EKONOMİ
Giriş Tarihi : 24-09-2018 09:11   Güncelleme : 24-09-2018 09:11

TARIM İŞÇİLERİ KADIN ‘BİZİ SÖMÜRÜYORLAR’

Tarım işçisi kadınlar: Her şeye zam geldi ama hala aynı ücrete çalışıyoruz

TARIM İŞÇİLERİ KADIN ‘BİZİ SÖMÜRÜYORLAR’

MANİSA – Saruhan ilçesine gelen mevsimlik tarım işçisi kadınlar, düşük ücretle güvencesiz çalışıyor. Ekonomik kriz ve tüm zamlara rağmen ücretlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadığına dikkat çeken kadınlar, “Bu işi karın tokluğuna bile yapamıyoruz” dedi.

 

Ege bölgesine mevsimlik işçi olarak gelen kadınların çalışma koşulları her geçen gün ağırlaşıyor. Manisa’nın Saruhan ilçesinde yaşayan mevsimlik tarım işçisi kadınlar, ekonomik sebeplerden dolayı barınma ve sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Kadınlar gün doğumundan gün batımına kadar güvencesiz ve düşük ücretle çalışmak zorunda kalırken, 14 saatlik çalışmanın karşılığı 50 TL oluyor.

 

CAMİDEN BİDONLAR İLE SU TAŞIYORLAR

 

Sosyal güvenceden yoksun, temel sağlık hizmetlerinden ve eğitim haklarından mahrum olan mevsimlik kadınlar, derme çatma çadırlarda yaşıyor. Akşam eve geldiklerinde çadırdaki tüm işler de omuzlarına kalıyor. Kadınlar akşam geç saatlerde Saruhan ilçesinde bulunan camiden bidon şişelere su doldurarak çadırlara taşıyor. Toz ve toprak içerisinde çadır kenarında kurdukları mutfak şeklinde erzaklar ile yemeklerini yapıyor. Kurdukları çadırda elektrikleri olmayan kadınlar, ilçede bulunan ailelerden birkaç halı idare edebiliyor.

 

‘BİZİ SÖMÜRÜYORLAR’

 

Tarım işçiliği yapan 6 çocuk annesi Songül Keçer, küçük yaştan beri mevsimlik tarım işçiliği yaptığını söyledi. Eşinin de kendisi gibi tarım işçisi olduğunu belirten Keçer, ev kiraları yüksek olduğu için çadırda yaşamak zorunda kaldıklarını söyledi. Keçer şunları söyledi: “Sıcakların tam başlaması ile Manisa’ya geliyoruz. 6 ay çalışıyoruz 6 ay da evimizde oturuyoruz. Evimiz, hiç bir şeyimiz yok. Geçimimizi sağlayamıyoruz. Burada şuan 3 aile çadır yaşıyoruz. Kış ayı geliyor. Biz Ekim ayının ortasında Suruç’a gideceğiz. Geçenlerde bir fırtına esti çadırımızın naylonunu yırttı biz toz duman içinde kaldık bundan dolayı sabaha kadar uyuyamadık. Mevsimlik tarım işçisi olmak çok zahmetlidir. Kimse senin yanına gelip seni sormaz ve dayanışma göstermez. Herkes çalışmak zorunda olduğumuzu bildiği için bizleri en zor işlerde çalıştırıyor. Sabah çıkıyoruz traktörlerin arkasında akşama kadar çalışıyoruz. Yaz ayları çok sıcak oluyor. Mecburen de her şartta çalışmayı kabul ediyoruz.”

 

‘EKONOMİK KRİZ EN FAZLA KADINLARA YANSIYOR’

 

Sigortasız çalıştıklarını belirten Keçer, sağlık durumlarının da iyi olmadığını ifade etti. Hasta olduklarında bile çalışmayı sürdürdüklerini ifade eden Keçer, “Tarladan hasta hasta akşam eve dönüyoruz. O yorgun argın halde bir de yemek yapıyoruz. Üstüne çocuklara bakıyoruz. Onların üstlerini değiştiriyoruz, yıkıyoruz. Banyo yapmak istedik mi ilkin cami ya da mahallede bulunan çeşmelerden su çekiyoruz. Su çekmek çok zor olduğu için her gün banyo yapamıyoruz. İçme suyumuz bile yok. 2 kızım okul okuyor, onlar dershaneye gidiyor sınavlara gidecek. Çocuklarım daha iyi okullarda okusun, bir mesleği olsun diye burada çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

 

Bütün çalışma alanlarında kendini hissettiren ekonomik krizin kendilerine de ciddi oranda yansıdığını belirten Keçer, “Ekonomik krizi bizi vurdu. Artık üretim neredeyse durma noktasına geldi. Ekonomik krizin en çok zorluğunu biz kadınlar çekiyoruz. Yakında bu işi bile yapamayacağız. Düşünün bir ayda yüzde 100 zamlar ile boğuşurken, diğer taraftan aldığımız ücret yine 50 TL oluyor. Bu kadar krizin bataklığın olduğu yerde çalışıyoruz. Bedava muslukta içecek su yok. Ekonomik kriz bizi çok etkiliyor. 4 aile burada yaşıyoruz. 4 ailede 17 büyük 6 küçük çocuk var, bütün bunların ihtiyaçlarını bu kadar düşük ücretle almak kolay iş değil” dedi.

 

‘PAHALILIK VAR AMA ÜCRETLERDE DEĞİŞİKLİK YOK’

 

Suruç ilçesinden Saruhan’a gelen 65 yaşındaki Vahide Çetin ise, tansiyon, şeker ve ayak liflerinde sorun olmasına rağmen işçilik yaptığını dile getirdi. Çetin, “Biz kadınlar bu kadar tozun pisliğin içerisinde yaşam mücadelesi veriyoruz. Onlarca hastalık ile boğuşuyoruz. Bu ülkenin liderlerinden ne gördük ki işverenden hayır görelim. Türkiye’de ekonomi kötüye gidiyor. Kriz daha da ağırlaşırsa üretim duracak biz de işimizden olacağız. Biz de gidebildiği yere kadar çalışacağız. Çocuklarım ile beraber burada çalışıyoruz, o 50 TL’yi alana kadar her türlü hakarete maruz kalıyoruz. Ekonomik kriz ve geçim sıkıntısı yaşıyoruz. Bir lokma ekmeğimizi bile çalışarak helal olma telaşıyla yemeye çalışıyoruz. Her şeye zam geldi, neye el atsak ateş pahası olmuş durumda. Bu kadar pahalılık arasında bizim ücretlerde gram değişiklik olmuyor. Sonuç bu olunca, bu işi karın tokluğuna bile yapamıyoruz. Bayram çocuklarıma terlik alamadım, nasıl alabilirim” diye konuştu.

 

MA / Ruken Demir – Ayşe Sürme