Yazmacı, Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı raporun Türkiye’nin egemenlik haklarını sorguladığını, bağımsız yargısını hedef aldığını ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerindeki olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığını belirterek, “Bu rapor gerçeği değil, ön yargıyı yansıtıyor. Türkiye’nin milli iradesine ve hukuk sistemine yönelik bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

Raporda Türkiye’nin terörle mücadelesinin görmezden gelindiğini dile getiren Yazmacı, “Terörsüz Türkiye hedefini baltalamaya çalışan, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki meşru haklarımızı yok sayan bu metin, yapıcı diyalogdan uzak siyasi bir yaklaşımın ürünüdür” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın insan hakları ve demokrasi konusunda çifte standart uyguladığını savunan Yazmacı, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, Avrupa ülkelerinin bu konuda sessiz kaldığını söyledi. Yazmacı, “Bu raporu hazırlayanların bize insan hakları ve demokrasi dersi verme lüksü ve meşruiyeti yoktur. İnsan hakları konusunda üstenci tavır sergileyenlerin önce kendi sicillerine bakmaları gerekir” dedi.

Bosna, Myanmar, Filistin, Suriye, Afganistan, Irak, Mısır ve Somali’de yaşanan insani krizlerde Avrupa’nın yeterli duyarlılığı göstermediğini öne süren Yazmacı, Gazze’de binlerce masum çocuğun hayatını kaybetmesine karşı sergilenen tutumun vicdanları yaraladığını ifade etti.

Avrupa’da yükselen yabancı düşmanlığı, aşırı sağ hareketler ve göçmenlere yönelik uygulamalara da değinen Yazmacı, kendi iç sorunlarıyla yüzleşmeyen çevrelerin başka ülkelere demokrasi ve insan hakları dersi vermesinin samimiyetle bağdaşmadığını söyledi.

Türkiye’nin kritik dönemlerde Avrupa tarafından stratejik ortak olarak görüldüğünü hatırlatan Yazmacı, göç krizi, enerji güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz’deki gelişmeler söz konusu olduğunda Avrupa’nın Türkiye’nin önemini yeniden hatırladığını belirtti.

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini karşılıklı saygı ve ortak çıkar temelinde geliştirmeye devam edeceğini vurgulayan Yazmacı, “Ancak hiç kimse Türkiye’nin bağımsız yargısına, egemenlik haklarına ve milli iradesine yön vermeye kalkamaz” dedi.

Adalet Bakanı Gürlek’e Destek

Basın toplantısında Akın Gürlek hakkında yapılan eleştirilere de değinen Yazmacı, bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülen hukuki süreçlerin çarpıtıldığını savundu.

Yazmacı, “Sayın Bakanımız Akın Gürlek’i yaptırım tehditleri ve mesnetsiz ithamlarla hedef alan yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir. Hiçbir dış merci, Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı organlarına müdahale etme yetkisine sahip değildir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de mazlumların yanında olmaya devam edeceğini belirten Yazmacı, dış müdahale girişimlerine karşı milli iradeden alınan güçle yoluna devam edeceğini sözlerine ekledi.

Haber: İbrahim Uygur