GÜNCEL
Giriş Tarihi : 14-07-2020 11:26   Güncelleme : 14-07-2020 12:21

Sürücü; ‘DEDAŞ Çiftçileri tarım yapmaktan uzaklaştırıyor’

HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü, DEDAŞ’ın haksız yaptırımlarının çiftçiyi tarım yapmaktan uzaklaştırdığını söyledi.  

Sürücü; ‘DEDAŞ Çiftçileri tarım yapmaktan uzaklaştırıyor’

DEDAŞ’ın art niyetli yaklaşımlarının sulama sürecinde Şanlıurfalı çiftçileri adeta tarımdan uzaklaştırdığını dile getiren HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü, bu şekilde devam ettiği takdirde çiftçilerin tarım yapmaktan vazgeçirteceğini belirterek şöyle konuştu; “Şu an da Akçakale’den bize gelen bilgilere göre DEDAŞ devletin kolluk güçlerini arkasına alarak köylerde elektrik hatlarını kesmeye başlamıştır. Tarlalarda Sulamanın yapıldığı bu süreçte DEDAŞ’ın bu art niyetli cezalandırma yöntemi çiftçiyi tarımdan vazgeçirmektedir.

Alt yapı ve onarıma ironik bütçeler ayıran DEDAŞ elektrik kesimi içinse zaman kaybetmiyor. Her yıl elektrik tellerinin koparak düşmesi sonucu tarlası kül olan çiftçiler var, yine borçlar karşılığında desteklemesine DEDAŞ tarafından el konulan çiftçi tarımsal üretim yapamaz hale gelmektedir.

Şu an dünyanın en verimli Ovası olan Harran ve Suruç Ovalarında üretimin aksaması için DEDAŞ tüm gayretiyle elektrik kesintisi, destekleme gaspı ve Sanayi tipi üzerinden yüksek faturalandırmalar yapmaktadır.

Çiftçileri suya ulaştırmak için hizmet sunmayan İktidar Urfa, Mardin ve Diyarbakır çiftçisini ve ülkenin tarımsal üretimini DEDAŞ’ın kar hırsına kurban etmiş durumda. DEDAŞ’ın biran önce kamulaştırılması gerekmektedir.

İktidarın halkı daha fazla mağdur etmemesi ve buna bir çözüm üretmesi gerekiyor. DEDAŞ sorununu defalarca gündeme getirdik ve çözülünceye kadar da takipçisi olacağız. AKP iktidarının tarım ve çalışma politikasızlığının bir sonucu olarak, tarımdan vazgeçişler ve mevsimlik işçilerin ölümü giderek artmaktadır.

Tarım alanları daraltılan, yetersiz olan tarımsal desteklemelerine de DEDAŞ tarafından el konulan Urfa çiftçisi hızla yoksullaşmakta ve tarımdan vazgeçme noktasına gelmiştir. Ne yazık ki, iki hafta önce, Urfalı mevsimlik tarım işçilerini taşıyan minibüsün Konya’nın Yunak ilçesinde bir tırla çarpışması sonucunda 7 yurttaşımız yaşamını yitirmiş,

12 yurttaş da yaralanmıştır. Yaşamını yitirenlerin arasında okulda olmak yerine aileleri ile birlikte aylardır tarlalarda çalışan 3 çocuk işçi de vardı. Her şey göz önünde, fakat mevsimlik tarım işçiliği sorununu görmezden gelenler tarım işçilerinin Harran’da defnedilmeleri sırasında, insanların acılarına protokol uygulamıştır. Kendileriyle acılı insanlar arasına kırmızı kurdele çekmiştir.

Acıya bile protokol uygulayan bir anlayış Urfa’nın sağlık, eğitim, tarım, üretim ve ekonomik sorunlarına samimi bir açıdan yaklaşabilir mi? Her yıl binlerce Urfalı tarım işçisi ülkenin dört bir yanına geçici olarak göç ediyor ve ucuz bir iş gücü olarak çalıştırılıyor. Urfa, Türkiye’nin 3.büyük tarım şehri, bölge insanı için Urfa’da istihdam alanları oluşturulmalı ve bölgenin toprakları işletilmeli.

Urfa’da tarımsal üretim faaliyetlerinin destekleyici planlamalarla güçlendirilmesi, GAP’ın etkin biçimde hayata geçirilmesi, seracılık ve kooperatifçiliğinde hızla teşvik edilmesi gerekmektedir. Tarımda ithalata dayalı politikalardan vazgeçilmeli ve Urfa başta olmak üzere tarım kentlerine el uzatılmalıdır. Mevsimlik tarım işçilerinin sağlık güvenceleri sorunu var. Bu noktada çok hızlı düzenlemeler yapılmalı. Yine tarım işçilerinin gittiği kentlerde belediyelerin ve valiliklerin sağlık, barınma, korunma ve hijyen ihtiyaçlarını tesis etmeleri gerekmektedir. Bu hayır işi değil sosyal devlet olmanın gereğidir. İnsanca çalışma ve yaşam koşulları zaman kaybedilmeden sağlanmalıdır.

Ne yazık ki, iki hafta önce, Urfalı mevsimlik tarım işçilerini taşıyan minibüsün Konya’nın Yunak ilçesinde bir tırla çarpışması sonucunda 7 yurttaşımız yaşamını yitirmiş, 12 yurttaş da yaralanmıştır. Yaşamını yitirenlerin arasında okulda olmak yerine aileleri ile birlikte aylardır tarlalarda çalışan 3 çocuk işçi de vardı.

Her şey göz önünde, fakat mevsimlik tarım işçiliği sorununu görmezden gelenler tarım işçilerinin Harran’da defnedilmeleri sırasında, insanların acılarına protokol uygulamıştır. Kendileriyle acılı insanlar arasına kırmızı kurdele çekmiştir.

Acıya bile protokol uygulayan bir anlayış Urfa’nın sağlık, eğitim, tarım, üretim ve ekonomik sorunlarına samimi bir açıdan yaklaşabilir mi? Her yıl binlerce Urfalı tarım işçisi ülkenin dört bir yanına geçici olarak göç ediyor ve ucuz bir iş gücü olarak çalıştırılıyor. Urfa, Türkiye’nin 3.büyük tarım şehri, bölge insanı için Urfa’da istihdam alanları oluşturulmalı ve bölgenin toprakları işletilmeli.

Urfa’da tarımsal üretim faaliyetlerinin destekleyici planlamalarla güçlendirilmesi, GAP’ın etkin biçimde hayata geçirilmesi, seracılık ve kooperatifçiliğinde hızla teşvik edilmesi gerekmektedir. Tarımda ithalata dayalı politikalardan vazgeçilmeli ve Urfa başta olmak üzere tarım kentlerine el uzatılmalıdır.

Mevsimlik tarım işçilerinin sağlık güvenceleri sorunu var. Bu noktada çok hızlı düzenlemeler yapılmalı. Yine tarım işçilerinin gittiği kentlerde belediyelerin ve valiliklerin sağlık, barınma, korunma ve hijyen ihtiyaçlarını tesis etmeleri gerekmektedir. Bu hayır işi değil sosyal devlet olmanın gereğidir. İnsanca çalışma ve yaşam koşulları zaman kaybedilmeden sağlanmalıdır.” dedi.