ÖZEL HABER
Giriş Tarihi : 05-08-2020 12:58   Güncelleme : 05-08-2020 14:04

Türkiye de ağalık sistemi bitirilmeye çalışılırken TİGEM'de yeni başlıyor.

TİGEM'de yeni başlıyor.Yalan haberlerle yönetilmeye devam ediliyor.

Türkiye de ağalık sistemi bitirilmeye çalışılırken TİGEM'de yeni başlıyor.

TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin IŞIKGECE,  Hürriyet Gazetesine 05/07/2020  tarihinde verdiği röportajda, kendisini tarımın Hanım Ağası olarak ilan Etmiş

Bu röportajda;

Arıcılıktan Balıkçılığa üretim yapıldığı,

Kuraklığın  bitkisel üretimde olumsuz etkileri aza indirmek amacıyla TİGEM genelinde 210 bin dekar olan sulu tarım alanını 940 bin dekara çıkarmanın yanında,  TİGEM in elinde 1150 hububat çeşidi bulunduğunu ve özellikle iklim değişikliğini dikkate alarak kuraklığa toleranslı bitki çeşitleri geliştirdiklerini ve bu tohumları etkin bir şekilde pazara sunduklarından bahsetmektedir. Ayrıca, toprağı korumak içinde anız yakmak yerine anıza doğrudan ekim yaptıklarını belirtiyor.

Çevre kirliliğini önlemek içinde Ceylanpınar, Gözlü , Anadolu ve Karacabey Tarım İşletmelerin de adet biogaz tesisinden elektrik  üretildiğini ifade etmektedir.

Bu röportajda kendisini hanımağa olarak tanımlayan sayın Genel Müdür Ayşe Ayşin IŞIKGENE’nin az önce saydığım iş ve yatırımlarla ilgili doğruyu söylemediğini ifa etmek istiyorum..

Şöyleki, 

TİGEM’in yaklaşık 6.000 kovan ile arıcılık yaptığı doğrudur. Arıcılık Projesi kendinden önceki genel müdürler tarafından başlatılmıştır. Kendisinin bu projeyi geliştirmek için neler yaptığını öğrenmek isteriz. Zira bu faaliyete kendisinin bir arı dahi katkısı olmamıştır.

Balıkçılık ise daha eski yıllarda Konuklar Tarım İşletmesi ‘n de kurulmuş olup, kendisi göreve başlamadan yıllar önce özel sektöre devredilmiştir.

Yaptığının ifade ettiği sulama projesi  yatırımları ise başlı başına bir faciadır. Çünkü, özellikle Genel Müdür Halis BİLDEN zamanında başlayan sulama yatırımlarına kendisinin hiçbir katkısı olmamıştır. Bu tür yatırımlar kurumun yatırım bütçesinde yer alır ve siz bu yatırımı buradan görebilirsiniz. Oysa kurumun yatırım bütçesinde böyle bir yatırım bulunmamaktadır. Kendisi yatırımı yapılmış sulama sistemlerini kendi yapmış gibi Sayın Bakan Bekir PAKDEMİRLİ’yi de kandırarak açılış yapmıştır.

Genel Müdür IŞIKGECE, Kuraklığa dayanıklı çeşitlerin geliştirildiğini ve çoğaltıldıkları belirtmişlerdir. Oysa ki, bütün TİGEM camiası ve tohumculuk sektörü bilmektedir ki, bu çeşitleri geliştiren ıslahçıyı göreve gelir gelmez görevinden aldığı yetmezmiş gibi, bu ıslahçının geliştirdiği genetik materyallerini ineklere yem niyetine yedirmiştir.

Bu hareketi ile, acaba kime hareketi ile kimlere hizmet etmektedir. Zira Ülkemizde, topraklarımıza ekilen tohumlar her geçen gün yabancılaşıyor.

Anıza Doğrudan Ekim Projesi kendisinden önceki genel müdürler tarafından gerçekleştirilmiştir.

Bildiğiniz üzere, dünyanın geçirdiği pandemi süresince, sera sera gazı salınımının azalması ile, dünyada ve ülkemizde hava kirliliği azalmıştır. Bu nedenle doğaya gaz salınımının azaltılması için yapılan her türlü faaliyet fazlasıyla önemlidir. Bu nedenle TİGEM’in sahip olduğu bio gaz tesislerini elbette önemsiyoruz.

Lakin, sizden önceki genel müdürlerin yaptığı bu 4 adet biogaz tesisini, işletemeyip, özel sektöre devrettikten sonra, bu tesisleri işletiyor gibi ifade etmenin bürokratik ahlaka uymadığını ifade etmem gerekmektedir.

Saygıdeğer basın mensupları, TİGEM Genel Müdürü Sayın IŞIKGECE’nin bir başka yanlış bilgilendirmesinden de bahsetmek gerekliliği hasıl oluyor. Çünkü 10 Mayıs 2020 tarihinde Food İn Life adlı yayın organına verdiği röportajda; yerel tohum buluşmaları ile ata tohumlarımızın tekrar soframıza geldiğini, çiftçilerden temin edilen 1331 gıda tohum fidesinin dikildiği, bu tohumlardan domates, biber, patlıcan, kavun ve karpuzu Polatlı Tarım İşletmesinde 3 dekar araziye dikildiğini belirtmiştir.

Genel Müdür, başında bulunduğu ve yönettiği Genel Müdürlükteki iş ve işlemlerin bilimsel gerçeklerinden o kadar uzak ki, bu durumu nasıl ifade edeceğimi bile bilemedim.

Değerlendirmesini size bırakarak bir – iki bilimsel gerçeği ifade etmekle yetineceğim. Gündemden hiç düşürülmeyen ata tohumları ve fidelerin saflığının korunması için fideler arası iki farklı mesafeden bahsedeceğim. Biri kendi kendini dölleyen bitkiler vardır ki, bu tür bitkilerin fide aralığı en az  5 m olmalıdır. İkincisi yabancı döllenen türlerde ise bu mesafe 200 m -300 m mesafe olması gerekir.

Bu bilimsel gerçekler ışığında bunca fide ekimini 3 dekara nasıl sığdırdı. Bu fidelerin saflığını nasıl korudu sizin takdirinize bırakıyorum.

Genel Müdür Ayşe Ayşin IŞIKGECE’nin kamu oyunu doğru bilgilendirmemesi ilişkin en çarpıcı açıklamalarından biri de;

TİGEM’e kadın eli değdi ve TİGEM ilk defa kar etti açıklamasını Sayın Bakan Bekir PAKDEMİRLİ’ye yaptırmış olduğu 2018 yılı faaliyet raporudur. 2018 yılında yaklaşık 10 milyon TL kar ettiğini açıklatmasına rağmen TİGEM tarafından yayınlanan rapor incelendiğinde görülüyor ki, o yıl, kurumun, yaklaşık 7,5 milyon zarar ettiğidir. 

    Ayrıca, 2019 yılında da yaklaşık 50 milyon kar ettiğini söylemesine rağmen, yine TİGEM’in 2019 yılı faaliyet raporunda, kullanılan kredilerden hariç, açıklarının kapatılması ve zararının önlenmesi amacıyla hükümet tarafından kendisine 250 milyon nakit para verildiğidir.  Demek oluyor ki, TİGEM’e 250 milyon destek verilmese, zarar yaklaşık olarak 200 milyon civarındadır. Aynı raporda, personel maaşlarını da banka kredisi ile ödediği görülmektedir. Dolayısı ile hangi kardan bahsedildiği anlaşılamamaktadır.

    TİGEM genel müdürünün en önemli hasletinin, kendi görevi olmayan konuları da, kendi işiymiş gibi açıklamalar yapmasıdır. Bu durumu en iyi, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün görevleri arasında yer alan DİTAP(Dijital Tarım Pazarı) ve Coğrafi İşaretleme konularında basına çıkıp sık sık açıklama yapmasıdır.

Genel müdürün liyakatsiz olmasını geçtik, genel müdür yardımcılarını da liyakatsiz insanlardan Seçmiş Daha ileri Giderek Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan a Ailesine Hakaret içerikli paylaşım yapanları da Görevde Jet Hızıyla Yükselmiştir.

Bu nedenle,  TİGEM dünyanın en iyi sulama sistemlerine sahip olmasına rağmen kötü yönetimden dolayı sulu tarım alanlarında buğdayda dekara 324 kg  ile dokuz yılın en düşük verimi, Arpada dekara 374 kg ile dokuz yılın en düşük verimi, Tritikale de dekara 402 kg ile beş  yılın en düşük 2.verimi, Küçükbaş süt veriminde 71kg baş bir önceki yıla göre %20 ile  beş yılın en düşük verimi,   Büyükbaş süt verimi 73.790kg toplam miktar son dört yılın en düşük miktarı, Damızlık sığır satışı ile 1617 baş ile son üç yılın en düşük miktarı, Damızlık koyun satışı 17292 baş ile son üç yılın en düşük miktarı elde edildiği, bunun sonucunda,  TİGEM 2019 Faaliyet Raporuna, 2019 yıl sonu itibari ile gider gerçekleşmesi önceki  döneme göre yaklaşık %18 oranında artmış olduğu ve Kısa vadeli yükümlülük altında yer alan ticari borçlar 2018 yılına göre%33,6 oranında artarak 123.245.027 olmuş.

Başka bir ifade ile TİGEM gayet oturaklı bir şekilde batırılmaya çalışılmıştır.