DEMOKRAT PARTİ KÖKLÜ BİR MAZİYE VE ZENGİN BİR GELENEĞE SAHİPTİR: 

DEMOKRAT PARTİ KÖKLÜ BİR MAZİYE VE ZENGİN BİR GELENEĞE SAHİPTİR: 

SİYASET - 20-01-2024 21:37

 

Demokrat parti köklü bir geleneğe ve zengin bir maziye sahiptir.

Demokrat parti, Adalet partisi ve Doğru yol partisi iktidarında ülkeyi Edirne'den, Kars 'a kadar ülkeyi maddi ve manevi eserlerle donatan tek partidir.

Ülkenin maddi ve manevi gelişmesini istemeyen zihniyetler 2002 seçimlerinde de her türlü yok etme projesi ile meclis dışına bırakmalarına rağmen, genetik yapısı itibariyle merkez sağın tek temsilcisidir.

Demokrat Parti'nin DNA ' larında demokrasi, hukuk devleti, insan hak ve hürriyetleri , milli irade, " Büyük Türkiye" ideali var.

Bunun için Demokrat Parti'nin 78 senelik tarihi boyunca başına gelenleri hatırlatalım.

İhtilaller, muhtıralar ve post modern darbeler hep bu misyona karşı yapılmıştır.

14. Mayıs 1950' de Demokrat parti iktidarı döneminde ve 10 Ekim 1965 yılında İktidarı ele alan Başbakan Süleyman Demirel döneminde olsun; Türkiye ' nın kendi kendine yeten bir ülke olması için büyük hamleler yapılmıştı.

Bunun manası şuydu: Türkiye 21 Asra varmadan, her sahada kendi kendine yeten bir ülke haline gelecekti.

Yani gerek teknolojide, gerek silah v.s . bakımından dışa bağımlı olmaktan kurtulacaktı.

Buna bağlı olarak halk daha huzurlu ve daha müreffeh bir hale gelecekti.

Ne var ki, bazı ülkeler böyle bir Türkiye ' yı istemiyorlardı.

Onlar her zaman dizleri üzerinde emekleyen, her zaman kendilerine muhtaç bir Türkiye istiyorlardı.

İşte bu yüzdendir ki, Demokratik kulvarda koşan bir Türkiye ' ye çelme üstüne çelme takıp ülkeyi maddi ve manevi güçlendiren Demokratların İktidarında " Çiçeği burnunda ki" Demokrasi üç darbe ile delik deşik edildi.

Bu Darbeler yüzünden millet olarak çok büyük kayıplar verdik ; kültür değerlerimiz tahrip edildi.

Ekonomimiz alt üst oldu.

İhtilaller yüzünden kalkınma yolunda en az 40- 50 yıl bir kaybımız oldu.

Bir çok geri kalmış ülke bile bu zamanda bizi fersah fersah geçtiler.

Demokratik bir ülkenin karşılaşabileceği en büyük felaketlerden birisi de ihtilaldır.

Bu felaket ; sel, yangın, zelzele gibi afetlerden daha fazla tahrip edicidir.

Tabîî afetlerin tahribi üç - beş senede tamir edilebilir .

Ve o afetin açtığı yaralar sarılabilir.

Fakat ihtilaller öyle değildir.

İhtilalerin tahribatını sarmak bazen bir kaç neslin gece gündüz çalışmasını gerektirmektedir.

İhtilalin zararı yalnızca millete dokunlamaktadır.

İhtilalciler devlet çarkınıda alt üst etmekte, asırların tecrübesi ile yerleşmiş devlet geleneğini çiğnemekte, kadroları halaç pamuğu gibi savurmakta, bir emirle istedikleri kişileri vazifeye getirip, istediklerini vazifeden almaktadırlar.

Elhasıl, ihtilal bir ülke için kelimenin tam mânasıyla bir felâkettir.

Milll Felâket...

Şayet bu millî felâket olmamış olsaydı ve ülkemizde ki demokrasi inkıtaa uğramamış olsaydı Demokrat parti Başbakan Menderes ve Adalet partisi başbakan Demirel ' in büyük kalkınma hamlelerine attığı imzalar devam etseydi.

Bugün ülkemizin maddi bakımdan; Almanya, Fransa, İngiltere ve Japonya gibi kalkınmış ülkeler seviyesine ulaşması içten bile değildi.

İspatı 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası Ülkede her şeyin çığırından çıktığı bir dönemde Adalet partisi 1965 yılında tek başına iktidar oluyor ve Süleyman Demirel Başbakan oluyor.

Başbakan Süleyman Demirel işleri yoluna sokuyor, Devletle milleti kucaklaştırıyor ve yaralıları sarıyor.

Kıt kanaat kaynaklarla İstanbul boğaz köprüsü, Keban barajı, Demir Çelik sanayi Paşabahçe cam sanayi İzmir Aliağa petrol rafineri Şeydi şehir Alüminyum tesisleri Tüpraş Petkim başta olmak üzere devasa eserlerle ülkeyi donatıyor.

1965- 1971 arasında Türkiye Dünyada Japonya'dan sonra büyüyen ikinci ülke oluyor.

Enflasyon yüzde 5 kalkınma hızı yüzde 7 oldu.

İnşallah 31 Mart 2024 seçimlerinde Aziz milletimiz tekrar Demokrat Parti'ye oyunu vererek tekrar Demokrat Parti'nin önünü açacaktır.

Mustafa Polat Şanlıurfa Demokrat parti il başkanı

Günün Diğer Haberleri