Adalet Bakanı Gürlek'in konuşmasında satır başları şu şekilde:
''Yargı sistemi güçlü bir devletin en önemli teminatıdır. Adalet Bakanlığı olarak bu anlayışla yapısal reformlardan teknolojik gelişme, ihtisaslaşmadan insan kaynağının güçlendirilmesine kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kıymetli meslektaşlarım, yargı hukuk devletinin kemiğidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımız Anayasa, kanunlar, dosyadaki deliller ve vicdani kanaatleri doğrultusunda görev yapmaktadır. Elbette yargı kararları demokratik toplumlarda tartışılabilir, eleştirilebilir. Kararların hukuki zemininde değerlendirilmesi ifade özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Ancak eleştiri ile hâkim ve savcılarımızı hedef göstermek, baskı altına almaya çalışmak, tehdit etmek ve mesleki itibarlarını zedelemek tamamen birbirinden farklı şeylerdir.
Siyasi saiklerle, kişisel hesaplarla ve kamuoyu baskısı oluşturarak yargı organlarını yıpratmaya yönelik girişimlerde bulunmak, yargı mensuplarımızı değil doğrudan hukuk devletine zarar vermektedir. Adalete olan toplumsal güveni zedelemeye, yargının tarafsızlığına gölge düşürmeyi, hâkimlerimiz ile savcılarımız üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan hiçbir yaklaşımın sonuç vermesine izin vermeyeceğiz.
Türk yargısının kararlarına saygı göstermek yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda demokratik toplum düzeninin gereğidir. Hâkim ve savcılarımızın şahsiyetine yönelen, onları tehdit eden veya baskı altına almayı amaçlayan her türlü girişim karşısında hukuk devleti olarak en güçlü duruşu göstermeye kararlıyız.
Adaletin terazisi makama, servete, ünvana ya da siyasi kimliğe göre tartmaz; yalnızca hakkı, hukuku, delili ve vicdani esas alır. Bizim temel hedefimiz vatandaşımızın adalete güven duyduğu, hakkına zamanında ulaştığı ve herkesin hukuk önünde eşit olduğunu hissettiği bir sistemi daha ileri taşımaktır.
Değerli yargı mensupları, yargı teşkilatımızın fiziki ve teknolojik altyapısını son yıllarda önemli ölçüde güçlendirdik. Yeni adalet binaları, UYAP, duruşma sistemi gibi uygulamalarla yargılama süreçlerini daha erişilebilir, daha hızlı ve verimli hâle getirdik.
Yaptığımız düzenlemelerin merkezinde daima iş sahibi, mağduru ve vatandaşlarımızın adalet beklentisini ön planda tuttuk. Toplumda oluşan cezasızlık algısını ortadan kaldırmak amacıyla infaz sisteminde önemli değişiklikler yaptık. Hükümlerin denetimli serbestlikten faydalanabilmesi amacıyla cezalarının belirli bir bölümü ceza infaz kurumlarında geçirilmesi şartı getirdik. İki yılın altındaki hapis cezalarında cezaevinde geçirilmesi gereken asgari süreyi düzenledik. Tekrar suç işleyenler bakımından infaz oranlarını yeniden belirledik.
Vatandaşımız işlenen suçun karşılıksız kalmadığını görmelidir.
Yargı sistemi güçlü bir devletin en önemli teminatıdır. Adalet Bakanlığı olarak bu anlayışla yapısal reformlardan teknolojik gelişme, ihtisaslaşmadan insan kaynağının güçlendirilmesine kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kıymetli meslektaşlarım, yargı hukuk devletinin kemiğidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımız Anayasa, kanunlar, dosyadaki deliller ve vicdani kanaatleri doğrultusunda görev yapmaktadır. Elbette yargı kararları demokratik toplumlarda tartışılabilir, eleştirilebilir. Kararların hukuki zemininde değerlendirilmesi ifade özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Ancak eleştiri ile hâkim ve savcılarımızı hedef göstermek, baskı altına almaya çalışmak, tehdit etmek ve mesleki itibarlarını zedelemek tamamen birbirinden farklı şeylerdir.
Siyasi saiklerle, kişisel hesaplarla ve kamuoyu baskısı oluşturarak yargı organlarını yıpratmaya yönelik girişimlerde bulunmak, yargı mensuplarımızı değil doğrudan hukuk devletine zarar vermektedir. Adalete olan toplumsal güveni zedelemeye, yargının tarafsızlığına gölge düşürmeyi, hâkimlerimiz ile savcılarımız üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan hiçbir yaklaşımın sonuç vermesine izin vermeyeceğiz.
Türk yargısının kararlarına saygı göstermek yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda demokratik toplum düzeninin gereğidir. Hâkim ve savcılarımızın şahsiyetine yönelen, onları tehdit eden veya baskı altına almayı amaçlayan her türlü girişim karşısında hukuk devleti olarak en güçlü duruşu göstermeye kararlıyız.
Adaletin terazisi makama, servete, ünvana ya da siyasi kimliğe göre tartmaz; yalnızca hakkı, hukuku, delili ve vicdani esas alır. Bizim temel hedefimiz vatandaşımızın adalete güven duyduğu, hakkına zamanında ulaştığı ve herkesin hukuk önünde eşit olduğunu hissettiği bir sistemi daha ileri taşımaktır.
Değerli yargı mensupları, yargı teşkilatımızın fiziki ve teknolojik altyapısını son yıllarda önemli ölçüde güçlendirdik. Yeni adalet binaları, UYAP, duruşma sistemi gibi uygulamalarla yargılama süreçlerini daha erişilebilir, daha hızlı ve verimli hâle getirdik.
Yaptığımız düzenlemelerin merkezinde daima iş sahibi, mağduru ve vatandaşlarımızın adalet beklentisini ön planda tuttuk. Toplumda oluşan cezasızlık algısını ortadan kaldırmak amacıyla infaz sisteminde önemli değişiklikler yaptık. Hükümlerin denetimli serbestlikten faydalanabilmesi amacıyla cezalarının belirli bir bölümü ceza infaz kurumlarında geçirilmesi şartı getirdik. İki yılın altındaki hapis cezalarında cezaevinde geçirilmesi gereken asgari süreyi düzenledik. Tekrar suç işleyenler bakımından infaz oranlarını yeniden belirledik.
Vatandaşımız işlenen suçun karşılıksız kalmadığını görmelidir.
Suç işleyen, hukuk içinde yaptırımla karşılaşması yalnızca ceza adaletinin değil, toplumsal huzurun ve kamu düzeninin de bir gereğidir. Bununla birlikte ceza adaletinin yalnızca yaptırım boyutundan ibaret olmadığını da biliyoruz. Etkin soruşturma, adil yargılama, mağdur haklarının korunması ve hükümlünün yeniden topluma kazandırılması aynı sistemin birbirini tamamlayan unsurlarıdır.
Değerli mesai arkadaşlarım, suç türleri ve suç örgütleri yöntemleri hızla değişmektedir. Dijital araçların, finansal sistemlerin, kripto varlıkların ve sosyal medya platformlarının suç amacıyla kullanıldığı bir dönemde eski yöntemlerle mücadele etmek artık yeterli değildir.
Bu nedenle Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yeni ve uzmanlaşmış daire başkanlıkları kurduk. Faili meçhul suçlardan terör suçlarına, narkotik ve ek suçlardan terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin aklanmasına, dijital ortam güvenliğinden dezenformasyonla mücadeleye kadar pek çok alanda daha güçlü bir kurumsal yapı oluşturduk.
Cumhuriyet başsavcılarımız nezdinde koordinasyonu sağlamak amacıyla soruşturmaların daha etkin, hızlı ve ihtisaslaştırılmış bir biçimde yürütülmesini amaçlıyoruz.
Adalet hizmetlerinin etkinliği, daire başkanlığımızla adliyelerimizin işleyişini, mahkemelerin performansını ve insan kaynağımızın verimli kullanımını temel amaç olarak benimseyeceği... Amacımız yalnızca istatistik üretmek değildir. Dosya yükünün dağılımını doğru analiz etmek, ihtiyaç bulunan yerlerde zamanında müdahale etmek ve vatandaşlarımızın adaletten duyduğu güvenin artmasını sağlamaktır.
Değerli arkadaşlarım, yıllardır ailelerin yüreğinde bir yara olarak duran faili meçhul dosyalar konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk. Her dosyanın arkasında cevabını bekleyen bir aile, yarım kalan bir hayat ve tecelli edecek bir adalet bulunmaktadır.
Bugüne kadar 19 dosyada faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ve işlemler tesis ettik. Çalışmalarımız büyük bir titizlikle devam edecektir.
Adli bilimlerdeki gelişmeleri, yeni teknik imkânları, dijital verileri ve kurumlar arası koordinasyonu kullanarak geçmişte aydınlatılamayan dosyaları yeniden ele alıyoruz.
Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı zamanın karanlığına terk etmeyecek, hiçbir mağduru haksız ve sahipsiz bırakmayacak ve faillerin adalet önüne çıkarılması için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz.
Değerli Cumhuriyet başsavcıları, vatandaşlarımızın huzurunu tehdit eden sokak suçlarıyla mücadele öncelikli başlıklarımızdan birisidir. Çocukları ve gençleri kendi karanlık dünyalarına çekmeye çalışan, mahallelerimizde korku oluşturan, silahı ve şiddeti gösteriye dönüştüren hiçbir yapılanmaya asla müsaade etmeyeceğiz.
Sokaklarımızı suç örgütlerine bırakmayacağız. Bu yapılara yalnızca örgüt yöneticileri ve silahlı örgüt mensupları bakımından değil, finans kaynakları, bağlantıları, silah temin ağları, uyuşturucu ticareti ve suçtan elde ettikleri mal varlıkları yönünden de kapsamlı soruşturmalar yürütülmektedir.
Özellikle gençleri kolay para, şöhret ve güç vaadiyle suç örgütlerine çeken, sosyal medya üzerinden yürüttükleri propagandaya karşı da dikkatli olmalıyız.
Cumhuriyet başsavcılıklarımız ile kolluk birimlerimizin güçlü koordinasyonu sayesinde sokak çetelerinden hareket alanını daraltmaya, kaynaklarını kurutmaya ve gençlerimizi bu yapılardan uzak tutmaya kararlı mücadeleye devam edeceğiz.
Kıymetli yargı mensupları, uyuşturucu yalnızca bir hedef alan değil, ayrıca aileyi dağıtan, gençlerin geleceğini çalan, toplumsal düzeni bozan büyük bir suç yapılanmasıdır. Ayrıca milletimizin geleceği, gençlerimizin geleceği için bir tehdittir.
Uyuşturucu tacirleri gençlerimizin umutlarını, ailelerimizin huzurunu hedef almaktadır. Bu ticareti yürütenlere karşı hukuk içerisinde en kararlı mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz.
Özellikle okul çevrelerinde, sosyal medya platformlarında, dijital haberleşme alanlarında gençlerimize ulaşmaya çalışan suç gruplarının tespiti ve etkisiz hâle getirilmesi bizim için büyük önem taşımaktadır.
Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalarda yalnızca sokaktaki satıcıya değil, organizasyonu yönetenlere, finansmanı sağlayanlara, sevkiyat ağlarına, suç gelirlerini aklayanlara da ulaşılmalıdır.
Mal varlıklarına el koyma, finansal hareketleri takip etme ve örgüt bağlantılarını çözme imkânlarını etkin bir biçimde kullanmalıyız.
Bir tek gencimizin dahi uyuşturucu bataklığına sürüklenmesine seyirci kalmayacağız. Gençlerimizi korumak hepimizin hukuki, vicdani ve insani bir sorumluluğudur.
Değerli meslektaşlarım, milletimizin iradesine, devletimizin anayasal düzenine ve ülkemizin bağımsızlığına kasteden FETÖ ile mücadelemiz kesintisiz bir şekilde devam edecektir.
Bu yapı yalnızca bir terör örgütü değil, yıllarca devletin kurumlarına sızarak hukuku, eğitimi, güvenliği ve kamu düzenini kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışan bir ihanet şebekesidir.
Örgütün güncel yapılanmasına, finans kaynaklarına, mahrem yapılanmasına, hücre evlerine, yurt dışı bağlantılarına karşı yürütülen soruşturmalarda rehavete yer verilmemelidir.
Bu mücadelede her zaman kararlılığı ve hukuki titizliği birlikte korumalıyız.
Suç ve suçluyu birbirinden ayıran, somut delile dayanan ve adil yargılanma hakkını gözeten bir yaklaşım hukuk devletinin gereğidir.
Delile dayalı, hukuk sınırları içerisinde yürüttüğümüz mücadeleyi devletimizin bütün kurumlarıyla koordinasyon hâlinde sürdüreceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti, milletinin iradesi üzerine hiçbir vesayete, hiçbir paralel yapılanmaya, hiçbir terör örgütüne asla izin vermeyecektir.
Değerli basın mensupları, yasa dışı bahis, sanal kumar, aileleri ve gençlerimizi bağımlılığa sürükleyen, organize suç örgütlerine finansman sağlayan çok yönlü bir tehdittir.
Bu mücadelede hedeflerimiz doğrultusunda yalnızca failleri yakalamak değildir. Suçun finansal kaynaklarını kurutmak, yasa dışı kazançlara el koymak, vatandaşlarımızı bu tehlikeden korumak da bizim amaçlarımız arasındadır.
Bir tek vatandaşımızın dahi bu nedenle mağdur olmasına müsaade edemeyiz.
Uzlaştırma, seri muhakeme ve basit yargılama usulleri sayesinde milyonlarca dosyanın daha kısa sürede sonuçlandırılmasını sağladık.
Bu açıdan bütün başsavcılarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bugüne kadar uzlaştırma müzakeresi tamamlanan dosyaların yüzde 83’ü uzlaştırma ile sonuçlandırılmıştır.
Seri muhakeme ve basit yargılama kapsamında ise yaklaşık 1.448.000 dosya karara bağlanmıştır.
Masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını korumaya yönelik düzenlemelerle soyut ve dayanaksız şikâyetler nedeniyle vatandaşlarımıza gereksiz yere şüpheli sıfatı verilmesinin önüne geçtik.
İhbar ve şikayetleri titizlikle değerlendirmek kadar insanın şeref ve itibarını korumak da adaletin görevidir.
Değerli yargı mensupları, hayata geçirmeyi planladığımız 12. Yargı Paketi ile yargılamaların hızlandırılmasına ve yargının daha etkin işlemesine yönelik bir kısım düzenlemeler getirmeyi planlıyoruz.
Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda zorunlu hâller dışında iki duruşma arasındaki sürenin üç ayı uzamasını öngörüyoruz.
Noterlik evraklarının doğrudan mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilmesini sağlayarak inşallah bürokrasiyi azaltacağız.
Bilirkişilik kurumunun amacı dışında kullanılmasının önüne geçecek, bilgi ile çözülebilecek konularda gereksiz bilirkişi incelemesi nedeniyle yargılamanın uzamasını engelleyeceğiz.
IBAN kiralama olarak bilinen ve banka hesaplarının suç örgütlerine kullandırılması şeklinde gerçekleşen eylemlere ilişkin daha açık, ölçülü ve caydırıcı bir yaptırım sistemi oluşturacağız.
Kanun yollarını daha öngörülebilir hâle getirecek, istinaf ve temyiz denetimini daha da güçlendirecek, dijital materyallerde bulunan kişisel verilerin saklanması ve imhasına ilişkin güvenceleri artıracağız.
Yargı Paketi, daha hızlı, daha öngörülebilir, vatandaş odaklı bir adalet sistemi kurma irademizin bir göstergesidir.
Kıymetli yargı mensupları, teknolojik imkânları kötüye kullanarak vatandaşlarımızı mağdur eden nitelikli dolandırıcılık şebekeleri toplumun ekonomik güvenliğini tehdit etmektedir.
Sahte yatırım platformları, telefon dolandırıcılığı, sosyal medya ilanları, ele geçirilen banka hesapları üzerinden işleyen suçlar karşısında başsavcılarımız hızlı hareket etmelidir.
Bankaların, finans kuruluşlarının ve GSM operatörlerinin sorumluluklarını artıran tedbirleri hayata geçirdik. Yeni ihtiyaçlar doğrultusunda ilave düzenlemeler yapmayı sürdüreceğiz.
Cumhuriyet başsavcılıklarımız bünyesinde bilişim suçları bürolarını güçlendiriyor, yargı mensuplarımıza dijital delil, kripto suçlar ve yapay zekâ destekli analiz alanlarında eğitimler veriyoruz.
Amacımız yalnızca teknik kapasiteyi geliştirmek değil, çağın gerisinde kalmayan güçlü bir yargı refleksi oluşturmaktır.
Değerli mesai arkadaşlarım, kadına yönelik şiddet, çocuklara ve toplumsal yapımıza yönelmiş bir tehdittir.
6284 sayılı yasanın etkin uygulanması, koruma tedbirlerinin süratle alınması, mağdurların ikinci mağduriyet yaşamaması ve failler hakkında etkili soruşturma yürütülmesi bizim önceliğimizdir.
Bu dosyalarda gecikmenin telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceğini unutmamalıyız.
Çocuk adalet sistemimizin temeli ise çocuğun üstün yararı bulunmaktadır.
Bununla birlikte toplumda derin infial oluşturan ağır suçlar karşısında adalet beklentisini göz ardı edemeyiz.
Amacımız yalnızca cezalandırmak değil, çocukların yeniden suça sürüklenmesini önlemek, eğitim ve rehabilitasyon imkânlarını güçlendirmek, onları suç ortamlarından uzak tutmaktır.
Çocuk mahkemelerini, çocuk ağır ceza mahkemelerini, çocuk bürolarını ve çocuk adalet merkezlerini güçlendirmeye devam edeceğiz.
Kıymetli meslektaşlarım, adalet hattı ile vatandaşlarımızın taleplerini, önerilerini ve karşılaştıkları soruları doğrudan iletebilecekleri daha erişilebilir bir sistemin hazırlıklarını yapıyoruz.
Çünkü vatandaşın sesini duyan, mağduru yalnız bırakmayan ve sorunlara zamanında çözüm üreten bir adalet sistemi ancak güven verir.
Hedefimiz yalnızca dosya oluşturmak değildir. Hedefimiz mağdurun kendisini yalnız hissetmediği, vatandaşın hakkına zamanında kavuştuğu, suçlunun cezasız kalmadığı, adalete olan güvenin güçlendiği bir yargı düzenidir.
Yargı reformunu dönemsel bir çalışma değil, sürekli bir iyileştirme süreci olarak görüyoruz.
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, adaletin gerçek teminatı insandır.
Sizlerin bilgi birikimi, cesareti, vicdanı ve yüksek sorumluluk anlayışı adaletin terazisini dengede tutan en önemli güçtür.
Adalet Şûrası olarak görevimiz yalnızca politika belirlemek değildir. Sahadan gelen sesi dinlemek, ihtiyaçları doğru tespit etmek ve çözümleri sizlerle birlikte geliştirmektir.
Toplantımızın temel amacı da budur.
Sorunları açık yüreklilikle değerlendirmek, iyi uygulamaları yaygınlaştırmak ve adalet hizmetinin kalitesini daha da yükseltmek.
Sizlerin tecrübesi, önerisi, gayreti ve reformlarımızın başarısı, başarıya ulaşması için vazgeçilmezdir.
Her birinizin görev yaptığı şehirde, adliyede ve makamda ortaya koyduğu çalışma milletimizin adalet duygusuna doğrudan temas etmektedir.
Unutmayalım ki adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, hayatın her alanında ve vatandaşın gönlünde karşılık bulmaktadır.
Değerli mesai arkadaşlarım, sözlerime son verirken son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan sivil toplum faaliyetleri kapsamında toplanan bağışların kullanımına ilişkin iddialar üzerine yürütülen adli soruşturmaya da değinmek istiyorum.
Bu soruşturma, devletimizin vatandaşlarımızın iyi niyetine ve emanetine kararlılıkla sahip çıktığını göstermektedir.
Elbette afetlerde, krizlerde ve toplumsal dayanışmada ihtiyaç duyulan alanlarda devletimizle omuz omuza çalışan, şeffaf ve hesap verebilir sivil toplum kuruluşlarımız en büyük zenginliklerimizdir.
İyiliği çoğaltan, milletimizin yarasına merhem olan her girişimin yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz.
Ancak sivil toplum, hukuki denetimden kaçmanın, keyfîliğin veya milletin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz.
Yardımlaşma duygusu istismar edilemez.
Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur.
Hukuk Devleti’nde hiçbir makam, şöhret, unvan veya sosyal medya nüfusu kanunların ve bağımsız yargının üzerine değildir.
Bağış olarak toplanan her kuruşun nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı verilebilmelidir.
Milletimizin güveni ile faaliyet gösteren hiçbir yapı devletin denetiminden muaf olduğunu düşünemez.
Yine yargı süreçlerini ideolojik bir zemine çekerek bağımsız mahkemelerimizi baskı altına almaya çalışan her türlü girişim beyhudedir.
Türk yargısı sosyal medyada oluşturulan suni gündemlere, etiket kampanyalarına veya algı operasyonlarına göre değil; somut delillere ve kanunlara göre hareket etmektedir.
Elbette hiç kimse peşinen suçlu ilan edilmeyeceği gibi, hiçbir kimse de dokunulmaz değildir.
Cumhuriyet yargısı bu süreci hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde titizlikle ve tüm sonuçlarıyla aydınlatacaktır.
Vatandaşlarımız müsterih olsun; iyi niyetli, dişinden tırnağından artırarak yapılan hiçbir bağışın zayi edilmesine veya şahsi menfaatler uğruna kullanılmasına göz yummayacaktır.
Milletimizin güvenini istismar eden her türlü eylemin karşısında hukuk içinde kararlılıkla duracak, mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla, ilgili tüm kurumlarımızla tam bir koordinasyon içerisinde kamu düzenini korumaya, sivil toplum alanında şeffaflığı ve hesap verebilirliği güçlendirmeye ve milletimizin emanetine sahip çıkma irademizden asla vazgeçmeyeceğiz.
Bu vesileyle adaletin tecellisi için gece gündüz demeden çalışan hâkim ve Cumhuriyet savcılarımıza, adalet teşkilatımızın bütün mensuplarına teşekkür ediyorum.
Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.''
Hibya Haber Ajansı

