WWW.URFADABUGUN.COM,Urfa’da bugün,Urfa'nın Kültürü,Şanlıurfa Turizmi,Tarihi Şanlıurfa,Urfa Kültür Sanat
WWW.URFADABUGUN.COM,Urfa’da bugün,Urfa'nın Kültürü,Şanlıurfa Turizmi,Tarihi Şanlıurfa,Urfa Kültür Sanat
GÜNCEL

Ayahuasca tartışması: “Doğal” olması hukuki niteliğini değiştirmiyor

Sümeyye Yalçın, 11 Nisan (Hibya) - Avukat Mehmet Mert Sezgen, ayahuasca kullanımına ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunarak söz konusu maddenin “bitkisel” ya da “geleneksel” olarak tanımlanmasının ceza hukuku açısından bir farklılık yaratmadığını belirtti.

Ayahuasca tartışması: “Doğal” olması hukuki niteliğini değiştirmiyor
Paylaş:

Sümeyye Yalçın, 11 Nisan (Hibya) - Avukat Mehmet Mert Sezgen, ayahuasca kullanımına ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunarak söz konusu maddenin “bitkisel” ya da “geleneksel” olarak tanımlanmasının ceza hukuku açısından bir farklılık yaratmadığını belirtti. Sezgen, ayahuascanın hukuken uyuşturucu kapsamında değerlendirildiğini vurguladı.

Sezgen, “Ayahuasca gerçekten masum bir bitkisel karışım mı, yoksa hukuken uyuşturucu mu sayılır? Cevap net, hukuken uyuşturucu kapsamındadır” ifadelerini kullanarak değerlendirmesine başladı. Bu durumun temel nedeninin, ayahuascanın etkisini sağlayan DMT maddesinin 1971 tarihli uluslararası sözleşmeler kapsamında en ağır kategori olan Cetvel 1'de yer alması olduğunu kaydetti.

Ceza hukukunun maddelerin isimlerinden ziyade, etkilerine odaklandığını belirten Sezgen, “Mahkeme tek bir şeye bakar, içeriğinde yasaklı psikotrop madde var mı? Varsa, tartışma kapanır” dedi. “Doğal”, “bitkisel” ya da “geleneksel” gibi ifadelerin hukuki sonucu değiştirmediğini ifade eden Sezgen, Türk Ceza Kanununun da bu noktada “etki esaslı” bir sistem benimsediğini dile getirdi.

Avukat Mehmet Mert Sezgen, kanunda maddelerin tek tek sayılmadığını, aynı etkiyi doğuran yeni ya da farklı isimlerle sunulan maddelerin de doğrudan kapsam içine alındığını belirterek, ayahuascanın da bu nedenle Türk Ceza Kanunu 188. ve 191. madde kapsamında değerlendirildiğini söyledi.

Açıklamasında, yalnızca kullanımın değil, söylemlerin de hukuki sonuç doğurabileceğine dikkati çeken Av. Sezgen, “Bir kişi sadece konuştuğu için ceza alabilir mi? İlk bakışta cevap ‘hayır’ gibi gelir. Ama mesele bu kadar basit değildir” ifadelerini kullandı. Türk Ceza Kanunu 190. madde kapsamında uyuşturucuya özendirme suçunun düzenlendiğini hatırlatan Sezgen, bu suçun oluşması için maddenin kullanılması ya da bulundurulmasının gerekmediğini belirtti.

Sezgen, “Sadece kamuya açık şekilde yaptığınız açıklama yeterlidir” diyerek, değerlendirmede asıl kriterin “kullandı mı?” sorusu değil, “kitlelere ne anlattı?” sorusu olduğunu ifade etti. Bilgilendirmeyle özendirme arasındaki sınırın her zaman net olmadığını vurgulayan Sezgen, özellikle “şifa veriyor”, “farkındalık açıyor” ya da “herkesin deneyimlemesi gerekir” gibi ifadelerin risk taşıdığını söyledi.

Savcılık makamının bu tür söylemleri toplumda kullanım eğilimi oluşturup oluşturmadığı açısından değerlendirdiğini belirten Sezgen, “Cevap evetse, ifade özgürlüğü tartışması biter, ceza hukuku başlar” diyerek sözlerini tamamladı.

Hibya Haber Ajansı

Bu haber WWW.URFADABUGUN.COM,Urfa’da bugün,Urfa'nın Kültürü,Şanlıurfa Turizmi,Tarihi Şanlıurfa,Urfa Kültür Sanat tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

GÜNCEL Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.