Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın 19 Haziran’da İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında imzalanmasının beklendiği belirtilirken, küresel piyasaların odağında anlaşma süreci ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı olduğu ifade edildi.
Raporda, İsviçre Dışişleri Bakanlığı'nın imza törenini doğruladığı, törende ABD adına Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran adına Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın yer alacağı aktarıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmanın en önemli unsurunun İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu vurguladığı, bu konuda taviz verilmeyeceğini söylediği kaydedildi.
Mutabakat sürecine rağmen bölgedeki gerilimin sürdüğüne dikkat çekilen değerlendirmede, İran’ın İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi halinde sert karşılık verileceği yönündeki açıklamalarına yer verildi. Trump’ın da İsrail’in Beyrut saldırısını eleştirerek daha sorumlu davranılması gerektiğini ifade ettiği belirtildi.
Trive Yatırım, ABD-İran anlaşma taslağında kalıcı ateşkes, yaptırımların kaldırılması, ABD askerlerinin 30 gün içinde çekilmesi ve İran’ın nükleer silah geliştirmeme taahhüdü gibi maddelerin bulunduğunu aktarırken, İran petrolü ve petrokimya ürünlerinin ihracatına yönelik muafiyetlerin de gündemde olduğunu bildirdi. Nihai anlaşmaya kadar sürecek 60 günlük müzakere döneminde nükleer program ve yaptırımların kaldırılmasının ele alınacağı ifade edildi.
Anlaşma beklentilerinin enerji piyasalarına yansıdığı belirtilen raporda, Brent petrolün dört günde yaklaşık yüzde 15 değer kaybederek 80 doların altına gerilediği ve son üç ayın en düşük seviyelerine yaklaştığı kaydedildi. Taslak metinde Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişinin sağlanması ve bazı ABD kısıtlamalarının kaldırılmasının öngörüldüğü aktarıldı.
Fed cephesinde ise piyasaların Kevin Warsh başkanlığındaki ilk FOMC toplantısına odaklandığı belirtildi. Faizlerde değişiklik beklenmemesine rağmen, Warsh’ın enflasyon görünümü ve faiz patikasına ilişkin mesajlarının piyasaların yönü açısından belirleyici olacağı ifade edildi. Raporda, ekonomik projeksiyonlarda enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesinin ve faiz indirim beklentilerinin ötelenmesinin gündeme gelebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Tahvil piyasalarında ise ateşkes beklentilerine rağmen getirilerin yüksek seviyelerini koruduğu belirtilirken, yatırımcıların enflasyon risklerinden çok büyüme görünümü ve uzun vadeli faiz beklentilerine odaklandığı aktarıldı. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık yarım puan yükseldiği ifade edildi.
Çin tarafında Merkez Bankası'nın yuanın uluslararası kullanımını artırmak amacıyla yabancı merkez bankaları ve devlet fonlarına yönelik yeni likidite araçları açıkladığı belirtilirken, dijital yuanın ve sınır ötesi ödeme sistemlerinin kullanımının genişletilmesine yönelik adımların sürdüğü kaydedildi.
Japonya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde ise mayıs ayında ihracatın yıllık bazda yüzde 17 artışla son yılların en güçlü performanslarından birini sergilediği, yarı iletken ve otomotiv sektörlerinin büyümeye katkı sağladığı ifade edildi. Buna karşın Orta Doğu’ya yapılan ihracatta ve petrol ithalatında belirgin düşüş yaşandığı aktarıldı.
G7 Liderler Zirvesi’nde ise Rusya’ya yönelik yaptırımların enerji sektörünü de kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunda uzlaşı sağlandığı belirtilirken, Ukrayna’ya ilave savunma desteği verilmesinin de kararlaştırıldığı kaydedildi. Liderlerin ayrıca İran’ın nükleer silah edinmesine karşı ortak tutumlarını yineledikleri ifade edildi.
Değerlendirmede, küresel piyasalarda yönün ABD-İran mutabakatının nihai şekli ile Fed Başkanı Kevin Warsh’ın vereceği mesajlar tarafından belirleneceği, petrol fiyatlarındaki gerilemenin ise piyasalara destek vermeyi sürdürdüğü vurgulandı.
Hibya Haber Ajansı

