14 Mayıs Demokrat Parti'nin Cumhuriyeti Demokrasi İle Taçlandırdığı 74 Yıldönümüdür:

Bugün 14 Mayıs. Yani Türkiye ' nın demokrasi açısından dönüm noktası olan ilk çok partili hür seçimlerin yapıldığı demokrasinin milâdî kabul edilen gün.

SİYASET - 14-05-2024 17:17

14 Mayıs siyasî tarihimize " Beyaz ihtilâl" olarak geçti.

Bundan tam 74 yıl önce yaşanan bu tarihî hadise, diğer tarihî hadiseler gibi genç kuşaklar tarafından bilinmiyor.

1946 yılına kadar gelen döneme baktığımız zaman Türkiye ' nın siyasî hayatında şöyle bir çarpıklık görüyoruz.

On yıllardan beri tek bir partinin imzası var.

Bütün illerde ki Valiler CHP ' nın il başkanları, İlçelerde ki Kaymakamlar da ilçe başkanları, bu gün böyle bir durum komik gelebilir, ama o zaman ki şartlarda kimse buna itiraz edemezdi.

Mecburî istikamette bütün oylar aynı Parti'ye veriliyordu.

Cumhuriyetin ruhuna ters olan bu durumdan memnun olanlar İktidarlarını baskı ve zorbalıkla devam ettiriyorlardı.

Terakki Perver Cumhuriyet fırkası ve serbest Cumhuriyet fırkası gibi başarısızlıkla sonuçlanan demokrasi deneyimi yaşanmıştı.

Cumhuriyet halkın kendini yönetmesi olarak tanımlanırken halk yönetime bir türlü dahil edilmemişti.

Demokrasiden yoksun bir Cumhuriyet söz konusuydu.

Türkiye, 2 Dünya Savaşı'nın bitiminde kurulan IMF, Dünya Bankası gibi dünya ekonomisinde söz sahibi olacak kuruluşlarla CHP ' li tek parti döneminde ilişkiye girdi.

Stalin ' nın 1945' te Kars ve Ardahan'ı istemesi, Boğazlar 'ın statüsünü tartışmaya açması, Türkiye ' yı Amerika ' ya daha da yakınlaştırdı.

Birleşmiş Milletler kurulurken Türkiye ' de bu kuruluşun için de yer almak istiyordu.

Ancak bu kuruluşun içine çok partili siyasal sistemi benimseyen demokratik ülkeler katılabiliyordu.

Birleşmiş Milletler o zaman 2 Dünya Savaşı'nın galipleri tarafından kurulduğu için güçlü ve az sayıda devlet tarafından oluşuyordu.

8 Mayıs 1945' te San Francisco konferansı toplandı.

26 Haziran 1946 günü Türkiye Birleşmiş Milletler Anayasasını onayladı.

Türkiye Amerikan Müttefikliğini kabul etsede Amerika Türkiye ' nın devletçi ekonomi sistemini kabul etmiyordu.

CHP bu haliyle sıkışmış çıkış yolları arıyordu yeni kurulacak bir partinin İktidara gelme gibi bir lüksü olmalıydı.

Türkiye BM ' ye üye olunca tek parti dönemi sona ermiş , böylece yeni partilerin kurulması için yol açılmıştı.

18 Temmuz 1945' te Türkiye Cumhuriyetinin 3. Muhalefet partisi ( MKP) Nuri Demirağ tarafından kuruldu.

7 Haziran ' da CHP için de 4 Milletvekili demokratikleşme ve libarelleşme başlamasını istedi.

Tarihe " dörtlü takrir" olarak geçen bu belge aslında demokrat Parti'nin kurulması için atılan ilk adım sayılır.

Bu demokrasi Manifestosu olarak CHP gurubuna sunulan bu metin CHP ' yi sarstı.

Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuat Köprülü ve Adnan Menderes CHP ' den ayrıldı.

7 Ocak 1946' da Demokrat Parti'yi kurdular.

DP, hızla ülke genelinde teşkilatlanmaya başladı.

Bu teşkilatlanma sırasında CHP devlet gücünü kullanarak, halkı sindirmeye yöneldi.

Baskılar yapıldı Demokrat Parti'nin tam teşkilatlanmasına fırsat verilmemesi için Belediye seçimlerini öne alındı.

Bu seçimlere Demokrat parti katılmadı.

CHP 10 Haziran 1946' da aldığı bir kararla 21 Temmuz 1946' da pazar günü genel seçimlerin yapılmasını karara bağladı.

Düpedüz bir baskın seçim olan 1946 seçimleri yapılan bütün seçim hilelerine, " açık oy, gizli sayım"

düzeneğine rağmen CHP 394, Demokrat parti 65 milletvekili çıkardı.

4 yıl sonra süren zorlu bir muhalefetin ardından Demokrat parti 14 Mayıs 1950' de Millet  " Artık Yeter söz Milletindir" diyerek sandıkta " Beyaz bir Devrim" yaparak 27 yıllık tek parti ve tek adam rejimine son vermiş Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmış ve kendisini Nesne ' den Özne ' ye çıkarmıştır.

Türkiye, artık tek parti iktidarından bıkmış ve bir nefes almak istiyordu.

Milletin maddi ve manevî hayatına en acımasız darbeler indiren bu zihniyete darbe vurma zamanı gelmişti.

' Hesolar, Memolar, Baldırı çıplaklar ' diyerek küçümsenen ve millet ekseriyetini teşkil eden Köylüler, Kasabalılar İktidara geldi.

14 Mayıs bir devre son veren ve yeni bir devir açan müstesna ehemmiyette tarihî bir gün olarak daima anılacaktır.

Bu tarihî günün hatırasını yanlız partimizin değil, Türk demokrasisinin bir zafer günü olarak yâd ediyoruz.

Başta Demokrasi şehidimiz Başbakan Adnan Menderes, Dış işleri bakanı Polatkan ve maliye bakanı Zorlu ' ya ve tüm dava arkadaşlarının ruhu şad mekanları cennet olsun.

Demokrasi tarihimizde 74 yılı geride bıraktığımıza rağmen halâ demokrasimizin tam olarak yerleştiğini söylemek maalesef mümkün değil.

Ümit edelim ki en kısa zamanda bu sorunları aşıp Cumhuriyetimizi yeniden demokrasi ile taçlandıralım.

Mustafa Polat Şanlıurfa Demokrat parti il başkanı.

Günün Diğer Haberleri