GÜNCEL
Giriş Tarihi : 31-03-2020 14:13

ŞİMDİ VEFA VAKTİ…

ŞİMDİ VEFA VAKTİ…

ŞİMDİ VEFA VAKTİ…


Bütün dünyada hissedilen  ve insanı ilgilendiren her konuyla ilgili doğrudan, etkili ve yıkıcı sonuçlar üretme kapasitesine sahip Koronavirüs salgınıyla karşı karşıyayız.
Türkiye,ilk andan itibaren gerek milletin hassasiyeti ve gerekse devletin ortaya koyduğu mücadele ciddiyeti sayesinde salgına karşı idari ve insani tedbirler noktasında önemli mesafe kaydetti. Bu vesileyle, salgına karşı yürütülen mücadelede kamu yönetimi ve kamu hizmeti noktasında yüksek sorumlulukla hareket eden ve görev ifa eden herkese şükranlarımızı sunuyorum.
Özellikle sağlık hizmetlerini sunan kamu görevlisi arkadaşlarımıza, sağlık çalışanlarımıza; bu süreçte sağlık çalışanı sıfatını anne, baba, evlat, eş ve kardeş sıfatlarının önüne koymak noktasındaki emsalsiz fedakarlıklarından dolayı minnettarız.
Salgınla mücadelede “evde kal” ve “hayat eve sığar”, tedbirli davranmanın anahtar çağrıları oldu. Salgın nedeniyle oluşan, oluşacak mağduriyetlere karşı tereddütsüz dayanışmanın anahtar kavramı “vefa”,  kilit eylemi ise hiç şüphesiz “infak”tır.  
“Şimdi Vefa Zamanı”  çağrısıyla, içinde bulunduğumuz süreçte dara düşenlere, sıkıntıya girenlere, mağdur olanlara destek veriyoruz ve herkesi destek vermeye davet ediyoruz.
İnsan-İnsan temasının en aza indirilmesine yönelik tedbirlerin doğal sonuçlarından biri hiç kuşkusuz; üretim süreçlerinin, ticari ve sınai faaliyetlerin, eğitim  başta olmak üzere bir çok kamu hizmeti ile bu hizmetlerle ilişkili bir çok özel sektör faaliyetinin durmasıdır.
Günlük çalışan, günlük kazanan ve ihtilacını karşılayan bir çok insan, ihtiyaçlarını karşılayacak gelirden mahrum durumdalar. İnsanlar, hayatlarını sürdürmek için çalışmak, hayatta kalmak için ise evde kalmak zorundalar. Bu çelişkinin ürettiği ve üreteceği mağduriyetlere gözlerimizi kapayamayız.
Kesinlikle uyulması gereken bir husus var; zorunlu olmadıkça herkes salgınla mücadele noktasında “evde kal”malı. Fakat yine kesinlikle olması gereken bir başka husus daha var; hiç kimse salgınla mücadele sürecinde de zorda kalmamalı, yalnız kalmamalı, darda kalmamalı…  
Hayatı eve sığdırdığımız bugünlerde insanlığı, vefayı, yardımlaşmayı ve dayanışmayı da vakte sığdırmalıyız. Salgın sürecinin zihinlerimize kazıdığı eylem infak, yüreklerimizde yaşattığı değer vefa olmalı… Vefa, “niye” sorgusunun gereksiz, infak “kime” sorusunu anlamsız görerek el vermek, omuz vermek, gönül ve değer vermektir.
Virüsün çaresinin, aşısının, tedavisinin bulunması bilimin işidir ve zaman da alabilir. Fakat virüsün ürettiği olumsuz etkilerin bertaraf edilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi insanların işidir ve her zaman yapılabilir. Virüsü görmeyen gözlerimiz etkilerini, mağdurlarını ve mahzunlarını görüyor. İşe gidemeyenleri, işini yapamadığı için ihtiyaçlarını gideremeyenleri, tezgahını açamadığı için sıkıntıya düşenleri görmek için ne test ne de tahlil gerekiyor.  
Devlet, virüsün ve mücadelenin gereği olan tedbirlerin üreteceği olumsuzlukları minimize etmek adına ertelemeden, teşvike, finansal destekten, borç ötelemeye bir çok uygulamayı devreye soktu. Bizim medeniyetimiz bir taraftan “insanı yaşatan devlet”  tarzının, diğer taraftan da “her şeyi devletten beklemeyen millet” tavrının örneklerini verir.
Bugünde böyle bir noktadayız. Biz de millet olarak, birey olarak, ülkenin sivil toplum kuruluşları olarak zor zamanlarda zora talip olmalı ve sorumluluk almalıyız. Memur-Sen Genl Merkezimiz bu çerçevede “Şimde Vefa Zamanı” çağrısıyla üyelerimizi ve milletimizi yardım kampanyalarına desteğe davet ediyor.Bu  çerçevede, Büyük Memur-Sen ailesinin 1 Milyonu aşan üyesinin vefa haykırışıyla, infak duruşuyla;  Türkiye’nin yüz akı yardım kuruluşlarına salgına dayalı mağduriyet yaşayan ihtiyaç  sahiplerine ulaştırmaları amacıyla toplamda Memur-Sen Genel Merkezimiz 1 Milyon TL bağışta bulunuyor.
Bununla kalmıyoruz dün Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla başlatılan “Biz Bize Yeteriz Türkiye” yardım kampanyasına da Memur-Sen Genel Merkezimiz yine 1 Milyon TL bağış yapıyor.
Sağlığımıza risk oluşturan virüsün ve salgının, insanlığımıza fırsatlar sunduğunu gerçeğini göz ardı etmemeliyiz. Hastalığı bir başka insana bulaştırmamak adına yapılan evde kal çağrılarına da, salgın nedeniyle mağdur olan insanlara ulaştırmak adına yapılan “yardım et” ve “destek ol” çağrılarına da kulak vermeliyiz.
Bizim medeniyetimiz, inanç değerlerimiz ve ondan neşet eden kadim irfani geleneğimiz kapsamında başlatılan bu türden destek faaliyetlerini; bir kesimin diğer bir kesime katkı verdiği “yardım kampanyası” olarak değil herkesin birbirine destek olduğu “yardımlaşma vakti, dayanışma fırsatı ve vefa zamanı” olarak görüyoruz.
ALLAH, sağlığımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi korusun….
Salgınla mücadelede yar ve yardımcımız olsun…
İbrahim Coşkun 
Memur-Sen İl Bşk.