Bu yazıyı kaleme alırken, bir gazeteci olmanın yanı sıra bir anne, bir vatandaş, bir eğitim gönüllüsü olarak içim yanıyor. Çünkü bu iddialar sadece adil olmayan bir sınavı değil, Türkiye'nin yarınlarına vurulan kara bir lekeyi temsil ediyor.

Sorulması Gereken İlk Soru: Bu Nasıl Mümkün Oldu?
Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamakla yükümlü olan Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumlar, böylesine kritik bir sınavda güvenlik zafiyeti yaşanmasına nasıl göz yumdu?
Sorular nasıl sızdırıldı?
Kimler bu sisteme sızmayı başardı?
Ve en önemlisi; bu 29 kişinin kimler tarafından korunduğu ya da görmezden gelindiği…

“Sadece 29 Kişi” Diyerek Geçiştirilemez
Soruşturma açıldı diye kamuoyu rahatlatılamaz. Bu olay derinlemesine incelenmeli, bütün bağlantılar açığa çıkarılmalı ve kimse korunmamalıdır.
Bu ülkenin çocukları, birkaç hırslı ve vicdansız insanın kurbanı olamaz!

Eğer bir çocuk, hak etmediği bir okula şaibe yoluyla girerse; gerçekten çalışan, gece gündüz emek veren onca öğrenci haksızlığa uğramış olur. Bu sadece bir sınav mağduriyeti değil, toplumsal adaleti sarsan bir durumdur.

LGS Sadece Bir Sınav Değildir
Bu sınav, bir çocuğun liseye geçiş kapısıdır ama aynı zamanda emek, alın teri, sabır ve inancın da sınavıdır. Bir anne babanın, çocuğunun başında sabaha kadar dua ederek beklediği gecelerin karşılığıdır.
LGS'de adalet olmazsa, eğitimde güven kalmaz. Güven kalmazsa, toplumda umut kalmaz.

Soruşturmalar Sonuna Kadar Götürülmeli
Bugün 29 kişi deniyor. Yarın bu sayı artarsa şaşırmayalım. Bu tür olaylarda asıl mesele, kökünü kurutmaktır. Sadece failleri değil, göz yumanları da ortaya çıkarmaktır.
Kimse 'birkaç kişiyle sınırlı' diyerek bu skandalı küçümsememeli. Bu olayda ihmali olan herkes, en üstten en alta kadar yargı önünde hesap vermelidir.

Bu Olayların Gölgesinde Sınav Sonuçları Ne Kadar Geçerli?
Sınav sonuçları açıklandı. Ama artık o sonuçlara kim ne kadar güvenebilir?
Başarılı olan bir öğrenciye bile “Acaba gerçekten hak etti mi?” diye baktıracak bir şüphe ortamı oluştu.
Bu, en büyük zararı hak eden çocuklara verir. Çünkü başarılarının gölgelenmesi, motivasyonlarını ve inançlarını sarsar.

Ailelerin ve Öğrencilerin Yanındayız
Bu yazı vesilesiyle tüm ailelere, sınava giren öğrencilere şunu söylemek istiyorum:
Sizin emeğiniz değerlidir. Siz dürüstçe çalıştınız ve alnınızın teriyle bir yere gelmeye çalışıyorsunuz. Birkaç ahlaksız insan yüzünden geleceğinizin kararmasına izin vermemeliyiz.
Adaletin yerini bulması için hep birlikte ses çıkarmalı, sorumlulardan hesap sorulması için takipçi olmalıyız.

Milli Eğitim Bakanlığı’na Çağrımızdır
Sayın Bakan’a ve tüm yetkililere çağrımız nettir:
Bu olayı örtbas etmeyin, üzerini kapatmayın. Aksine tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarın. Eğitim sistemine olan güveni tekrar tesis etmenin yolu, bu skandala karşı kararlı duruştan geçer.

Türkiye'nin çocukları adalet istiyor. Onlar için susmayacağız. Onlar için yazacağız. Çünkü eğitimde adalet yoksa, gelecek de yoktur!