Numan Kurtulmuş, NATO Parlamenter Zirvesi’nin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmasında küresel sistemde yaşanan dönüşüme dikkat çeken Kurtulmuş, NATO’nun geleceği, uluslararası güvenlik mimarisi ve diplomasi vurgusu yaptı.
Kurtulmuş konuşmasında, zirvenin kurumsallaşmasının önemine değinerek, “Ümit ederim ki önümüzdeki dönemde kalıcı bir hale gelmesi mümkün olur. Üçüncüsü yapıldıktan sonra artık gelenekselleşmiş anlamına gelir. NATO üyesi ülkelerin parlamentolarının farklı fikirlerinin müzakere edildiği önemli bir parlamenter zirve olarak yer alır” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında küresel kırılmalara işaret eden Kurtulmuş, şunları söyledi:
“İçinden geçmekte olduğumuz dönem, insanlık tarihinin en zor ve en büyük kırılmalarının yaşandığı dönemlerden birisidir. Dünyada güç dengeleri değişiyor, teknoloji büyük bir hızla değişiyor. Artık tek kutuplu dünyanın geride kaldığı, çok kutupluluğun ve çok merkezliliğin hâkim olmaya başladığı yeni bir evreye giriyoruz.”
Bu yeni dönemde güvenlik politikalarının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş, diplomasi ve barış vurgusu yaparak şu değerlendirmeyi yaptı:
“NATO hala dünyanın en önemli güvenlik şemsiyesidir ancak karşılaşılan sorunların çözümünde sadece askeri kapasitenin yeterli olmadığı açıktır. NATO’nun sadece güvenlik doktrinlerini değil, aynı zamanda barış doktrinlerini de geliştiren bir uluslararası kuruluş haline gelmesi kaçınılmazdır.”
Türkiye’nin dış politikasına da değinen Kurtulmuş, Ankara’nın hem sert güç hem de diplomasi arasında denge kurduğunu belirterek, “Türkiye saldırganlığa karşı en sert tavrını ortaya koyarken, barış ve müzakere masalarını da desteklemektedir” dedi.
Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, Türkiye’nin arabuluculuk rolünü hatırlatarak, “Türkiye iki tarafla da konuşabilen nadir ülkelerden biridir ve barış müzakereleri için ciddi emek sarf etmiştir” ifadelerini kullandı.
Gazze ve Filistin konusuna da geniş yer ayıran TBMM Başkanı, İsrail’in saldırılarını sert sözlerle eleştirdi:
“İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan, hatta soykırım boyutlarına ulaşmış saldırılarına son verilmek mecburiyetindedir. Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı dram değil, insanlığın geleceğine bomba atılmasıdır.”
Kurtulmuş, çözümün iki devletli yapıdan geçtiğini belirterek, “Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması zorunluluktur” dedi.
Konuşmasında ABD-İran gerilimine de değinen Kurtulmuş, İsviçre’de başlayan müzakerelerin devam etmesi gerektiğini belirterek, “Kalıcı ve adil bir barışın sağlanmasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayii ve NATO içi iş birliği konularına da değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin bu alandaki kapasitesine dikkat çekerek, “Türkiye savunma sanayiinde büyük bir atılım gerçekleştirmiştir ve bu kapasitesini müttefikleriyle paylaşmaya hazırdır” dedi. Ancak bazı ülkelere yönelik savunma sanayi ambargolarını eleştirerek bunun ittifak ruhuna aykırı olduğunu vurguladı.
Konuşmasının sonunda uluslararası sistemin yeniden şekillendiğini ifade eden Kurtulmuş, şu çağrıyı yaptı:
“Dünya yeniden yıkılıyor ve yeniden yapılıyor. Yeni, adil ve hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulması için hep birlikte çalışmalıyız.”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, NATO Parlamenter Zirvesi’nin önemine dikkat çekerek, toplantının kalıcı bir platform haline gelmesi temennisinde bulunarak konuşmasını tamamladı.
Hibya Haber Ajansı

