MARDİN – Kanal D ekranlarının reyting rekortmeni dizisi Uzak Şehir, yeni sezonuyla yeniden milyonlarca izleyiciyi ekran başına çekmeye hazırlanırken, dizinin çekimlerinin yapıldığı Mardin ve özellikle Midyat’ta turizm hareketliliği de dikkat çekiyor.
Bir televizyon dizisinin yalnızca reyting başarısıyla değil, çekildiği kentin ekonomisine, turizmine, esnafına ve tanıtımına da nasıl katkı sağlayabileceğini Mardin örneği açıkça ortaya koyuyor.
Kanal D’nin reyting rekortmeni yapımı Uzak Şehir, başta Midyat olmak üzere Mardin’in tarihi sokaklarını, taş evlerini, konaklarını, çarşılarını ve kültürel dokusunu Türkiye’nin dört bir yanına ve dünyanın farklı ülkelerine taşıdı.
Dizinin etkisiyle Mardin ve Midyat, yalnızca bir dizi seti olmaktan çıkarak adeta doğal bir turizm merkezine dönüştü.
MİDYAT SOKAKLARINDA DİZİ HAYRANLARI
Uzak Şehir’in çekim mekanlarını görmek isteyen ziyaretçiler Midyat’ın tarihi sokaklarına akın ediyor.
Dizide görülen konaklar, sokaklar ve tarihi mekanlar ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Turistler çekim yapılan bölgelerde fotoğraf ve video çekerken, bölgedeki telkari atölyeleri, yöresel ürün satan işletmeler, kafeler, restoranlar ve konaklama tesisleri de bu hareketlilikten payını alıyor.
Kanal D’nin daha önce yayımladığı içeriklerde de Uzak Şehir’in Mardin’in tanıtımına önemli katkı sağladığı ve dizinin çekim mekanlarına ziyaretçi ilgisinin arttığı belirtilmişti.
OTELLERDE YER BULMAK ZORLAŞTI
Dizi turizminin Mardin'deki etkisi yalnızca sokaklarda değil, konaklama sektöründe de kendisini gösteriyor.
Mart 2026’da DHA tarafından yayımlanan haberde, Ramazan Bayramı döneminde Mardin’de bulunan 60’ın üzerindeki otelin toplam 22 bin yatak kapasitesinde doluluk oranının yüzde 99’a ulaştığı bildirildi.
Bu tablo, doğru bir televizyon projesinin bir şehrin tanıtımında ne kadar güçlü bir araç olabileceğini gösteriyor.
Mardin zaten tarihi ve kültürel zenginliğiyle Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri. Ancak Uzak Şehir, bu güzellikleri milyonlarca kişinin evine taşıyarak Mardin’e yeni bir tanıtım penceresi açtı.
SADECE TÜRKİYE DEĞİL, DÜNYA DA MARDİN’İ İZLİYOR
Uzak Şehir’in başarısı Türkiye sınırlarını da aştı.
Kanal D’nin açıklamasına göre dizi 2026 yılında İtalya ve Kolombiya’da da büyük ilgi gördü. İtalya’da yayınlanan yapım yüzde 26,8 izlenme oranına ulaşırken, Kolombiya’da yüzde 50,2 izleyici payıyla güçlü bir açılış yaptı.
Dizinin Kuzey Afrika’daki etkisi de dikkat çekiyor. Tunus, Fas ve Cezayir’den seyahat acentesi temsilcilerinin Güneydoğu Anadolu turuna dahil edildiği ve heyetin Uzak Şehir’in çekimlerinin yapıldığı Midyat’taki set alanlarını ziyaret ettiği bildirildi.
Yani mesele artık sadece bir televizyon dizisi değil.
Mesele, bir şehrin dünyaya tanıtılmasıdır.
HELAL OLSUN DİZİ EKİBİNE, HELAL OLSUN KANAL D’YE
Buradan açıkça söylemek gerekiyor:
Helal olsun Uzak Şehir ekibine. Helal olsun AyNa Yapım’a. Helal olsun Kanal D’ye.
Çünkü ortaya yalnızca izlenen bir dizi koymadılar.
Bir bölgenin tarihini, kültürünü, mimarisini ve insanlarını Türkiye’ye ve dünyaya gösterdiler.
Mardin’in tarihi sokakları artık dizinin izleyicileri tarafından daha yakından merak ediliyor.
Bir televizyon yapımının şehir ekonomisine, otellere, restoranlara, kafelere, taksicilere, hediyelik eşya satan esnafa ve turizm sektörüne dokunabileceği bir kez daha görülmüş oldu.
PEKİ ŞANLIURFA NEDEN BEKLESİN?
İşte tam bu noktada biz de Şanlıurfa’dan Demirören Medya’ya açık bir çağrıda bulunuyoruz.
Sayın Demirören Medya yöneticileri,
Mardin’de bunu yaptınız.
Şimdi sıra Şanlıurfa’da.
Şanlıurfa’nın tarihi, kültürü, mutfağı, müziği, Balıklıgöl’ü, Göbeklitepe’si, Harran’ı, Halfeti’si ve yüzlerce yıllık taş konakları var.
Şanlıurfa’nın anlatılacak hikâyesi var.
Hem de sadece bir diziyi değil, yıllarca sürecek bir televizyon projesini taşıyacak kadar güçlü hikâyeleri var.
Bir dizi düşünün...
Şanlıurfa’nın tarihi sokaklarında çekilsin.
Balıklıgöl ekranlara taşınsın.
Tarihi çarşılar, hanlar, konaklar ve dar sokaklar dizinin doğal platosu olsun.
Harran’ın eşsiz görüntüleri Türkiye’ye gösterilsin.
Halfeti’nin Fırat’la bütünleşen manzaraları milyonlarca izleyiciye ulaştırılsın.
Şanlıurfa’nın yemekleri, müziği, kültürü ve insan hikâyeleri senaryonun içine işlensin.
ŞANLIURFA TURİZMİ DE CANLANSIN
Bugün Mardin’in yaşadığı hareketlilik Şanlıurfa için de mümkün.
Çünkü Şanlıurfa’nın tarihi ve kültürel potansiyeli buna fazlasıyla sahip.
Bir dizinin her hafta milyonlarca insanın evine girdiğini düşünün.
Dizide görülen bir sokak ertesi gün turistlerin merak ettiği bir yere dönüşebilir.
Dizide kullanılan bir konak turistik ziyaret noktası olabilir.
Dizide gösterilen bir restoranın önünde insanlar kuyruk oluşturabilir.
Bir çarşı, bir han, bir sokak sosyal medyada milyonlarca kez paylaşılabilir.
Mardin’de yaşanan tam olarak budur.
DEMİRÖREN MEDYA’YA ŞANLIURFA’DAN ÇAĞRI
Biz Şanlıurfa’dan Demirören Medya’ya, Kanal D yönetimine ve yapım şirketlerine sesleniyoruz:
Şanlıurfa’ya gelin.
Bu şehri görün.
Tarihi sokaklarımızı gezin.
Balıklıgöl’ü, tarihi çarşılarımızı, hanlarımızı, konaklarımızı, Harran’ı, Halfeti’yi ve Göbeklitepe’yi görün.
Şanlıurfa’nın hikâyelerini dinleyin.
Burada bir dizi çekin.
Mardin Uzak Şehir’le nasıl canlandıysa, Şanlıurfa da güçlü bir diziyle canlanabilir.
Üstelik bu yalnızca Şanlıurfa için değil, Güneydoğu Anadolu’nun tamamı için büyük bir tanıtım fırsatı olur.
Bugün Uzak Şehir’in Mardin’e yaptığı katkı ortadayken, Şanlıurfa’nın da televizyon ekranlarında güçlü şekilde yer almasının zamanı gelmiştir.
BİR DİZİ, BİR ŞEHRİN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR
Mardin bunun en güzel örneğini verdi.
Şimdi gözler Şanlıurfa’da.
Demirören Medya’dan beklentimiz açık:
Şanlıurfa’da bir dizi çekin.
Şanlıurfa’nın güzelliklerini Türkiye’ye ve dünyaya tanıtın.
Şanlıurfa turizmine, esnafına, otellerine, restoranlarına ve gençlerine yeni bir hareketlilik kazandırın.
Mardin başardı. Şanlıurfa neden başarmasın?
HABER: GAZETECİ İBRAHİM UYGUR


