Xi, görev süresinde yerli halkla "birlikte zorluk çekti, birlikte yaşadı, birlikte emek verdi" ve bu topraklara büyük bir özveri ile gönülden bağlılık sergiledi.

Xi, bu dönemi anımsarken şunları söyledi: "1982'de merkezi kurumlardan ayrılıp yeniden tabanda, halkla beraber çalışmayı bizzat talep ettim. Annemi ve babamı sever gibi halkı seveceğimi söyledim." Xi, edindiği en önemli deneyimin şu olduğunu belirtti: "En zor zamanlarda en büyük dayanak halk kitleleridir. Birincisi, en çok ihtiyaç duyduğunda elini uzatıp yardım ederler; ikincisi, sana insanın nasıl olması ve nasıl iş yapılması gerektiğini öğretip ufkunu genişletirler; üçüncüsü ise yılmadan ve zorluklara göğüslenerek çalışmayı gösterirler."

Yıllar geçti, ilk hedefi değişmedi

1 Temmuz 2016'da Çin Komünist Partisi'nin kuruluşunun 95. yıl dönümünü kutlama töreninde ÇKP Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping, parti üyelerinin ve kadrolarının "halka karşı duyulan saf ve içten sevgiyi sonsuza dek koruması" gerektiğini vurguladı. Bu söz, onun bugüne uzanan yolculuğunun gerçek bir yansımasıdır.

Yerel yönetimden merkeze, partinin Liangjiahe köyü komitesinin sekreterliğinden ÇKP Merkez Komitesi Genel Sekreterliğine uzanan süreçte Xi Jinping, halkı her zaman kalbinin en yüce yerine koyarak "her şey halkın mutluluğu için" verdiği ağır vaadi somut eylemlerle hayata geçirdi.

ÇKP 18. Ulusal Kongresi’nin düzenlenmesinin ardından Xi Jinping dağları ve nehirleri aşıp yoksulluğun en yoğun yaşandığı 14 kırsal bölgenin tamamını ziyaret etti; yoksulluğun azaltılması çalışmalarını 50'den fazla kez yerinde inceledi. "Gerçek yoksulluğu yerinde görmek" gerektiğini vurgulayıp "gerçek anlamda yoksulluktan kurtulma" hedefini kesin bir zorunluluk olarak ortaya koydu ve bu tarihsel sorumluluğu kararlılıkla omuzlarına aldı.

Halka duyulan en derin sevgi; en ağır taahhütlere, en katı tedbirlere ve en büyük yatırımlara döndüren Xi, Çin topraklarında görkemli bir yoksullukla mücadele operasyonunu başlattı. Merkezde Xi Jinping’in bulunduğu ÇKP Merkez Komitesi'nin güçlü liderliğinde Çin, yaklaşık 100 milyon insanı yoksulluktan kurtardı; orta halli refah toplumu inşasını tamamladı; dünyanın en büyük eğitim sistemini, sosyal sigorta sistemini, sağlık sistemini ve kentsel konut sistemini kurdu. Halkın yaşam seviyesi kayda değer biçimde iyileşti.

"15. Beş Yıllık Plan" taslağı incelendiğinde, halkın gönencinin merkezi bir konuma yerleştirildiği görülmektedir. Beş alandaki 20 temel gösterge arasında halk refahına ilişkin göstergeler 7 adet olup toplam göstergelerin üçte birinden fazlasını oluşturmaktadır. İstihdam, gelir, eğitim, sağlık ile yaşlı ve çocuk bakımı gibi alanlara odaklanan bu göstergeler, "Çin tarzı modernleşmede halkın refahının önceliği" değer anlayışını somut biçimde yansıtmaktadır.

2026, "15. Beş Yıllık Plan"ın başlangıç yılı ve ÇKP’nin kuruluşunun 105. yıldönümüdür. Xi Jinping, ocak ayında, parti üyesi ve kadro kitlesinin doğru bir yönetim performansı anlayışını benimseyip yaşama geçirmeye çağırdı: "Halk için başarılı yönetim performansı gösterin, fiili eylemle başarıları ortaya koyun"; "Uygulama ve tarihin sınavından geçen, halkı gerçekten mutlu kılan ve halk tarafından benimsenen başarılar yaratın."dedi.

Kararlı bir özveriyle halka hizmet etmek ve halkın refahına katkı sunmak, Xi Jinping'in doğru yönetim performansı anlayışının belirgin bir özelliğidir.

Xi, "Bu denli büyük bir ülkenin sorumluluğu son derece ağır, işi son derece güçtür. Ben kendimi yok sayarak halka karşı sorumluluğumu eksiksiz yerine getireceğim. Çin'in kalkınmasına adanarak, 'benliksiz' bir duruma ulaşmak istiyorum."diye söyledi.

Hibya Haber Ajansı