SİYASET
Giriş Tarihi : 02-08-2021 14:41   Güncelleme : 02-08-2021 14:48

Urfalı Vekil TBMM'ye Konya'daki Olayla İlgili Soru Önergesi Verdi

Şanlıurfa milletvekili Ömer Öcalan Konya'da 7 kişilik ailenin hayatını kaybettiği olayla ilgili İç İşleri Bakanlığı tarafından yanıtlanması istemiyle araştırma ve soru önergesi sundu.

Urfalı Vekil TBMM'ye Konya'daki Olayla İlgili Soru Önergesi Verdi

Konya'da 7 kişilik ailenin komşuları tarafından silahla öldürülmesi olayı TBMM çatısı altına taşındı. HDP Şanlıurfa milletvekili Ömer Öcalan araştırma ve soru önergesinde İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu'ya hitaben sorular yöneltti.

Olayın göz göre göre geldiğini iddia eden Milletvekili Öcalan, "İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından Anayasanın 98‘inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ıncı ve 99‘uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını istiyorum " dedi.

Bakan Soylu'ya şu soruları yöneltti.

"1) Tüm başvuru ve taleplere rağmen Bakanlığınıza bağlı kolluk güçleri tarafından aile neden korunmamış, gerekli önlemler alınmamıştır?

2) Bakanlığınıza bağlı kolluk kuvvetinin görevi nedir? Koruma tedbiri kararının gereğini yapmak başka bir kamu gücüne mi aittir?

3) 12 Mayıs 2021 tarihinde yaşanan saldırıda olay yerine gelen polis kuvvetlerinin, Dedeoğlu ailesinin 60 kişilik ırkçı bir grup tarafından saldırıya uğramış ve fertlerinin ağır yaralı olmasına rağmen aileyi suçladığı ve karşı tarafın darp edildiğini iddia ettiği doğru mudur? Polis kuvvetlerinin bu tavırlarıyla saldırganları korumalarının sebebi nedir?

4) Son 15 yıldır komşuları ve komşularının akrabalarının ırkçı saldırısına uğradıkları gerek çeşitli haberler ile gerekse aile fertlerinin başvuruları ile bilinen, katledilmeden önce en son 12 Mayıs 2021 tarihinde 60 kişilik bir grup tarafından "Biz ülkücüyüz sizi burada yaşatmayacağız" denilerek taşlı, sopalı ve bıçaklı saldırıya uğrayan aileye yapılanlar hala basit bir komşu husumeti olarak nasıl açıklanmaktadır?

5) Bu katliamın, bir süredir Kürt halkına karşı devam eden ırkçı saldırıların en korkunç örneklerinden biri olduğu, esas sorumlularının içinde nefret ve tahrik dili kullanan tüm çevrelerin ve cezasızlık politikalarının olduğu açık değil midir?

6) Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve saldırıya uğrayan aile fertlerinin daha önce yapmış oldukları beyanlar ciddiye alınmaksızın yapılan açıklamalar adeta saldırganların avukatlığını yapmak, gerçeğin ortaya çıkışını engellemek değil midir? Bu ve benzeri açıklamalar yaparak gerçeği saptırmaya çalışanlar hakkında herhangi bir soruşturma açılacak mıdır?

7) Bu benzeri yaşanan ırkçı saldırılarda Bakanlığınız tarafından hızla harekete geçilerek, sorumluların tespit edilmesi, derhal gerekli işlemlerin yapılması ve ihmali olan kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılması gerekmemekte midir?

8) Bu katliamı önlemeye yönelik Bakanlığınız ve bağlı güçleri tarafından alınan herhangi bir önlem ya da yapılan herhangi bir çalışma olmuş mudur?"