Şener’in paylaşımında, Hasan İmamoğlu’nun bu iddiaları haberleştiren gazeteciye yönelik tehdit ve hakaret içerikli ifadeler kullandığını öne sürdü. Hasan İmamoğlu’nun, oğlunu siyasetin ve müteahhitlik sektörünün içine dahil ettiğini belirten Şener, İmamoğlu’nun geçmişte FETÖ ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir şirketle ilişkisine de dikkat çekti.

Hukuki Süreç Başlatılabilir mi?

Bu iddiaların hukuki boyutu açısından, kamuoyunu ilgilendiren bir konu olması nedeniyle haber değeri taşıdığı söylenebilir. Ancak haberin içeriğinde yer alan suçlamaların yargı kararıyla kesinleşmediği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, Şener’in iddiaları doğrultusunda Hasan İmamoğlu’nun tehdit ve hakaret içerikli ifadeleri nedeniyle yasal işlem başlatılıp başlatılmayacağı merak konusu.

Hasan İmamoğlu’ndan Açıklama Bekleniyor

Henüz Hasan İmamoğlu tarafından konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, tarafların görüşlerini paylaşmaları bekleniyor.

İMAMOĞLU’NUN KASASINA 6 MİLYON TL VE 13 DAİRELIK RÜŞVETİ ANLATTI SERBEST KALDI…

İMAMOĞLU’NUN KASASINA 6 MİLYON TL VE 13 DAİRELIK RÜŞVETİ ANLATTI SERBEST KALDI… İBB’deki yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda tutuklanan İmamoğlu ve ekibinin mağdur ettiği işadamlarından Zafer Gül, baskıdan kurtulup etkin pişmanlık kapsamında ifade vererek tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Rüşvete aracılık eden Zafer Gül, MASAK raporunda olduğu gibi 13 daireyi. İmamoğlu’nun kasası Adem Soytekin’e devrederken para transferi yapılmadığını söyledi. Gül savcıya şunları anlattı; “Mus Can İnşaat Turizm San. Ltd. Şti.’nin yetkilisi ve sahibi olan Uğur Güngör’ü tanırım. Biz 2015 Nisan ayında arsa maliki Mus Can ile hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesi imzaladık. Daha sonrasında tadilat ruhsatı almak için arsa sahibi Uğur Güngör ile belediyeye müracaat ettik. Tadilat ruhsatını alabilmek için o dönem başkan yardımcısı olan Mehmet Murat Çalık; arsa sahibi Uğur Güngör, Ali Gül ve beni Beylikdüzü Belediyesi’ne toplantıya çağırdı. Toplantıda ruhsatların süresinin dolmak üzere olduğunu ifade ederek 6.000.000 TL (Altı Milyon Türk Lirası) bedel istedi. Biz, tüm ortaklar olarak (Gül İnşaat ve Mus Can) bu bedeli ödemek istemediğimizi söyledik. ‘Bu bedeli bizden alma, bunun karşılığında ilçeye cami, sağlık ocağı, park gibi ismini de kendimizin koyacağı bir şey yapalım, bize yer tahsis et’ dedik. Yani bağış yapmayı teklif ettik. Ancak bu bedeli ödemek zorunda olduğumuzu, yoksa bu işlemi yapmayacağını ifade ederek ‘Siz gerekli ödemeyi yapın, biz bağış yaparız’ dedi. Bu şekilde yaklaşık 6.000.000 TL’lik ödemeyi yapmak zorunda kalarak Fatih Keleş adına Beylikdüzü Mermerciler Sanayi Sitesi’nde senet bonosu düzenleyip arsa sahibi Uğur Güngör ile beraber, hisseler oranında (% 42 arsa sahibi Mus Can adına Uğur Güngör; % 58 yükleniciler olarak Gül İnşaat ve Gül Kentsel) düzenleyerek Fatih Keleş’e teslim ettik. Daha sonrasında yükleniciler olarak biz ve Uğur Güngör bir kısım ödeme yaptık. Bu ödemeyi Fatih Keleş’in Beylikdüzü’ndeki Mermerciler Sitesi’ne Uğur Güngör’ün vefat eden avukatı Oğuzhan ile beraber teslim ettik. Bir kısmının ödemesini yapamadığımız için Mehmet Murat Çalık yerine daire alabileceklerini söyledi. Metrekare fiyatını onların belirlediği bir fiyattan yerine daire verdik” Zafer Gül’ün anlatımları MASAK raporu ve dosya içerisinde yer alan HTS raporları ile de doğrulandı. Raporlara göre; şikâyetçi Uğur Güngör, İmamoğlu’nun kasası Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Murat Çalık’ın HTS kayıtlarının Zafer Gül’ün anlatımlarıyla örtüştüğü tespit edildi. Başka itiraflara da hazır olun.

İddia: Hasan İmamoğlu’nun Oğluna Usulsüz Yatay Geçiş Yapıldığı Öne Sürüldü