GÜNCEL
Giriş Tarihi : 17-08-2017 14:39   Güncelleme : 17-08-2017 14:39

YAZAR: MAĞDURIYETE SON VERİLSİN

Çiftçı Mahmut Yazar yaptığı açıklamada yine üretici ve tüketicinin hakkını savundu. "Yıllardır toplumun vicdanında yara haline gelen kabuk bağlamış, toplumun vicdanını sızlatan üretici ile tüketici mağduriyetine hükümet seyirci kalıyor" diyen Yazar, açıklamasında "açık arazilerde üretilen organik sebzeler sebze hallerinde en ölü fiyata satılırken piyasada kat kat yüksek fiyatlarla satılması hem çiftçilerimizin hem de toplumun vicdanını sķzlatıyor. Buna dur demek hükümetin göreviyken buna seyirci kalan hükümetin bir an önce bu duruma el atması gerekiyor" şeklinde konuştu.

YAZAR: MAĞDURIYETE SON VERİLSİN

Yazar, sebzelerin çok zor koşullar altında yetiştiğini, yetkililerin bilmediğini ancak  çiftçilerin hangi mücadelerle karşılaştığını kimsenin hesaplamadığını öne sürerek "domates biber patlıcan vs. sebzelerin yetişme aşamasında yetkililerin gelip maliyet hasabı yapması gerekiyor.  Girdiler ile gelirin birbirini karşılamadığını, çiftçilerimizin her gün borçlandığını kendi gözleriyle görmelerini istiyorum. Lütfen artık hükümetin tarım polikalarını masaya yatırması lazım. Sebze yetiştiriciliğinde girdilerin çok yüksek olması hükümetin sebze yetiştiriliğine hiç bir destekleme vermemesi teşvik etmemesi  sebze yetiştiriciliğinde sona gelindiği anlamına geliyor. Çiftçilerimizin her yıl umutla ektiği sebzelerin sebze hallerinde heder olması insanları bu işten soğutuyor.  Çiftçilerimizin alın teri emeklerine yazık olmaktadır. Hükümetin sebze yetiştiriciliğinde çiftçileri desteklemesi gerekir. Zaten ülkeyi kalkindıran en büyük sermaye de tarımdır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanımız sayın Fakıbaba'yı sebze hallerini gezmeye davet ediyorum. Tarla ile sofra arasındaki farkı bizzat kendisinin görmesini ıstiyorum. Sbze hallerinde üretici mallarının nasıl heba olduğunu kendi gözleri ile görmesi gerekir. Sebze hallerinde 50 kuruşa satılan domatesin piyasada 2 TL'ye satıldığını 1 tlye satılan biberin 3 tlye satıldığını 50 kuruşa satılan patlıcanın 2 tl ye satıldığını kendi gözleri ile görmesi gerekir." dedi.

"Beş yıl önce domates 50 kuruştu bugün yine 50 kuruş" diyen Yazar, "ancak girdiler günden güne zam alıyor.  beş yıl önce gübrenin tonu 500 tl idi bugün 1500 tl ilacın kutusu 15 tl iken, bugün 80 tl, mazot 1.5  tl iken bugün 4.5 tl, işçilik yevmiyesi beş yıl önce 20 tl iken bugün 50 tl sulama ücretleri beş yıl önce 15 tl iken, bugün 160 tl, fide fiyatları beş yıl önce 40 kuruşken, bugün 320 kuruş bu koşullar altında çiftçilik yapmak, üretim yapmak mümkün değil. Bu veriler diğer tarım ürünleri için de geçerli, çiftçilerimizin alınteri emekleri birilerine peşkeş çekilmekte. Lütfen yetkililerle tarım girdilerini birlikte hesaplayalım" dedi.

Yazar, açıklamasının devamında "sebze hallerinde 50 kuruşa satılan domates sadece işçilerin toplama ile nakliye komisyon hamallık parasıdır biberde patlıcanda da durum aynı. Hayat koşulları bu kadar pahalıyken çiftçilerimizin alınteri,emekleri heba edilmektedir. İşsizlik diz boyu büyümüşken tarım sektörünün bitirilmek istenmesi hangi polikaların sonucudur birileri çıksın açıklasın" dedi.

Yazar "GAP bölgesinin ekonomisi tarİma dayalI, GAP bölgesinde esnafın krizde olduğunu her gün  onlarca esnafin kepenk kapattığı, işsizliğin diz boyu büyüdüğünü toplumsal olarak sosyal bir bunalım yaşanıyor. Bu gerçekleri görmemiz gerekiyor artık. Bu yüzden derhal tarıma dayalı politik açılımmlar yapmak lazım. Piyasanın rahatlaması lazım. Piyasayi rahatlatacak adımların atılması gerekiyor. Hükümetin işbirliği içinde olduğu Katar'da GAP bölgesinde yatırım için  Katarlı iş adamlarının teşvik etmesi, Katarla ortak projeler gerçekleştirilerek Katar ülkesinin gıda sebze ihtiyacının GAP bölgesinden karşılanabilir. Katar'a uygulanan ambargo sonucu görüldü ki Katar'ın tarıma yönelik yatırımlar gerçekleştirmesi gerekiyor.  En uygun bölgenin de gap bölgesi olduğunu biliyoruz" dedi