Asayiş
Giriş Tarihi : 24-10-2019 14:06

 IŞİD yeniden diriliyorum

 IŞİD yeniden diriliyorum

 IŞİD yeniden diriliyorum

ISW Savaş Çalışmaları Enstitüsü’nün bu yılın Haziran ayında yayınladığı “IŞİD’in Yeniden Dirilmesi” başlıklı raporunda, IŞİD’in kontrolünde hiçbir kent ve belde olmamasına rağmen, savaş meydanına dönmeye hazırlandığı belirtildi.

 

Suriye’de yeni bir savaşa doğru

 

Raporda, IŞİD’in Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Fırat’ın doğusu ve Rojava’da bazı bölgeleri Suriye hükümetine bıraktığı bir dönemde özellikle Fırat’ın doğusunda büyük bir saldırıya hazırlandığı ifade edildi. IŞİD Suriye’nin bazı bölgelerinde büyük bir darbe indirmeye hazırlanıyor. Suriye El Kaidesi’ne saldırmak için mensuplarını İdlib bölgesine aktardı. Aynı zamanda gelecekte Şam hükümeti ile savaşmayı amaçlıyor.

 

Rakka’ya yönelik operasyonun başladığı 2017 yılının Haziran ayında IŞİD, yöneticilerini ve ailelerini Suriye’nin kuzeyine doğru çekti. Bu arada IŞİD savaşçılarının Türkiye üzerinden Avrupa ve Afganistan’a çekilmesi devam ediyor olabilir. Bu şekilde ileride dünya genelinde tekrar örgütlenmek ve kullanmak amacıyla, mensuplarını ülkelerine gönderdi. Bazı raporlara göre IŞİD 2014-2017 yılları arasında 5600 mensubunu 33 farklı ülkeye gönderdi.

 

Bunun yanı sıra IŞİD 2017 yılının Haziran ayında Rakka’daki bir çok mensubunu aileleriyle birlikte Fırat Nehri’nin orta kesimlerindeki vadilere gönderdi. IŞİD 2017 yılının Ekim ayında yürütülen müzakereler sonucunda 250 silahlı mensubunu ve IŞİD mensuplarının ailelerinden oluşan 3500 kişiyi Rakka’dan Deyrezor’a çekti. IŞİD, Rakka’dan 2017 yılının Nisan ile Ekim ayı arasında göç eden 275 bin kişinin arasına uyuyan hücrelerini sızdırmış olabilir.

 

Ayrıca Esad ve taraftarları ile yaptığı anlaşmalar sonucunda abluka altındaki bazı üyelerini Suriye’nin batısındaki bölgelerden çekti. Lübnan Hizbullah’ı ve Lübnan ordusu 2017 yılının Eylül ayında 300 IŞİD mensubu ve ayrıca ailelerinden oluşan 300 kişiyi Suriye-Lübnan sınırından Fırat’ın doğusundaki Deyrezor kentine geçmesine izin verdi. Aynı zamanda Esad hükümeti ile yaptıkları iki anlaşma ile Suriye’ni orta kesimleri ve Hama’nın doğusundaki güçlerini İdlib bölgesine kaydırmayı başardı. Aynı zamanda Halep’in güneyindeki bazı küçük hücrelerini Rakka’nın güneyindeki kırsal kesime aktardı.

 

IŞİD Fırat’ın doğusunda DSG ve Koalisyon güçlerine karşı daha güçlü direnmek için 2017 yılının sonlarında Suriye’nin orta ve doğu kesimlerinde Esad, Rusya ve İran’a teslim etti. 2017 yılının Ekim ayında da Deyrezor operasyonunun ilk başlarında çok etkin bir direnç göstermesine rağmen bölgeyi kasıtlı bir şekilde Esad muhaliflerine teslim etti. 2017 yılının sonlarında Suriye-Irak sınırındaki Deyrezor, Meyadin ve Ebu Kemal olmak üzere Fırat’ın batısında kontrolündeki bütün bölgeleri bir ay içinde terketti. Ancak buna rağmen bazı güçlerini gelecekte Esad rejimine karşı savaşa hazırlık için çekti.

 

Suriye çöllerinde ağırlığını artırdı

 

Buna karşılık IŞİD yeni bölgelere destek ve örgütlenme için Şam’ın güney doğusundaki çöllerde ağırlığını arttırdı. Raporlara göre 2017 yılının sonunda Deyrezor’daki bir birimini Şam’ın kırsal bölgelerine aktardı. IŞİD’in silahlı mensupları geçiş için Suriye-Ürdün sınırıyla birlikte farklı bazı yolları kullandı.

 

IŞİD mensupları 2017 yılının Haziran ile 2018 yılının Şubat ayları arasında şu dört bölgede örgütlendi:

 

1.Suriye’nin orta kesimindeki çöller

 

Suriye hükümetinin kontrolü dışında Fırat’ın batısındaki bu çöllerde bazı dağlık bölgelerde bulunuyor. IŞİD buralarda Suriye’nin batısı ile doğusu arasındaki bazı ulaşım yollarını kontrol ediyor. Bölgede bazı tüneller ve Deyrezor’un güneyindeki petrol rafinerilerine yakın bazı sanayi bölgeleri de bulunuyor. IŞİD bu bölgelerden petrol kuruluşlarına ve Suriye’nin doğusu ve orta kesimlerinde Esad’a ait askeri karargahlara saldırma fırsatı elde ediyor.

 

2.İdlib

 

IŞİD Suriye’nin kuzeyinde Suriye El Kaidesi’nin yetkisinde bulunan İdlib’in kenar bölgelerindeki köylerde bir hakimiyet alanı kurmuş. Bu bölgeler IŞİD’e Esad rejiminin Halep’e gönderdiği yardımların bağlantısını kesme fırsatı veriyor ve aynı zamanda Türkiye ile Suriye çöllerine gidiş gelişlerini kolaylaştırıyor. IŞİD’in İdlib’e giden göçzedelerin arasına mensuplarını yerleştirmiş olması da büyük bir olasılık.

 

3.Halep ve Rakka

 

IŞİD mensuplarının Rakka’dan giden göçzedelerin arasına karışarak, Halep ve Rakka’nın diğer bölgelerindeki kamplara gitmiş olma ihtimali de bulunuyor. Buralarda uyuyan hücreler bir ağ kurarak gelecekte Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırılar düzenleyebilir. IŞİD buradaki hücreleri aracılığıyla El Kaide’nin hüküm sürdüğü İdilb’teki bölgelere saldırılar düzenleme imkanına sahip oluyor. DSG ise tutukladığı IŞİD’lileri Kobani ve Eyn İsa’daki cezaevlerine sevketmiş.

 

4.Şam’ın güney doğusu

 

Elsefa bölgesindeki tünel ağları ve mağaralar IŞİD’in hücre yerleri oldu. Aynı bölgede Suriye-Ürdün sınırındaki Rukban göçzede kampı da bulunuyor. IŞİD bögeden aldığı destek ile Ürdün topraklarına geçerek Eltenef’deki ABD askerlerine saldırma şansı yakalıyor. Bölgedeki varlık aynı zamanda IŞİD’e Suriye’nin güneyindeki Esad askerlerine saldırma fırsatı veriyor.

 

ABD’li yetkililer defalarca, IŞİD mensuplarının uyuyan hücrelerde saldırı için uygun koşulları beklediklerini açıkladı.

 

Irak hükümeti de Musul’u kontrol ettikten sonra IŞİD’le mücadeleden ziyade daha çok iç siyasete yoğunlaştı. 16 Ekim 2017 olaylarının ardından Peşmerge Güçleri ile Irak ordusu arasındaki koordinasyonun bozulmasının ardından bir çok bölgede güvenlik boşluğu oluştu. Bu da IŞİD mensuplarının daha rahat hareket etmesine olanak sağladı. Son dönemdeki gelişmeler de IŞİD’in yararına oldu.

 

IŞİD’in 30 bin mensubu bulunuyor

 

Amerika İstihbarat Ajansı’nın (CIA) tahminlerine göre, 2018 yılının Temmuz ayında IŞİD’in 30 bin munsubu bulunuyordu. Terörist bir grup oluşturmak için fazla bir altyapıya ihtiyaç bulunmuyor. IŞİD sadece bazı askeri ve gözetleme merkezleri, medya ve büyük patlamalar gerçekleştirme olanaklarına sahipti. IŞİD elindeki bu imkanlarla dağınık bir gücü örgütleyerek sansasyonel eylemler gerçekleştirdi. IŞİD’in maddi güce ve silaha da ihtiyacı olduğu bir gerçek. Örgüt eylemlere başlayacak kadar yeterli miktarda para ve silah da temin etmişti. IŞİD 400 milyon dolar para kaynağını kaçak bir şekilde Irak ve Suriye’den transfer etti. Elindeki kalan para ve silahları da gelecekte kullanmmak için kurduğu tünel ağlarında sakladı.

 

IŞİD’in elinde dron gibi yüksek teknolojiye sahip insansız hava araçları da bulunuyor. Amerika ve müttefiklerinin IŞİD’in bu yüksek imkanlarını ortadan kaldırma girişimleri başarısız oldu. IŞİD bu teknolojisini Amerika’nın desteklemediği Heşdi Şabi, Esad’a bağlı gruplar ve El Kaide gibi gruplara karşı her zaman kullandı. IŞİD bu gücünü kullanarak rakiplerine karşı etkili saldırılar düzenledi ve El Kaide’nin aksine rakiplerini daha çabuk bir şekilde zayıflattı.

https://www.rudaw.net/