ÖZEL HABER
Giriş Tarihi : 17-11-2020 13:25   Güncelleme : 18-11-2020 09:45

Yeni bir toprak reformu Şart

Uygur Medya Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Uygur, 1974 yılında yapılan toprak reformunun yeniden düzenlenmesi gerektiğini köşesine taşıdı.

Yeni bir toprak reformu Şart

1974 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit tarafından çıkartılan toprak reformu kanununun yeniden elden geçirilerek, toprakların gerçek sahiplerine yani toprağı işleyen çiftçilere verilmesi gerektiğini belirten Uygur Medya Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Uygur, yeni bir toprak reformunun bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğinin altını çizdi.

Uygur köşesinde şu görüşlere yer verdi; “1974 yılında çıkartılan toprak reformunun ardından Şanlıurfa’da özellikle toprakların büyük bölümünün toprak ağalarına adeta peşkeş çekildiği gözlendi. Oysaki toprak reformunun gerçek amacı, bölgede bulunan ve geçimini ziraat ile yapan çiftçilerin kendilerine ait topraklarda daha rahat ve daha verimli bir şekilde gerçekleştirmelerini sağlamaktı.

Fakat ne yazık ki durum hiçte öyle beklendiği gibi olmadı ve topraklar her zamanki gibi bölgede hüküm süren ağalar tarafından alındı ve geriye kalan çiftçilerin ise bu topraklarda tarım işçisi olarak karın tokluğuna çalışmalarının önüne geçilemedi.

Son yıllarda yine toprak kavgaları ile Şanlıurfa adından söz ettirmeye başlamış ve bunun en bariz örneğini ise yine geçtiğimiz yıllarda Siverek kırsalında yaşanan ve çok sayıda insanın öldürüldüğü bir toprak kavgasında gördük.

Türkiye’nin en çetrefilli konularının başında

M. Asım Karaömerlioğlu, bir yazısında konu hakkındaki çarpıcı görüşlerini şu şekilde sıralamıştır; “Türkiye’de Tek Parti dönemindeki toprak reformu atılımının arkasındaki nedenler ve konunun hangi Saiklerle gündeme getirildiği belki de erken Cumhuriyet tarihinin en çetrefil, açıklanması en güç konularının başında gelir. Şevket Süreyya Aydemir 1968 yılında üzerinden yıllar geçmesine rağmen İnönü dönemindeki toprak reformu atılımının nedenlerinin hâlâ anlaşılamadığını yazar.

1 Niyazi Berkes ise geçenlerde yayımlanan anılarında toprak reformu için büyük bir “kör döğüşü” nitelemesini kullanmaktadır. 2 Bugün bile 1930’lar ortalarında başlayan ve 1945 yılındaki Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (ÇTK) ile doruk noktasına ulaşan toprak reformu düşüncesinin hangi Saiklerle gündeme getirildiğini tam anlamıyla kavrayabilmiş değiliz.3 Oysa bu konu geçmişte ve günümüzde Tek Parti döneminin en çok tartışmaya yol açmış olanlarından bir tanesidir. Üstelik Cumhuriyet tarihinde siyasal sonuçları itibariyle önemli gelişmelere sebep olmuş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde ve dışında derin çatlaklar üretmiş ve nihayet bu çatlaklar nedeniyle çok partili hayata geçişe önemli bir itki sağlamıştır. 4 Dahası, toprak reformu meselesi Tek Parti rejiminin doğasını yerli yerine oturtabilmemiz için de kritik bir konu teşkil etmektedir.

Toprak reformu konusu yeterince açıklığa kavuşmamış olmasına karşın, üzerine çok şey yazılıp, çok şey söylenmiştir. Reformun hangi iktisadî Saiklerle gündeme geldiği, Türkiye tarımının ve köylülüğünün nesnel koşulları, bir toprak reformunun ne getirdiği, ya da getirebileceği çokça tartışıldı. Oysa Tek Parti yönetiminin hangi zihniyet ve siyasî gerekçelerle bir toprak reformu hedeflediği, üzerinde çok daha az durulan, ancak dönemin başat ideolojik ve siyasî niteliğini anlamamıza çok önemli ipuçları da verebilecek bir konudur.” şeklinde başlayan yazısında toprak reformunun artı v eksilerini ortaya koymuştur.

1974 toprak reformuna TBMM’den soru önergesi

Yine toprak reformu konusunda dönemin milletvekillerinin TBMM’ye vermiş oldukları soru önergesinde C.  Senatosu B: 26 8,2. 1978 O: 3 1974 yılında toprak reformunda ne yapılmıştır?   Cevabı çok basittir.   Hiç bir şey yapılmamıştır.   Sadece Urfa bölgesine militan kadrolar yerleştirilmiştir.   Sayın Ecevit Hükümeti döneminde 122 bin dönüm toprak da kamulaştırılmış;  fakat topraksız fakir çiftçiye bir karış toprak dağıtılmamıştır;   bir kooperatif kurulmamıştır,   bir çiftçiye bir kuruşluk kredi de verilmemiştir.   Yalnızca Hükümetler dönemlerinde üç beş yönetmelik çıkarılmakla yetinebilmişlerdir.  

Buna karşılık Sayın Süleyman Demirel’in Başbakan olduğu hükümetler döneminde,  geçmiş dönemin hataları tashih edilerek,  Anayasa ve kanunlara uygun vatandaşlara güven veren bir uygulama ile kanuni süresi içerisinde 1 milyon 767 bin dönüm arazi kamulaştırılmış,  1 187 aileye 178 813 dönüm de toprak dağıtılmıştır.   Sayın Süleyman Demirel’in Başbakan bulunduğu dönemde iki buçuk milyara yakın olan yatırımların 1 milyar 200 milyon lirası da gerçekleştirilmiştir.  

Urfa’nın tarımsal yerleşim ve kooperatif planlaması tamamlanmış 12 kooperatif kurularak 71 milyon lira kredi de verilmiştir.   Ayrıca 332 adet traktör ithal edilerek,  çiftçinin hizmetine de sunulmuştur.  Araştırma ve eğitim hizmetlerine gereken önem verilerek 31 konuda araştırma,   52 konuda eğitim yapılarak,   memleket sathında reform öncelikli bölgeleri tespit edilmiştir.   Ayrıca 7 reform bölgesi ilan edilmiştir,   9 bölgede araştırma ve eğitim enstitüsü müdürlükleri kurularak Hazine arazilerine sahip de çıkılmıştır.

Memleket sathında Hazine ve tarım arazilerine sahip çıkılarak 28 880 çiftçi ailesine 1 milyon 97 bin dönüm arazi kiraya verilmiştir.   483 köyde 2 milyon 624 bin dönüm arazinin mera olarak tahsisi yapılmıştır.  Ayrıca,  634 konuda 549 bin 138 dönüm arazi tarım dışına da çıkarılmıştır.  Kaba çizgilerle arz ettiğim hizmetler ile yatırımlar karşısında yine Sayın Ecevit söz dalaşı yapmaya mı devam edecektir.  Yoksa hizmete mi devam edecektir? Şimdi Sayın Ecevit’in şu sorulara cevap vermesini bekliyorum. 

1.    1757 sayılı Kanun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.   Sayın Hükümet,   Programına aldığı yuvarlak sözlerin dışında açıklık ve kesinlikle yeni Reform Kanunu için ne yapacaktır?   Sayın Demirel Hükümeti tarafından hazırlanan tasarıyı en kısa zamanda Meclislere getirip kanunun samimi olarak takipçisi olacak mıdır? 

2.    Bugüne kadar Toprak işleyenin,   su kullananındır diyen Sayın Ecevit,  yeni Kanunda bu espriyi de getirecek midir? 

3.    Urfa’da toprak ve tarım reformu uygulamasını sebepsiz yere sırf hükümet olabilme aşkına durduran Sayın Ecevit bundan sonra ne yapacaktır?  

4.    Urfa’da kamulaştırılan ve Hazine adına tescil edilen toprakları işleyenler mi kullanacak,  yoksa ortaklık Hükümetine destek olan toprak ağaları mı işleyecektir?

5.    10 Mayıs 1978 tarihine kadar kanun çıkmayacağına göre Urfa’da Hazineye mal edilen 3 milyon dönüm arazi kime ikram edilecektir.

Yeni bir toprak reformu şart

Özellikle Şanlıurfa’da yeni bir toprak reformu düzenlemesinin şart olduğu ve bununla birlikte toprakların gerçek sahipleri olan çiftçilere verilmesi ülke tarımı açısından da çok büyük önem arz etmekte, böylelikle toprak kavgalarının da önüne geçilmiş olunacak ve bölge çiftçisi rahat bir soluk alacaktır. Aynı zamanda miras dağılımı ve arazi kavgaları da bu sayede sonlandırılmış olacak, Şanlıurfa toprakları aslına uygun ülkesinin tarımına daha rahat bir şekilde katkıda bulunmuş olacaktır.