışın bir kadın, adamı uyaran başka bir yolcuya ‘Sen niye karışıyorsun?’ deyince ben de dayanamadım. Kızın üzerine çok gidiliyordu. Sadece sözlü uyarı yaptım, asla fiziksel bir müdahalede bulunmadım. Ancak her şey çok ani gelişti.”
“Yumruk atan başka biriydi, ben ayırmaya çalıştım”
Olayın görüntülerinin sosyal medyada eksik ve yanlış yansıtıldığını vurgulayan Aktan, asıl kavgayı başlatan kişinin başka biri olduğunu söyledi:
“Yumruk atan şahıs aniden saldırdı. Diğer adamın burnu kanadı. Ben araya girip ayırmaya çalıştım. ‘Çocuklar var, ne yapıyorsunuz?’ diye bağırdım. Sonra herkesin tepkisi bana döndü. Yumruk yiyen kişi de beni suçladı. Sadece itekleştik, vurmadım. Görüntülerde açıkça görülüyor.”
“O günden beri evime gitmiyorum”
Olay sonrası sosyal medyada hedef haline geldiğini belirten İbrahim Aktan, psikolojik baskıya maruz kaldığını söyledi:
“‘Görüşeceğiz’ diye tehdit mesajları alıyorum. Artık evimde bile kalamıyorum. Kız kardeşim ve annemin psikolojisi bozuldu. Olayda çocukları düşünemedim, ama herkes gibi ben de o manzara için çok üzgünüm. Kıyafetim bile linç sebebi oldu. Bir daha asla mavi gömlek giymeyeceğim.”
“Aile beni arayıp teşekkür etti”
Olayda hakarete uğrayan genç kızın ailesiyle görüştüğünü ifade eden Aktan, “Ailesi arayıp ‘Kızımızı yalnız bırakmadığın için teşekkür ederiz’ dedi. Sözlü şiddet de bir şiddet biçimidir. Ama ne yazık ki olay üstüme kaldı” diyerek kamuoyuna seslendi.