mağdur ailelerden tutuklu yakınlarına kadar birçok kişi daha adil ve kapsayıcı bir düzenleme beklentisi içindeydi. Ancak, kamuoyunda “10’uncu Yargı Paketi” olarak bilinen son infaz düzenlemesi bu umutları boşa çıkarmış gibi görünüyor.

 

Bu hayal kırıklığını en net dile getiren isimlerden biri, Kürt siyasetinin önemli figürlerinden Ahmet Türk oldu. Mardin’de Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) tarafından düzenlenen "Umut Hakkı ve Barış" başlıklı panelde konuşan Türk, infaz paketine dair çarpıcı eleştirilerde bulundu.

 

“Hayal kırıklığı yarattı” sözleriyle değerlendirmeye başlayan Ahmet Türk, infaz düzenlemesinin toplumdaki beklentilere yanıt vermekten uzak olduğunu ifade etti. “Beklentilere cevap verecek bir süreç başlamadığı için endişelerimiz büyüdü” diyen Türk, özellikle bayram öncesinde adım atılacağı yönündeki umutların boşa çıktığını belirtti.

 

Bahçeli'nin Sözlerini Hatırlattı

Panelde dikkat çeken bir başka husus ise Türk’ün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yapılan görüşmeye dair aktardıklarıydı. Bahçeli'nin, “Siyasi hesaplar yapsaydım bu yola girmezdim. Kürt ve Türk kardeşliğini biz gerçekleştirmek zorundayız” şeklindeki ifadesini paylaşan Türk, diyalog kapılarının kapanmaması gerektiğine dikkat çekti.

 

Ancak bu tür söylemler, somut adımlarla desteklenmediği sürece kamuoyunda karşılık bulmuyor. Ahmet Türk’ün de belirttiği gibi, samimiyetin eyleme dönüşmemesi, halk nezdinde güven sorunu yaratıyor.

 

"Ayak Oyunlarıyla Mücadele Devam Edecek"

Ahmet Türk’ün konuşmasında öne çıkan bir diğer vurgu ise siyasi sürece dair umutlarını koruduğuydu. “Biz hep umuda yolculuk yaptık” diyen Türk, halkın hayallerini yıkacak hiçbir gücün olmadığını belirterek mücadele kararlılığını yineledi. Ancak bu kararlılığın her daim “ayak oyunları” ile sınandığını da açıkça dile getirdi.

 

Bu sözler, sadece Kürt siyasetiyle sınırlı bir eleştiri değil, aynı zamanda Türkiye’de hukuk sistemine, demokrasiye ve toplumsal barışa inanan herkes için bir uyarı niteliğindedir.

 

Ekim Ayına Umutla Bakılıyor

Ahmet Türk’ün de ifade ettiği gibi, beklenti artık Ekim ayında Meclis’in açılmasıyla birlikte yeni ve daha kapsayıcı bir sürecin başlaması. İnfaz paketinin yeniden ele alınması ve başta hasta tutuklular olmak üzere, cezaevlerinde yıllardır mağduriyet yaşayan birçok kesimin sesinin duyulması gerekiyor.

 

Unutulmamalıdır ki; adalet sadece mahkeme salonlarında değil, toplumun her katmanında hissedildiği zaman gerçek anlamına kavuşur. Bu nedenle infaz paketinin sadece teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda toplumsal barışa katkı sunacak bir araç olarak ele alınması gerekmektedir.