Antalya Büyükşehir Belediyesi, Boğaçayı'nda sucul bitkilerin kontrolü ve doğal yaşam alanlarının korunmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Boğaçayı Bilim Kurulu'nun değerlendirmeleri doğrultusunda yürütülen çalışmalarda, sucul bitkilerin tamamen ortadan kaldırılması yerine kontrollü şekilde hasat edildiği belirtildi. Bu kapsamda iki sucul ot kesme makinesiyle toplanan bitkilerin kepçeler ve kamyonlarla bölgeden uzaklaştırıldığı aktarıldı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, Boğaçayı'nda su seviyesinin düşmesi ve sıcaklıkların artmasıyla sucul bitkilerde yoğunlaşma görülebildiğini belirterek, “Bu yıl 320 ton sucul bitki ve yaklaşık 4 ton fiziksel atık toplandı” açıklamasını yaptı.

Atasoy, çalışmaların 7 gün esasına göre sürdüğünü belirterek, plastik şişe, lastik, sandalye ve koltuk gibi fiziksel atıkların da toplandığını kaydetti. Boğaçayı'ndaki sazlık ve sucul bitkilerin tamamının kirlilik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Atasoy, bu alanların biyoçeşitlilik açısından önem taşıdığını belirtti.

Atasoy, “Biz bilimin ve tekniğin yolunu seçtik. Buradaki çalışmalarımızı da bu anlayışla sürdürüyoruz” ifadelerini kullanarak, amaçlarının doğal yapıyı koruyarak sucul bitkilerin aşırı yoğunlaşmasını önlemek olduğunu söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Boğaçayı'ndaki kamışlık ve sucul bitkilerin çok sayıda kuş ve balık türüne barınma, beslenme ve üreme alanı sağladığını belirtti.

Bu bitkilerin sudaki bazı besin maddelerini kullanarak doğal arıtma döngüsüne katkı sunduğunu ifade eden Gökoğlu, sazlıkların suyla taşınan katı maddelerin tutulmasında da doğal filtre görevi gördüğünü söyledi.

Gökoğlu, “Yaşam hakkı sadece insanlara ait değil. Her canlının doğada yaşama hakkı var. Doğa her zaman kendisini düzenler. İnsan müdahale ettiğinde doğanın dengesini bozmuş olursunuz” dedi.

Akdeniz Üniversitesi Biyoloji Bölümü doktora öğrencisi ve kuş gözlemcisi Umut Özten ise Boğaçayı'nın kuş türleri açısından önemli bir habitat olduğunu belirtti.

Özten, alanda 233 kuş türünün tespit edildiğini, bunların 172'sinin 2026 yılında kayda geçirildiğini açıkladı. Boğaçayı'nın kuşların beslenme ve göç güzergahları açısından önem taşıdığını belirten Özten, alanın mevcut yapısıyla korunmasının önemine dikkat çekti.

Öte yandan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karahancı, Boğaçayı'ndaki yapılaşmanın yeraltı suları, kıyı ve dere yatağı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karahancı, deniz suyunun kapalı bir alanda tutulmasının yeraltı sularının tuzlanmasına ve kıyı alanlarının etkilenmesine neden olabileceğini savundu.

Hibya Haber Ajansı