Peki bu insanlara, hem de görevleri başındayken, bir hastanenin acil servisinde saldırmak nedir?

Hangi öfke, hangi nefret, hangi vicdansızlık; bir doktoru ve güvenlik görevlisini bıçaklamayı meşru gösterebilir?

 

Dün akşam saat 18.00 sularında Balıklıgöl Devlet Hastanesi'nde yaşanan olay, hepimizi derinden sarstı.

Acil serviste görev yapan Doktor İsmail Aydoğdu ve bir özel güvenlik görevlisi, kimliği tespit edilen bir şahsın saldırısına uğradı. Saldırgan, yanında getirdiği kesici aletle iki sağlık çalışanını yaralayarak olay yerinden kaçtı. Neyse ki emniyet güçlerimiz hızlıca harekete geçti ve şüpheli İ.H.K. kısa süre içerisinde suç aletiyle birlikte yakalandı.

 

Yaralı sağlık çalışanlarımızın hayati tehlikesinin bulunmaması içimizi bir nebze olsun rahatlatsa da, yaşanan bu vahim olay asla hafife alınmamalı.

 

Artık sormalıyız:

Bir hastanede, doktorun güvenli olmadığı bir ülkede kim güvende olabilir?

İnsanların canını kurtarmaya çalışan bir hekime saldırmak hangi zihniyetin ürünüdür?

Toplum olarak nerede hata yaptık ki, öfkesini bastıramayan insanlar ellerine bıçak alıp hastane bastı?

 

Bu olay münferit değildir.

Sağlıkta şiddet her geçen gün artıyor. Sağlık emekçileri korku içinde görev yapıyor.

Bunun adı artık bireysel öfke değil, sistemsel bir güvenlik zafiyetidir.

 

Bizler, bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Doktor İsmail Aydoğdu’ya ve görevini layıkıyla yapan güvenlik personeline geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz.

 

Ama yetmez.

 

Bu ülkede, hastaneye giren her bireyin silah, bıçak ya da kesici aletle içeri girmesini engelleyen güçlü bir sistem kurulmalıdır.

Saldırganlara verilen cezalar caydırıcı olmalı, tutuklamalar ve mahkeme süreçleri göstermelik değil, adil ve net olmalıdır.

Sağlık çalışanları, yalnızca hastalarla değil, artık potansiyel saldırganlarla da baş etmeye çalışıyor. Bu kabul edilemez.

 

Bir daha doktorların, hemşirelerin, güvenlik personelinin ve sağlık emekçilerinin böyle bir tabloyla karşılaşmaması için herkes elini taşın altına koymalıdır.

 

Çünkü unutmayın:

Bugün sessiz kalınan her saldırı, yarının daha büyük acılarına davetiye çıkarır.