Akkuş, bisikletçiliğe Şanlıurfa'da 15-16 yaşlarında başladığını, ancak o dönemlerde şehirde bisiklet bulunmadığını belirtti. Bu nedenle, çevre illerdeki eski bisikletleri toplayıp yeniden tamir edip satışını yaptığını ifade etti. Şanlıurfa'da bisiklet olmadığı için işi bırakmak istemediğini ve bu nedenle Siverek, Diyarbakır, Hani, Ergani ve Mardin gibi çevre illerden eski bisikletlerin kadrolarını topladığını açıkladı.
Bisiklet kadrolarını temizledikten sonra, onları zımpara ile temizleyip boyadığını ve parçalarını Suriye'den getirdiğini söyleyen Akkuş, bu işi yaparken haftadan haftaya 5-10 lira arasında bir ücret aldığını belirtti. Bisiklet ithalatçılarının çoğunlukla Ermeni, Yahudi ve Rum tüccarlar olduğunu belirten Akkuş, Türk tüccarların bu alanda yer almadığını ifade etti.
Akkuş, Şanlıurfalıların eskiden bisiklete binenlere "haramdır binmeyin" dediklerini söyleyerek, hatta bisiklete "cansız at" ve "şeytan işi" diyerek karşı çıktıklarını dile getirdi. Şanlıurfa'da o dönemlerde bisikletçi olmadığını ve kendisinin bisikleti Şanlıurfa'ya tanıttığını belirten Akkuş, 20 yaşlarında İstanbul'a gidip bisiklet getirdiğini ve bu alanda öncü olduğunu vurguladı.