Vatandaş " bu sabah kalktık baktık ki akaryakıta gene zam gelmiş.
Yatıyoruz, kalkıyoruz bir bakıyoruz akaryakıt zam gelmiş.
Artık arabayı satmayı düşünüyoruz gerçekten ne yapacağımızı bilmiyoruz kafamız çok karışık" diyor.
Akaryakıtaki yüksek ÖTV ve KDV oranları ile ardı arkası kesilmeyen zamlar milleti artık ciddi bir şekilde bezdirmiş bir duruma getirdi.
Vatandaşlar maliyetlerin dayanılmaz boyutlara ulaşması nedeniyle " kontağı açmaya korktuklarını" ve arabalarına binemez hale geldiklerini dile getirmektedirler.
Geçtiğimiz Eylül ayında benzinin litre fiyatının 80 TL barajının aşması zaten büyük bir tepki çekmişti.
1 Ekim itibariyle motorine gelen ÖTV artışı etkisiyle birlikte yaklaşık 3.60 TL zam olarak gene yansıdı.
Otogaza ( LPG) de 1 Ekim KDV dahil 1.45 TL ' lik ÖTV kaynaklı artış pompa fiyatlarına yansımıştı.
2 Ekim ' de yeni 4, 63 TL ' lik zamla birlikte iki artışın toplamı litre başına 6.08 TL ' ye ulaştı.
Yeni zamla birlikte otogazın litre fiyatının Türkiye genelinde 40 TL seviyesini aştı.
Bir litre akaryakıt satın aldımızda ödediğimiz paranın yaklaşık % 50 ile 60' doğrudan vergilere ( ÖTV+ KDV) ye gidiyor.
Mevcut sistemde akaryakıt fiyatları belirlenirken, rafineri çıkış fiyatlarının önce maktu ÖTV ( özel tüketim vergisi) ekleniyor, ardından oluşan bu toplam tutar üzerinden yüzde 20 KDV ( katma değer vergisi) hesaplanıyor.
Yani verginin de vergisi alınıyor.
Akaryakıt fiyatlarındaki artış sadece binek araçları değil; jolistik , nakliye ve tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor.
Çiftçiden, esnafa, taşımacılıktan üretime kadar ekonominin bir çok alanını doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle akaryakıt üzerindeki vergi yükünün yeniden ele alınması gerekiyor.
Akaryakıta daha önce KDV alınıyordu sonradan ÖTV alınmaya başlandı.
Akaryakıtta ÖTV alınmazsa akaryakıt fiyatları bir anda yüzde 30' a yakın ucuzlar.
ÖTV artışları ve bunun üzerinden alınan% 20' lik KDV yükün vatandaşın günlük hayattını ve ulaşım özgürlüğünü doğrudan kısıtlıyor.
Pompa fiyatlarının önemli bir kısmını, vergiler oluşturduğu için, depo doldurmak, ya da günlük araç kullanmak dar gelirli ve emekliler için ciddi bir ekonomik yük getirdi.
Ekonomideki enkazı ve bütçe açıklarının faturasını vergi zamlarıyla doğrudan millete kesmek akli ve vicdani değildir.
Vatandaşa sürekli " kemer sıkma ' ve tasarruf çağrıları yapılırken, kamudaki lüks araç kullanımı, yüksek bakım ve yakıt giderleri devlet bütçesinden, dolayısıyla milletin cebinden karşılanıyor.
Doğru yol partisi iktidarında Başbakan Tansu Çiller 1995 yılında yayımladığı yönetmeliklerle LPG ' nın araçlarda oto gaz olarak kullanılması, dönüşüm yapılması ve istasyon açılması resmi bir statüye kavuşturuldu.
O dönem otogaz ' dan alınan vergi oranları benzine kıyasla çok düşük tutuldu.
Bu nedenle LPG, dönemin araç sahipleri ve taksiciler son derece ucuz ve cazip aletnatif akaryakıt haline geldi.
Demokrat parti olarak vatandaşın rahatlaması, enflasyonun düşmesi ve gıda fiyatlarının ucuzlaması için Akaryakıta ÖTV ' nın kaldırılsın ve KDV düşürülsün yoksa böyle devam etmesi artık çekilecek gibi değil.
Mustafa Polat
Şanlıurfa demokrat parti il başkanı
