GÜNCEL
Giriş Tarihi : 15-05-2022 12:30

Görme engeline rağmen engelli üniversite öğrencilerine rehber oluyor

Küçük yaşta yatılı okulda başlayan eğitim hayatını, tarih bölümünü dereceyle bitiren doğuştan görme engelli Yıldırım, çalıştığı Medipol Üniversitesinde engelli öğrencilerin eğitim süreçlerini daha kolay tamamlamaları için yol gösterici oluyor

Görme engeline rağmen engelli üniversite öğrencilerine rehber oluyor
İstanbul

Doğuştan görme engelli 27 yaşındaki Bahar Yıldırım'ın, görme engelliler yatılı okulunda 6 yaşında başlayan hayat mücadelesi ve azmi sayesinde elde ettiği başarılar, engelleri aşmakta zorlananlara ilham veriyor.

Muşlu yedi çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Bahar Yıldırım'ın görme engeli, bebekken güneşe bakamadığı fark edilince anlaşıldı. Yıldırım ailesi ilk başlarda bu durumu kabullenemese de daha sonra kızlarının geleceği için neler yapabileceklerini düşündü.

Okul çağına geldiğinde babası ve dedesi tarafından Gaziantep'teki Görme Engelli Okulu'na yatılı olarak verilen Bahar için zorlu ama onu hayata karşı güçlendiren bir dönem başladı.

Bugün Medipol Üniversitesinin engelli öğrencilere yönelik Engelsiz Medipol biriminde görev yapan Bahar Yıldırım, engelleri aşmakta zorlananlara örnek olacak hayat hikayesini, Engelliler Haftası dolayısıyla AA muhabirine anlattı.

Görme Engelli Okulu'na yazdırılmasına birçok kişinin "Görme engelli birinin okulda ne işi var? Hele kız çocuğu niye okusun ki zaten görme engelli, okuyup da ne olacak ki?" diyerek tepki gösterdiğini ifade eden Yıldırım, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:

"Ama ailem bu tür seslere kulak tıkayıp beni okula gönderdi. Okula gittiğimde 6 yaşındaydım. Evde sürekli Kürtçe konuşulduğu için Türkçe bilmiyordum. Çok zorlu bir süreçti benim için. Çocuğum daha... Kaşık ağza nasıl götürülür bilmiyorum ama okula başladım. İki ay içinde Türkçe öğrendim. Uyum sağladım, kendi işlerimi kendim görmeye başladım. Düşünün, 6 yaşında bir çocuk kendi kıyafetlerini kendisi yıkıyor. Oradaki bütün arkadaşlarım görme engelli olduğu için birbirimize aile olduk. Arkadaştan çok birbirimizin annesi, babası olduk. Hiç görmeyen arkadaşlarımız vardı, onlara destek olurduk. Biz, birbirimizi büyütmek durumunda kaldık. 9 yıl bu okulda okudum."

Ardından kazandığı Anadolu lisesinde ilk defa engelli olmayan insanlarla bir araya geldiğini ve zorlu bir alışma süreci yaşadığını belirten Yıldırım, "İnsanlar 'Sen nasıl görüyorsun?', 'Nasıl ders yapacaksın?' diyordu. Ben sürekli kendimi kanıtlamak zorundaydım. Yapabileceğimi görsünler istiyordum. Beni dışlamasınlar istiyordum. Bir, iki yıl zor oldu, sonra kendimi kanıtladım. Okulumu başarıyla bitirdim." dedi.

Lisenin ardından Diyarbakır Dicle Üniversitesinde Tarih Bölümü'nü kazandığını anlatan Yıldırım, kaldığı yurdun yönetiminin "Yolda giderken başına bir şey gelecek, araba çarpacak. Biz senin sorumluluğunu alamayız." dediğini ancak yurt yönetimini yapabileceğine ikna ettiğini söyledi.

Tarih bölümünü ikincilikle bitirdi

Tarih bölümünü de ikincilikle bitirdiğini, bu süreçte arkadaşlarının kendisine çok destek olduğunu aktaran Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

"Üniversitede belli bir süre tamamen kör oldum. Sonra kornea nakli oldum. Bu süreçten sonra çok sıkıntı çektim ama başardım. Formasyon eğitimi de aldım. Ancak atanamadım. Mezun olduktan sonra memlekete, köye döndüm. Psikolojik olarak çöktüğüm bir dönemdeyken Medipol Üniversitesine başvurdum. Çağrı merkezinde işe başlayacaktım ama buradaki hocamız, 'Senin farklı bir şeyler yapman gerekir, yetenekli birine benziyorsun. Engellilik alanında bilgin varsa, engelli öğrenci birimimize geç.' dedi. 2019'da işe başladığımda daha tecrübesizdim. Birimi geliştirmek için uğraştık. Engelsiz Medipol oldu orası. Birim adına bir ekip oluşturduk. Ofis sorumlumuz, 2 engelli uzmanımız var ve ofisimizin başkanı rektör hocamız.

İlk başlarda engelli öğrencilerin sayısı çok düşüktü çünkü insanlar engelli olduklarını söylemek istemiyorlardı. Böyle bir birimden haberdar da değillerdi. Biz ekip olarak birimi büyüttük. Şimdi öğrenci sayımız yükseldi. 100'e yakın öğrencimiz var. Onlar için partner öğrenci uygulamamız var. Ders partneri uygulamamız var. Engelli öğrencimizin, kendi sınıfından seçtiği bir öğrenci 15 saat boyunca derslerinde eşlik ediyor. Notlarını tutuyor. Ses kaydı yapıyor, kitap okuyor. Bunun karşılığında okulumuz tarafından ücret alıyor. Sosyal partner uygulamamızda ise bağımsız hareketi olmayan öğrenciler bizden talep ettiklerinde, sosyal partner sağlıyoruz. Bu sosyal partnerler, engelli öğrencilerimize üniversitedeki sosyal alanlara, dersliklere giderken yardım ediyor. Durağa bırakıyor. Ayrıca elini kullanamayan ve işitme kaybı olan öğrencilerimiz için not tutucu asistanımız var. Bir de sesli kütüphane projemiz var, engelli öğrencilerimizin kaynaklara ulaşabilmesi için."

"Yapamam dediğim noktalar oldu ama asla vazgeçmedim"

Bahar Yıldırım, kadın olmanın belli noktalarda güç, görme engelli kadın olmanın ise daha güç olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu algıyı yıkmak bizim elimizde. Eğer ben susup, içime kapansaydım toplum da beni böyle kabul edecekti. Toplum da gelişmek için değişmek için uğraşmayacaktı. Ama biz engelli arkadaşlarımızla beraber başarırsak, toplumun algısını yıkmak bizim elimizde. Toplumun kendi kendine yapabileceği bir şey yok. İnsanlara kendimizi kabullendirmemiz bizim elimizde. Buraya geldiğimde çalışma arkadaşlarımın çoğu ilk defa görme engelli birisiyle çalıştılar. Hepsi ile o kadar güzel bir ilişkimiz var ki. Herkes diyor ki 'Senin enerjini, pozitifliğini çok seviyoruz.' Ama bunu ben kabullendirdim. Tabii ki yapamam dediğim noktalar oldu ama asla vazgeçmedim. Her şey insanın kendi kafasında bitiyor. Hayatta yere düştüğüm noktalar oldu. Her kötü bir şey yaşadığımda daha çok güçlendim. Çünkü 'Bunun daha kötüsü olabilir.' dedim. İnat ettim hayata karşı. 'Yolun sonunda ne olursa olsun yapacağım.' dedim ve başardım."

"Sen kendini nerede görürsen karşındaki de seni orada görür"

Yüksek lisans yapmak, akademisyen olmak ve güçlü, başarmış bir kadın olarak insanların karşısına çıkmak, engelli kimliğiyle değil, akademisyen kimliğiyle göz önünde bulunmak istediğini dile getiren Yıldırım, üniversite okuyan tek kız çocuğu olduğu için ailesinin kendisiyle gurur duyduğunu söyledi.

Engellilere, "Hayatta çoğu zaman zorluklarla karşılaşacaksınız ama vazgeçmeyin." diye seslenen Bahar Yıldırım, "Sadece engelli insanlar zorluklarla karşılaşmıyor. Normal insanlar da zorluklarla karşılaşıyor. Teknoloji gelişti, insanlar daha çok bilinçli, toplum gelişiyor, siz kendinizi geliştirdiğiniz zaman insanlar da size uyum sağlıyor. Sen kendini nerede görürsen karşındaki de seni orada görür. Engelli bireyler asla pes etmesinler, beni örnek alsınlar. Ben başardıysam herkes başarır çünkü çok zor bir noktadan bugünlere geldim." ifadelerini kullandı.

UYGUR MEDYA GURUBU UYGUR MEDYA GURUBU