icra kapılarında bir millet: her dört kişiden biri borç batağında

Türkiye’de ekonomik darboğazın en çarpıcı göstergelerinden biri daha gözler önüne serildi. İcra dairelerindeki dosya sayısı 24 milyonu aştı. Bu rakam, yaklaşık her dört vatandaştan birinin doğrudan icra takibinde olduğunu gösteriyor. Kredi kartı borcu, tüketici kredisi, fatura, kira ya da çek senet derken, artık icra sadece bir mahkeme kavramı değil, halkın gündelik hayatının bir parçası haline geldi.

EKONOMİ - 15-07-2025 14:46

icra artık kapıda değil, hayatın içinde
Eskiden "icralık olmak" deyimi toplumda nadir rastlanan, utanılan bir durumdu. Şimdi ise sıradan bir hal aldı. Çünkü sistem insanları borçlanmaya teşvik ediyor, ama aynı sistemin sonu hüsranla bitiyor. Bankalar kredi kartı dağıtıyor, mağazalar taksitle satış yapıyor, insanlar da çaresizce bu tuzaklara düşüyor. Sonuç: evine gelen icra memuru, maaşına konulan haciz, borç yüzünden dağılan aileler…

halk geçinemiyor, sistem borçlandırıyor
Asgari ücret açlık sınırının altında, emekli maaşları pazara yetmiyor, memurun, işçinin eline geçen para ayın ortasında tükeniyor. Ama buna rağmen faturalara, kiraya, eğitime, sağlığa yetişmeye çalışan milyonlarca insan bankalardan, eşten dosttan, hatta tefeciden borç alıyor. Aldığı borcu ödeyemediğinde ise icra kapıya dayanıyor. Bu bir kader değil; kötü yönetilen ekonomi politikalarının sonucudur.

24 milyon dosya sadece bir sayı değil
Bu rakamların her biri, bir dramın, bir çaresizliğin, bir umutsuzluğun göstergesi. İcra dosyaları arasında üniversite mezunları da var, küçük esnaflar da, çiftçiler de, emekliler de… Yani toplumun her kesimi ekonomik dar boğazda.

Ve en acı tarafı şu: Bu rakamlar her geçen gün artıyor. Bugün 24 milyon olan icra dosyası, yarın 30 milyonu bulabilir. Çünkü çözüm üretmek yerine günü kurtaran politikalar uygulanıyor.

çözüm ne?
Artık borçlandırmak yerine geçindirecek bir ekonomi modeli şart. Vatandaşı icra kapısından kurtaracak gerçekçi çözümler gerekli. Alım gücünü artırmak, enflasyonu durdurmak, temel ihtiyaçlara ulaşımı kolaylaştırmak, gelir adaletini sağlamak bir devletin asli görevidir. İcra oranı düşmeden, toplumda huzurdan ve kalkınmadan bahsetmek mümkün değildir.

son söz
İcra dairesindeki 24 milyon dosya sadece bir istatistik değildir. O dosyaların içinde alın teri var, hayal var, yıkılan umutlar var. Türkiye bu tabloyu hak etmiyor. Ekonomik bağımsızlık sadece büyük projelerle değil, halkın cebine yansıyan refahla ölçülür.

Unutmayalım ki; borçlu bir millet, özgür olamaz.

KÖŞE YAZISI: İBRAHİM UYGUR

Günün Diğer Haberleri