2024'ün ilk aylarında kesilen trafik cezalarının sayısı, geçen yıla göre %59 artarak 8,2 milyon adede ulaştı. Bu ne demek? Her gün on binlerce kişinin cebine binlerce lira ceza yazılıyor. Hız limitini %50’den fazla aşan bir sürücüye 9.268 TL ceza kesiliyor. Bu, bir dar gelirlinin maaşının yarısından fazlası demek. Hele ki ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde, bu cezalar sadece trafik değil, geçim derdi anlamına geliyor.
Aynı Kefede Olmaz
Adalet duygusunun zedelendiği en net örneklerden biri şu: Hız sınırı 50 km olan bir yolda 76 km ile gidenle, otoyolda 211 km’ye çıkan sürücüye aynı oranda ceza kesiliyor. Aradaki niyet, risk ve sonuç farkı görmezden geliniyor. Vatandaş buna isyan ediyor: “Ben tehlikeli değilim, belki dalgınım ama beni de aynı kefeye koyuyorsunuz.”
Küçük ihlallerin büyük cezalarla karşılık bulması, trafik denetim sisteminin daha adil, daha insani bir temelde yeniden yapılandırılması gerektiğini gösteriyor.
Ceza Değil, Rehberlik Gerek
Trafik güvenliği elbette tartışılamaz. Hız kuralları, hayat kurtarır. 2024’te sadece aşırı hız nedeniyle 97 binin üzerinde kaza meydana geldi. Ancak bir sistemin tek amacı güvenlikse, o sistem aynı zamanda adil, dengeli ve yönlendirici olmalı.
Denetimlerin odak noktası tehlikeli sürücüler olmalı. Uyarı, eğitim ve bilinçlendirme ilk adım olmalı. Ceza, ısrarlı ve bilinçli kural ihlallerine uygulanmalı. Hata yapan her sürücüyü potansiyel suçlu gibi görmek, devleti baba değil, cezacı gibi gösterir. Oysa devletin amacı, halkını cezalandırmak değil, kazandırmak olmalı.
Dünyanın bazı ülkelerinde küçük hız aşımlarında para cezası yerine eğitim veriliyor. Sürücü bilinçlendiriliyor, ikinci kez aynı hatayı yapmaması sağlanıyor. Biz neden yapmayalım?
Cumhurbaşkanımızın Yaklaşımı Umut Verici
Sayın Cumhurbaşkanımız, geçtiğimiz yıl çok önemli bir adım atarak 2,5 milyon sürücünün birikmiş ceza puanlarını silmiş ve yaklaşık 10 bin ehliyeti iade etmişti. Bu, ceza değil kazanma odaklı bir devlet anlayışının göstergesiydi. Halkın sesine kulak veren bu yaklaşım, toplumda büyük bir memnuniyet yaratmıştı. Aynı duyarlılığı ceza sisteminin yeniden yapılandırılmasında da görmek istiyoruz.
SON SÖZ
Trafik kurallarına uymak elbette şart. Canımızı korur. Ama bu sistem aynı zamanda adaletli de olmalı. Radar ve EDS gibi teknolojiler, vatandaşı pusuya düşürmek için değil, toplumun güvenliğini sağlamak için kullanılmalı. Ceza sisteminde denge şart: Ne her hataya göz yumulmalı, ne de her hataya aynı ceza kesilmeli. Aksi halde, bu sokak daha çok kırgın, daha çok kızgın olacak.