Yazar: Cao Beidan
Bu yılın ilk yedi ayında Çin’de imalat, hizmetler ve dış ticaret başta olmak üzere temel ekonomik göstergelerde büyüme kaydedildi. Veriler, Çin ekonomisinin genel istikrarını koruduğunu ve yenilik ile yüksek kalite odaklı dönüşümünü sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bununla birlikte yılın başından bu yana dünyada jeopolitik çatışmalar devam ederken, uluslararası enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşandı ve dünya ekonomisinin toparlanması çok yönlü sınamalarla karşı karşıya kaldı. Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF), son raporlarında 2026 yılına ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminlerini 0,1 puan aşağı çekti.
Peki küresel belirsizliklerin arttığı böyle bir ortamda Çin ekonomisi yenilik ve yüksek kalite odaklı gelişimini nasıl sürdürebiliyor? Bu dayanıklılığın kaynağında hangi unsurlar bulunuyor?
Çin Renmin Üniversitesi İktisat Fakültesi Profesörü Wang Xiaosong, yılın ilk yedi ayında çeşitli dış şoklar ve iç güçlüklerle karşılaşmasına rağmen Çin’in gelişmeleri doğru değerlendirerek daha etkin ve proaktif makroekonomik politikaları hayata geçirdiğini belirtti.
Reformların derinleştirildiğini ve yüksek düzeyli dışa açılmanın genişletildiğini kaydeden Wang, toplumun farklı kesimlerinin bilimsel ve teknolojik yeniliklere dayanarak kaliteli kalkınmayı ilerletmek için çaba gösterdiğini söyledi. Wang’a göre Çin ekonomisinin sağlam temelleri, güçlü dayanıklılığı, çok yönlü avantajları ve geniş potansiyeli, ülkenin riskler karşısında istikrarlı biçimde ilerlemesini sağlıyor.
Çin’in ilk yedi aylık ekonomik performansı üç temel kavramla özetlenebilir: istikrar, yenilik ve dayanıklılık.
Sağlam ekonomik temel istikrarı destekliyor
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, eksiksiz bir sanayi sistemine ve çok büyük ölçekli bir pazara sahip. Bu yapı, ekonomiye geniş bir hareket alanı sağlarken dış şoklara karşı direnç kapasitesini de güçlendiriyor.
Son dönemde bazı bölgelerde aşırı hava olayları ve doğal afetler sıklaşmasına rağmen Çin ekonomisi istikrarlı büyüme eğilimini korudu. Yılın ilk yedi ayında, yıllık cirosu 20 milyon yuanın üzerindeki sanayi işletmelerinin katma değeri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 arttı. Ekipman imalatı ile yüksek teknolojili imalat sanayisinin katma değeri ise sırasıyla yüzde 9,7 ve yüzde 13,8 yükseldi.
Aynı dönemde tüketim malları ve hizmetlerin toplam perakende satışları yüzde 2,6 arttı. Hizmet perakende satışları yüzde 5 büyüyerek mal perakende satışlarının artış hızını 3,9 puan geride bıraktı. Bu tablo, hizmet tüketiminin iç talebi genişleten başlıca güçlerden biri hâline geldiğini gösteriyor.
İlk yedi ayda tüketici fiyatları yıllık bazda ılımlı bir artış gösterirken, Renminbi’nin döviz kuru istikrarlı seyretti ve hafif değer kazandı. Çin’in döviz rezervleri de 3,4 trilyon doların üzerinde kalmayı sürdürdü. Bu göstergeler, Çin ekonomisinin sağlam temellerini ve risklere karşı direncini ortaya koydu.
Çin’in ekonomik istikrarı, yabancı sermayeli şirketlere de uzun vadeli ve öngörülebilir bir gelişme ortamı sunuyor. Nestlé Büyük Çin Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Kais Marzouki, şirketin ürün geliştirme çalışmalarında Çinli tüketicilerin ihtiyaçlarını merkeze aldığını söyledi.
Marzouki, Nestlé’nin 2020’den bu yana Çin’de 6 milyar yuanın üzerinde yeni yatırım gerçekleştirdiğini, ülkede satılan ürünlerin yüzde 90’ından fazlasının yerel olarak üretildiğini ve şirketin Çin pazarına derinlemesine entegre olduğunu belirtti.
Yeni büyüme dinamikleri güç kazanıyor
Yapay zekâ ve yeşil-düşük karbonlu teknolojiler gibi gelişmekte olan sektörlerin hızla büyümesi, Çin ekonomisinin yeni itici güçlerini de güçlendiriyor.
Ocak-temmuz döneminde yeni büyüme dinamiklerinin, yıllık cirosu 20 milyon yuanın üzerindeki sanayi işletmelerinin katma değer artışına katkısı yüzde 50’ye ulaştı. Sanayi robotu üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,5 artarken, 3D baskı ekipmanı ve lityum iyon batarya üretimi sırasıyla yüzde 52,3 ve yüzde 40,2 yükseldi.
Yeni enerjili araçların toplam otomobil satışlarındaki kümülatif payı yüzde 50’yi aşarken, yüksek teknoloji sektörlerine yapılan yatırımlar yıllık bazda yüzde 5 arttı.
Bu göstergeler, Çin imalat sanayisinin tedarik ve değer zincirlerinin orta ve üst segmentlerine doğru dönüşümünü hızlandırdığını ortaya koyuyor. Yeni büyüme dinamiklerinin ekonomik kalkınmadaki rolü güçlenirken, ülkedeki yenilikçilik ortamı yabancı şirketlerin Çin’deki yatırımlarını ve faaliyetlerini genişletmesini de teşvik ediyor.
Dış ticaret ekonominin dayanıklılığını ortaya koyuyor
Dış koşullardaki belirsizliklerin ve korumacılığın artmasına rağmen Çin’in dış ticareti yılın ilk yedi ayında güçlü bir performans sergiledi. Bu dönemde mal ticaretinin toplam hacmi yıllık bazda yüzde 17,3 artarak 30,1 trilyon yuana ulaştı.
İthalat yüzde 22, ihracat ise yüzde 14 büyüdü. İthalatın artış hızı ihracatı 8 puan geride bıraktı. Bu veriler, Çin’in yalnızca küresel bir “süper satıcı” değil, aynı zamanda güçlü bir “süper alıcı” olduğunu da gösteriyor.
Çin’in ithalatını genişletmesi, küresel şirketlere ve ticaret ortaklarına yeni pazar fırsatları sunarken, dünya ekonomisindeki belirsizliklere karşı istikrar sağlayan bir unsur olarak öne çıkıyor.
Temel eğilim değişmeden devam ediyor
Karmaşık uluslararası koşullar ve iç talepteki yetersizlik, Çin ekonomisi açısından hâlâ önemli riskler oluşturuyor. Ancak ilk yedi aylık performans, ekonominin genel istikrarını koruduğunu, yeni büyüme alanlarının ise güç kazanmaya devam ettiğini gösteriyor.
Yeni itici güçlerin büyümesi, reform ve dışa açılmanın derinleşmesi ve makroekonomik politikaların etkinliğinin artmasıyla Çin, ekonomisinin yenilik ve yüksek kalite odaklı dönüşümüne yeni bir ivme kazandırmayı hedefliyor.
Bu çabaların, 15. Beş Yıllık Plan dönemine güçlü bir başlangıç yapılmasına katkı sağlaması ve dünya ekonomisine daha fazla “Çin fırsatı” sunması bekleniyor.
Hibya Haber Ajansı

