SİYASAL İSLAMCI DEMOKRAT OLAMAZ; MİLLETE VE DİNE ZARAR VERİR. 

SİYASAL İSLAMCI DEMOKRAT OLAMAZ; MİLLETE VE DİNE ZARAR VERİR. 

GÜNCEL - 24-05-2026 19:09

 

Siyasal İslamcılar İslam dinini iktidar hedeflerine yönelik bir ideolojiye dönüştürdüler. 

Bu durum umumun malı olan İslam dinine ve safiyetine zarar verdi. 

Siyasal İslamcılar dini dünyevi çıkarları için kullanarak dinde yozlaşmaya yol açtılar. 

İslam bir dindir, ideoloji değildir. 

İslam dini siyaset entrikasına alet edilmez, siyasal olmaz. 

İman, ahlâk, ibadet, ihlâs, takva, ahiret, fazilet gibi yüksek değerleri kapsayan İslam dini bir kaç günlük dünya hayatı için yapılan siyasette alet edilmez. 

Bu yüksek değerler dinin yüzde 99' unu teşkil ediyor. 

Dinin siyasetle ilgili emirleri ise yüzde 1' den ibarettir. 

Siyal İslâm, ikbal için dini basamak yapar. 

Siyasal İslâm, dini gösteriş için kullanır. 

Siyasal İslâm, dini inhisarı altına alır. 

Siyasal İslâm, dini bir ideoloji sayar. 

Siyasal İslâm, Müslümanlar arasında ihtilâfı körükler, tarafgirliği kışkırtır, kavgaları artırır.

Siyasal İslâm, siyasi emelleri için dinin ahlâkını vazgeçilir görür.

Siyasal İslâm, İslâmın sâfiyetine zarar verir.

İslâm ' ı lekeler.

İslam'ın Cihanül şümül, adâlet, hak, merhamet , hakikat, sıdk ve emniyet mesleği bundan yara alır.

Bu yaralarda toplumda tam bir faciaya sebep olur.

Siyasal İslâmcılar İslâm ' ı bütün insanlığa hitap eden bir din olarak değil, bir toplumun siyasi iktidarını hedefleyen bir araç olarak algılıyorlar.

İktidarı hedefleyen bu anlayış " Demokrasi araçtır" dedikten sonra da " dinde araçtır" deme noktasına gelmişlerdir.

İman, ibadet, ahlâk ve hukukla ilgili ilahi hükümleri ihtiva eden İslâm dini iktidarın aracı olamaz.

"Siyasal İslâm " tabiri doğru değildir.

İslâm islâmdır ve bir tanedir herkes kendi çıkarı için islâmı dinini yozlaştıramaz.

Din siyaset için feda edilmez, aksi halde din ve dindar zarar görür.

Şimdi yapılan anketlere göre, dindarlık azalıyor, çünkü tebliğ yönetimi yanlış yapılıyor.

Bu şartlarda siyasetle dine hizmet etmeye çalışmak, dindar sayısını değil münafık görünüşlü dindar sayısını artırır.

Demokrat parti, Adalet partisi ve Doğru Yol partisi iktidarında Başbakan Adnan Menderes ve Süleyman Demirel dini siyasete alet etmediler.

Ezanı asli şekline Arapça ' ya çevirdiler, gerçek İslâm dini ' ni vatandaşlar öğrensin diye yüksek İslam Enstitüsü ve Yüksek İslâm Fakülteleri ve imam Hatip okullarını açtılar.

Ve hiçbir zaman dini siyasete alet etmediler , fakat siyaseti dine araç yaptılar.

Demokrat parti iktidara geldiğinde tek parti CHP ' nın katı laiklik uygulamalarını yumuşatı.

Radyo ' da Kur'an yayını başlattı bu adımlar, halkın dini duygularını özgürce ifade etmesini ve dini vecibelerini özgürce yerine getirmesini sağladı.

Demokratların idare ettiği dönemde Türkiye ' de vatandaşlar maddi ve manevi bir altın çağ yaşadı.

Başbakan Adnan Menderes ve Süleyman Demirel kendi iktidarlarında müesses düzenlerini sürdürmek isteyenlerin düzenlenlerine çomak soktuğu için darbelere ve muhtıralara maruz kaldılar .

Buna rağmen memleket ve millet sevdasından vaz geçmediler başlarına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi ve hiçbir zaman devlet gücünü kullanarak milleti ezmediler, adaletsizlik ve zülum yapmaya kalkmadılar.

Demokrasi Kahramanı Başbakan Adnan Menderes idam sehpası ' na giderken bile " Hiç kimseye dargın değilim, ülkeme ve milletime ebedi saadetler dilerim" demişti.

Başbakan Süleyman Demirel'in şu sözleri ile noktayı koyalım " Meydanlar hür, sokaklar hür, parlamento hür, üniversiteler hür, TV ekranları hürse ve insanlar bir şey söyleyeceği zaman etrafına bakılmıyorsa ülkenin sorunları, demokratik ortam içinde uygarca tartışılarak çözülür" .

Bu ortamı yeniden sağlamak için tek çare tek alternatif Merkez Sağ Demokrat Parti ve Genç Genel Başkanı Sayın Gültekin Uysal etrafında yeniden toplanmak ve yeniden " Yeter söz Milletindir" demekten geçiyor.

Türkiye ' nın dev bir memesi vardır herkesin ağzına sığmaz.

Mustafa Polat 

Şanlıurfa Demokrat Parti il başkanı

Günün Diğer Haberleri