ÖZEL HABER
Giriş Tarihi : 17-12-2021 19:47   Güncelleme : 20-12-2021 12:00

Urfa'da Semazenlik Kültürü Sürdürülüyor

Şanlıurfa semazen kültürüne ev sahipliği yapıyor. Tasavvufta Mevlevi yolunun öncüsü Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin izinden giden, Mevleviliğin en dikkati çeken sembollerinden semazenlerin ritüelleri ve giyinme adapları izleyenlerde ilgi uyandırıyor.Şanlıurfa'da bu kültür yaşatılmaya devam ediyor.

Urfa'da Semazenlik Kültürü Sürdürülüyor

Semazenlerin yaşayışlarındaki üslup, kıyafet adabı ve Allah'ı zikirleri (sema ayini) ayrı ayrı güzelliklerle görsel bir şölen sunuyor. Mevlana'nın dünyaca bilinen "gel" çağrısı, Mevlevilik ve onu yaşatan semazenlerin de en büyük düsturu olarak devam ediyor.

 

Semazen Eğitmeni Mustafa Eker, semazenlik ruhunu yaşatmaya çalıştıklarını belirterek işlerini önemsediklerini ifade etti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle buruk bir dönem geçirdiklerini dile getiren Eğitmen Eker, herkesin coşkusunu kendi içinde hissetmesi gerektiğini vurguladı. Özçakıl, "Gönlümüz ve kalbimiz tüm Mevlana dostlarıyla beraber. Eminim ki Mevlana dostları da bu anı manevi olarak yaşayacaklar. Bu yıl yalnız olmanın mahzunluğunu yaşıyoruz. Bu vesileyle Mevlana Hazretleri'nin diyarından tüm insanlığa sevgi ve muhabbetlerimizi gönderiyoruz." diye konuştu.

"Sema Ayin-i Şerifi" Mevleviliğin felsefesini yansıtıyor

Özel törenlerde icra edilen sema ayini, Mevleviliğin temel felsefesini yansıtan önemli sembolleri içeriyor. Sema genel olarak, kainatın oluşumunu, insanın alemde dirilişini, Allah'a olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip "insan-ı kamil"e doğru yönelişini ifade ediyor.

Asırlardır Mevlevi dervişlerince icra edilen ayinlerde semazenlerin giydiği kıyafetler de bu felsefenin önemli sembolleri arasında yer alıyor. Hazreti Mevlana, kainatta canlı ve cansız tüm varlıkların bir dönüş içinde olduğunu ve bu dönüşün başı boş değil, Cenabıhakk'ı zikrederek yapıldığını düşünerek, bu coşku ile sema ediyor.

Günümüze kadar Mevlevi zikri olarak süregelen sema, Cenabıhakk'a ulaşma gayesinin aracı olarak görülüyor.

Giyinme adabına göre bütün kıyafetler öpülüyor

Semazenler, semaya başlamadan önce kıyafetlerini titiz bir sıralamaya göre ve huşu içerisinde giyiyor. Semazenler öncelikle "mest" adı verilen yumuşak deri ayakkabıları öperek ayaklarına giyiyor. Ardından, "tennure" adı verilen kolsuz gömlek yine öpülerek, tek defada dıştan içeri doğru giyiliyor. "Tığbent" adıyla anılan kuşak ise tennureyi sararak, pileler oluşturuyor.

Bu işlemden sonra "Elif-namet" denilen siyah kuşak öpülerek bağlanıyor. "Destegül" adı verilen dış gömlek giyindikten sonra, siyah cübbe omza giyiliyor. Son olarak da "sikke" adlı başlık, kıyafeti tamamlıyor.

Kıyafetlerin tamamının öpülmesinin altında, kainattaki canlı ve cansız, insana hizmet eden her şeye değer verilmesi anlayışı bulunuyor.

Şanlıurfalı Semazen Eğitmeni Mustafa Eker bu geleneği elinden geldiğince yaşatmaya devam edeceğini dile getirdi.