GÜNCEL
Giriş Tarihi : 24-05-2021 18:56   Güncelleme : 24-05-2021 18:56

Yapıcıoğlu: Türkiye, Mescid-i Aksa’ya daha etkin sahip çıkmalıdır

İşgal rejiminin Mescid-i Aksa’ya karşı saldırılarının devam ettiğine dikkat çeken HÜDA PAR Genel Başkan Vekili Zekeriya Yapıcıoğlu, “Soruna kalıcı çözüm için özellikle Türkiye’nin daha etkin bir duruş sergilemesi zorunludur” dedi.

Yapıcıoğlu: Türkiye, Mescid-i Aksa’ya daha etkin sahip çıkmalıdır

HÜDA PAR Genel Başkan Vekili Zekeriya Yapıcıoğlu, yaptığı açıklamada ayrıca; turizm için yapılan kısıtlamalar, Derecik’te iki köylünün yaralanması ve ciddi sorunlar üreten ekonomi politikası gibi iç gündemin öne çıkan konularını değerlendirdi.

“Türkiye, Mescid-i Aksa’ya daha etkin sahip çıkmalıdır”

Siyonist işgal rejiminin saldırılarının devam ettiğini söyleyen Yapıcıoğlu, “İşgal rejiminin insanlık dışı saldırılarında sadece Gazze’de 66'sı çocuk, 39'u kadın 248 Filistinli kardeşimiz şehit olmuştur. Direnişin gücü karşısında yenilen ve dünya kamuoyu karşısında zelil olan siyonist işgal rejimi, tek taraflı ateşkes ilan etmek zorunda kalmıştır. Filistin halkı bir bütün olarak büyük bir zafer kazanmış olsa da siyonist rejimin fiili işgali, saldırgan tavrı ve hukuk tanımaz pervasızlığı devam etmektedir. Oluşturulan şiddet ve kaos sarmalında Filistin seçimleri iptal edilmiştir. Filistin’in bütünlüğünün tesisi, siyasal olarak gelişmesi ve Kudüs’ün özgürlüğü açısından seçimlerin yapılması hayati önemdedir.” dedi.

“Türkiye’nin daha etkin bir duruş sergilemesi zorunludur”

Türkiye’nin Mescid-i Aksa için daha etkili adımlar atması çağrısında bulunan Yapıcıoğlu, “Şu anki ateşkesin geçici olduğu unutulmamalıdır. Soruna kalıcı çözüm için özellikle Türkiye’nin daha etkin bir duruş sergilemesi zorunludur. İşgal rejimi ile yapılan ticaretin 6 milyar doları geçmesi bu anlamda ciddi bir sorun ve çelişkidir. Türkiye mahkemelerinin yargı yetkisi dikkate alınmalı ve bu mekanizma harekete geçirilmelidir. TCK’da tanımlanan ‘İnsanlığa karşı suçlar’ ve ‘Soykırım’ suçu bütün unsurları ile oluşmuştur. Hiçbir yaptırımı olmayan kınamalar yerine, somut ve etkili bir yol olan bu mekanizmanın işletilerek siyonist canilerin yargılanması tarihi, vicdani ve hukuki bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun gereği olarak Adalet Bakanlığını derhal harekete geçmeye davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Turizm için yapılan kısıtlamalar     

17 Mayıs’ta biten tam kapanma sürecinin sonunda vaka sayılarında belirgin bir azalma görüldüğüne dikkatleri çeken Yapıcıoğlu, “Daha önceki kısmi kısıtlamalar ile tam kapanma uygulamaları nedeniyle birçok sektör ağır sonuçlar ile yüz yüze kaldı. Ancak son kapanma kararının turizm sektörünün önünün açılması için alınması, diğer sektör yatırımcılarını yaralamıştır. Zira bu sektörlerin ağır bir mağduriyet yaşayacağı bilinmesine rağmen kapanmaya gidildi.  Eğitim anlamında çocuklarımızın iki yılı heba oldu. Eğitim sistemi çöktü. Turizmin eğitimden, toplum sağlığından ve diğer bütün sektörlerden daha fazla önemsenmesini tasvip etmiyoruz.

Eğitime bağlı sektörler de çöküş yaşadı. Özel eğitim kurumları bir bir kapandı. Okul kantinlerini işleten esnaf iflas etti. Okul servis hizmetlerini yürüten kişi ve şirketlerin kredi borçlarına karşılık servis araçlarına hacizler geldi.

Aynı şekilde inşaat ve bağlı sektörlerin bu süreçte yaşadığı sıkıntıları aşması hiç kolay olmayacak. Bütün bu sıkıntılar yaşanırken tedbirlerin turizm sezonuna göre ayarlanması ne kadar doğrudur? Öte taraftan insanlarımız her türlü kısıtlamaya tabi tutulurken hasta ya da temaslı olup olmadığı bilinmeyen yabancı turistler hiçbir kısıtlamaya takılmadan gezebilmektedir. Zaten ciddi anlamda düşmüş olan turizm geliri için toplumumuzun sağlığını ciddi anlamda tehlikeye atmak, büyük bir yanlıştır.” dedi.