ASAYİŞ
Giriş Tarihi : 14-08-2021 12:37

Terör örgütü PKK'nın ilk saldırısının acısı Şemdinli halkının yüreğindeki tazeliğini koruyor

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 37 yıl önce ilk saldırısıyla bölgenin huzur ve güvenliğine kasteden terör örgütü PKK'ya yöre halkının tepkisi dinmiyor. - Anadolu Ajansı.

Terör örgütü PKK'nın ilk saldırısının acısı Şemdinli halkının yüreğindeki tazeliğini koruyor

Hakkari

PKK'lı teröristlerin 15 Ağustos 1984 akşamı saat 21.30'da Siirt'in Eruh ve Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde gerçekleştirdiği, 2 askerin şehit olduğu, 9 asker ile 3 sivilin yaralandığı saldırının acısı aradan geçen zamana rağmen yüreklerdeki tazeliğini koruyor.

O günden bu yana ülkenin huzur ve güvenliğini bozmaya çalışan, masum insanları katleden terör örgütü PKK'ya tepkilerini dile getiren vatandaşlar, kararlılıkla yürütülen terörle mücadele çalışmalarıyla yıllar sonra kavuştukları huzurun bozulmaması için dua ediyor.

 

"Terörün izleri kalmadı"

Şemdinli Belediye Başkanı Tahir Saklı, AA muhabirine, terör örgütü PKK'nın 37 yıl önce Şemdinli ve Eruh'ta gerçekleştirdiği saldırıları kınadıklarını söyledi.

Terör örgütünün bölgede düzenlediği saldırılarda 100'lerce sivilin ve güvenlik görevlisinin şehit olduğunu aktaran Saklı, "Terör örgütü asker, sivil demeden insanları katletti. Birçok çocuğu yetim, birçok kadını dul, birçok aileyi çocuksuz bıraktı. Buralarda adeta insanlara kan kusturdu, haraca bağladı. Ellerinden gelebilecek her türlü kötülüğü yaptılar." dedi.

Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonları sonucu bölgede huzur ve güven ortamının tesis edildiğine vurgu yapan Saklı, şunları kaydetti:

"Şu anda çok şükür, bölgede huzur var, hayat var. İnsanlar artık eskisi gibi yaylalarına gidebiliyor, hayvancılık yapabiliyor, özgürce yaşayabiliyor. Şu anda bulunduğumuz Efkar tepesi geçmişte terör örgütünün saldırılar gerçekleştirdiği bir alandı. Fakat şu anda biz burayı seyir tepesine çeviriyoruz ve insanlarımız artık burada nefes alacak, huzur bulacak diye düşünüyorum. Bize bu huzur ortamını sağlayan Cumhurbaşkanımız ve güvenlik güçlerimize şükranlarımızı sunuyorum. Şu anda terörün izleri kalmadı. Rabb'im, bu güzel ülkemizin huzurunun ve güzelliğinin bozulmasına izin vermesin, üstümüzden bayrağımızı, kulaklarımızdan ezanın sesini eksik etmesin. Şemdinli iman ile vatan sevgisinin birleştiği noktadır ve bu hep böyle kalacak. Şemdinli halkı, ülkesine ve vatanına karşı sadakatini her fırsatta göstermiştir."

 

"Hafızalardan silinmeyecek kara bir leke"

Doğu Anadolu Bölgesi Gaziler ve Şehit Aileleri Federasyonu Genel Başkanı Abdurrahman Er ise 15 Ağustos'taki saldırıların bölgede hafızalardan silinmeyecek kara bir leke olduğunu ifade etti.

Terör örgütünün yıllardır bölgenin huzuruna ve refahına göz diktiğini aktaran Er, şu ifadeleri kullandı:

"Medeniyetler kenti güzel şehrinizin halen terörle anılmasından üzüntü duyuyoruz. Türkiye'de terörün en fazla tahrip ettiği ildir, Hakkari. O dönemlerde yatırımların ilimize yönelmesi engellenmiş, huzur ve güven ortamımız zedelenmiştir. Şükürler olsun ki hükümetimizin kararlı duruşu ile terör örgütü son yıllarda yapılan büyük operasyonlarla bölgeden adeta koparılmış ve yaşam alanları yok edilmiştir. Kentimiz şu an ülkemizin en huzurlu ve yatırım yapılacak en cazibeli il haline gelmiştir. Hakkari halkı olarak terörün her türlüsünü şiddetle, nefretle kınıyoruz."

"Artık çok rahat ve huzurluyuz"

Vatandaşlardan Mahmut Tekin de ilk silahlı saldırının gerçekleştirildiği günden bu yana bölge insanının büyük zorluklar yaşadığını anlattı.

O dönemde yaylalara çıkamadıkları için birçok kişinin hayvanlarını satmak ve yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kaldığını dile getiren Tekin, şöyle konuştu:

"İnsanlar yerlerinden oldu, zarar gördüler. 3-4 yıldır millet rahata kavuştu. Vatandaşlar yaylalara çıkabiliyor, 100 koyunu olmayan köyde şu anda belki bin koyun var. Herkes rahat rahat hayatını sürdürüyor. Bu yıl, yıllarca gidemediğimiz Migesav Yaylası'na çıktık. Yeniden doğmuş gibi olduk. Yanı başımızdaki Suriye'yi görüyoruz, onun için memleketimizin kıymetini bilelim. Büyük acılar yaşadık. Kimse evinde rahat değildi, kimse kimseye inanmıyordu. Öyle bir zamandan geçtik. Ama şu an çok rahatız. Her noktada üs bölgesi var. Tavşan dahi çıksa görüyorlar. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Bölgede huzur var, kimse kimseye karışmıyor."