ASAYİŞ
Giriş Tarihi : 20-03-2021 15:55   Güncelleme : 20-03-2021 15:55

Şanlıurfa Barosu İstanbul Sözleşmesine İlişkin Basın Açıklaması

Avrupa Konseyinin "Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi" 2011 yılında Türkiye tarafından kabul edilmiştir. Ayrıca Türkiye İstanbul Sözleşmesini ilk imzalayan ve onaylayan ülkedir. Sözleşme, 10 ülkenin onayıyla 2014 yılında yürürlüğe girdi ve Mart 2019 itibariyle 33 devlet ve Avrupa Birliği tarafından da onaylandı. İstanbul'da imzalandığı için uluslararası camiada "İstanbul Sözleşmesi" olarak biliniyor. Sözleşme, uluslararası hukukta kadına karşı şiddetin, kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın sonuçları olduğuna vurgu yapan ilk sözleşme olma özelliğine sahiptir.

Şanlıurfa Barosu İstanbul Sözleşmesine İlişkin Basın Açıklaması

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlandı ve kadınlar için hayati öneme sahiptir. Taraf devletlerden beklenen öncelikli olarak kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak; şiddet mağduruna ve failine karşı destek politikaları oluşturmak. Sözleşme kapsamında taraf devletlerin tüm ilgili organlar, kurumlar ve örgütlerle iş birliği içerisinde olması ve koordinasyon biriminin kurulması öngörülüyor. Bunun yanında kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak da sözleşmenin amaçları arasında.Sözleşmeye göre taraf devletlerin şiddetle mücadele etmek için yeterli düzeyde mali kaynak ve insan kaynağı tahsis etmesi gerekiyor. Taraf devlet kadını korumakla yükümlüdür.

İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile feshedilmesi, yürütmenin yasamayı gaspetmesidir. İstanbul Sözleşmesi'nin 80. maddesinde taraf devletin sözleşmeden geri çekilmesine ilişkin bildirim usulü ve bildirimin ne zaman yürürlüğe gireceği ayrıca düzenlenmiştir.

Taraflardan herhangi biri, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yapacağı bir bildirimle, herhangi bir zaman bu Sözleşmeyi feshedebilir.

Sözleşmenin feshi, konuya ilişkin bildirimin Genel Sekretere ulaştırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin bitimini izleyen ayın birinci gününde yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla çok taraflı bir uluslararası anlaşma iç hukukta nasıl yürürlüğe girdiyse buna paralel bir usülle geri alınmalıdır. Bu şekilde sözleşmenin feshi mümkün değildir. İstanbul Sözleşmesi Anayasa ‘nın 90. Maddesine göre TBMM tarafından kabul edilmiş onaylanmış bir kanun niteliğinde olup, Meclis dışında kimse tek başına kararname ile o kanunu kaldıramaz. Hukuken yok hükmündedir.

Kadını koruyan uluslararası bir sözleşmenin kaldırılması başlı başına bir vehametken tamamen usule aykırı olarak Cumhurbaşkanlığı tasarrufu ile kaldırılması, yasama organının ve bir bütün olarak hukukun ve ilkelerinin hiçe sayılmasıdır. İstanbul Sözleşmesinin  bu usulle yürürlükten kaldırılması keenlemyekün olup hukuken yasa varlığını sürdürmektedir.

İstanbul Sözleşmesine karşı olmak kadına yönelik şiddete ortak olmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini yok saymak ve kadınların yaşamına, haklarına, kazanımlarına karşı olmaktır.

Şanlıurfa Barosu olarak Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile feshedilen İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmediğimizi, kadın hak ve mücadelesini savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

ŞANLIURFA BAROSU