EKONOMİ
Giriş Tarihi : 21-08-2020 09:49   Güncelleme : 21-08-2020 09:49

Şanlıurfa’da patlıcan, domates ve biber tarlada kaldı

Urfa’da patlıcan, domates ve biber yetiştiriciliği yapan çiftçiler, ürününü tarlada 30 kuruşa kadar düşük fiyatla satmak zorunda kalırken, satamadığını da çürümeye terk ediyor.

Şanlıurfa’da patlıcan, domates ve biber tarlada kaldı

Urfa’da binlerce insanın geçim kaynağı olan patlıcan, domates ve biber yetiştiriciliği bu yıl zarar ettiriyor. Gübre, mazot, su, ilaç ve elektrik gibi girdi maliyetlerinin artması karşısında çiftçi mahsulünü ya zararına satıyor ya da tarlada çürümeye terk ediyor. Çiftçi, patlıcanın kilosunu 30, domatesin 50 kuruşa, biberi ise 1 lira 50 kuruşa satıyor. 45 yıldır çiftçilik yaptığını belirten Remzi Ay, aynı ürünlerin batıdaki çiftçilerde daha pahalı olduğunu vurguladı. Ay, bölge çiftçisini ucuz fiyattan dolayı iflas ettiğini söyledi.

 

50 DERECE ÇALIŞIYORLAR

 

Aslen Suruç’un Saygın (Qıraqa) mahallesinden olan Şen ailesi, Urfa’nın merkez Haliliye ilçesine bağlı Göktepe (Girê işk) mahallesinde kiraladıkları 20 dönümlük araziye domates, patlıcan, biber ve kavun yetiştirip satarak geçimini sağlıyor.

 

Aile fertlerinden Mustafa Şen, 2 yıl önce 160 liraya kiraladıkları araziye su gelince kiralama bedelinin 800 liraya çıktığını, 20 dönüm araziyi 16 bin lira kira bedeli ödediklerini dile getirdi. 9 dönüm biber ektiklerini kaydeden Şen, 14 bin liraya tohum aldıklarını, tarım girdilerinin yüksek olduğunu, dolayısıyla bir kazançlarının olmadığını ifade etti. Bu yıl bölgede biberin çok fazla ekildiğini sözlerine ekleyen Şen, biberin tam olarak hasadının başlamamasına rağmen, kilogram fiyatının 1 buçuk lira olduğunu, bu şekilde satış yapılması durumunda masraflarını karşılanmayacağını belirterek, “20 dönüme 70 bin lira masraf yaptık. 8 ay boyunca emek sarf ediyoruz. 50 derecenin üstünde akşama kadar çalışıyoruz. Kazancımız yok. Bakkal ve marketçiler kazanıyor. Patlıcan 1 buçuk, biber 3 lira domatesinde 1 liraya satılması gerekiyor ki masraflarımız karşılansın. Bunun altında olursa zarar ederiz” dedi.

 

DOMATES 25 YILDIR 50 KURUŞ

 

45 yıldır çiftçilik yaptığını anlatan Remzi Ay, ailesiyle birlikte göç ettikleri Göktepe (Girê işk) mahallesinde kiraladığı 35 dönümlük araziye domates ektiğini, 25 yıldır domatesin 50 kuruşa satıldığını savundu. Batıda domatesin çiftçilerden daha pahalıya alındığını sözlerine ekleyen Ay, bölgede tarımını bitirilmeye çalışıldığını vurguladı. “45 yıldır bu işi yapıyorum hiçbir yıl kazancımız olmadı” diyen Ay, 35 dönüm domates ektiği tarlaya 93 bin lira masraf yaptığını belirterek, sattığı üründen bir kazanç sağlamadığını dile getirdi. Gelecek yıl bu işi artık yapmayacağını sözlerine ekleyen Ay, “Başka bir işim yok, ben ne işe yapacağım?” diye konuştu.

 

PATLICAN 30 KURUŞ

 

Suruç’un Karadut (Ereban) mahallesinde kiraladığı araziye patlıcan eken Fatma Taş, yaptıkları işin zahmetli ve masraflı olduğunu, 10 dönümlük tarlaya 30 bin lira masraf yaptığını, 20 gündür toplamaya başladıkları patlıcanın para etmediğini kaydetti. “Kilosunu 30 kuruşa satıyoruz. Şu an perişan durumdayız” diyen Taş, şöyle devam etti: “Patlıcan 1 liraya satılsa bile kurtarmaz. Sadece 8 bin lira ilaç parası verdik. Bu ürünü satabilelim ki borçlarımızı ödeyelim. Ama para etmiyor. Alış veriş merkezine patlıcanın kilosu 4 lira. Bu durumda yine ezilen biz oluyoruz. Böyle giderse çiftçilik yapamayız. 45 derece sıcağın altında akşama kadar çalışıyoruz. Verdiğimiz emek boşa gidiyor.”

 

BÜYÜK MARKETLER KAZANIYOR

 

Suruç’un Marut mahallesinde çiftçilik yapmaya başlayan üniversite mezunu Burak Uğur ise, kendi mesleğini yapamadığı için çiftçilik yaptığını söyledi. Patlıcanın yetiştirmesinin zahmetli oluğunu, yine çabuk hastalanabilen bir sebze olduğunu bundan dolayı da çok fazla ilaçlama yapılması gerektiğini belirten Uğur, bir dönüme işçi çalışanların yevmiyesi hariç 2 bin lira masraf yaptığının bilgisini paylaştı. Emeklerinin boşa gittiğini dile getiren Uğur, şunları söyledi: “Tarlada toplamıyoruz çürümeye bıraktık. Bir torba 1 lira. Bir torba patlıcan 6 liraya satıyoruz. Topladığımız zaman biz zarara ediyoruz. Kazancımız yok. Tüccar ve aracılar kazanıyor. Yine büyük marketler kazanıyor.”

 

MA / Barış Polat