KADIN
Giriş Tarihi : 20-11-2013 23:08   Güncelleme : 20-11-2013 23:08

KCK Operasyon da Gizli tanık Haydar Asparagas çıktı

Gizli tanık Haydar Asparagas çıktı

KCK Operasyon da Gizli tanık Haydar Asparagas çıktı

KCK operasyonları kapsamında emniyet tarafından kilit isim olarak gösterilen Haydar kod adlı gizli tanığın beyanları da asparagas çıktı. Dün PKK/KCK davası kapsamında tutuklu yargılanan Harun Karataş’ın duruşmasında tanık olarak dinlenmek üzere çağrıldığı Çağlayan Adliyesinde 15. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkan ve emniyet tarafından gizli tanık yapıldığını orada öğrenen Erkan Yanıt, ilk kez ANF’ye konuştu. Abisi ile birlikte İHD İstanbul Şubesine başvuruda bulunan Erkan Yanıt, İstanbul Emniyeti Terör İle Mücadele Şubesinin komplosunun kurbanı olduğuna dikkat çekerek Emniyet hakkında işlem başlatacağını duyurdu.

 

Emniyetin KCK adı altındaki operasyonları için öne sürdüğü tüm argümanlar teker teker çürütülürken, polis fezlekelerinde siyasilerden avukatlara, gazetecilerden öğrencilere binlerce insanın tutuklanmasına dayanak gösterilen ve kilit isim olarak lanse edilen Haydar kod adlı gizli tanığın ifadeleri de düzmece çıktı. Haydar kod adlı gizli tanık olarak lanse edilen Özgür Gündem Gazetesi eski dağıtımcısı Erkan Yanıt bu ifadeleri bizzat yalanlayınca Emniyet’in KCK davasındaki son kalesi de düştü.

 

Emniyet hakkında şikayet başvurusunda bulunmak için İHD İstanbul Şubesine gelen Erkan Yanıt kurban edildiği komployu ilk kez ANF’ye anlattı.

 

‘HER ŞEY İKİ KIZ KARDEŞİNİN KAYIP OLMASIYLA BAŞLADI’

 

2008-2010 yılları arasında Özgür Gündem Gazetesi dağıtımcılığı yapan Erkan Yanıt, her şeyin iki kız kardeşinin kaybolmasıyla başladığını belirtti. Eşiyle memleketi Mardin Kızıltepe’de bulunduğu Nisan 2010’da, İstanbul’da oturan abisi E.Y.’nin evinden düğüne gitmek üzere çıkan iki kız kardeşinin kayıp oldukları haberinin geldiğini söyleyen Erkan Yanıt, sonradan yaşananları şöyle anlattı: “İki kız kardeşimin kayıp olduğunu bildirmek için çocuk şubesine giden abim oradan Terör İle Mücadele Şubesine yönlendirilmiş. TEM şubesinde ise kız kardeşlerimin düğüne değil kırsala çıktıkları, benim ifadeye gelmem gerektiği, gelmediğim takdirde zorla getirileceğim söylenmiş. Bunun üzerine Mardin’den İstanbul’a geldim.

 

TEM’DE POLİSTEN BASKI

 

İfade vermek üzere gittiğim TEM’de 3 sivil polisin bulunduğu sorgu odasına alındım. İHD avukatları olmadan herhangi bir ifade vermeyeceğimi söylemem üzerine kendisini İHD avukatı olarak tanıtan bir avukat getirtildi ve sorgu başladı. Polislerden biri bana, ‘Yalan söyleme sen Mardin’de değil İstanbul’daydın ve kız kardeşlerini kırsala gönderdin’ dedi. Ben ise hiçbir alakam olmadığını, kız kardeşlerim kaybolduğunda eşimle birlikte Mardin Kızıltepe’de ablamın yanında olduğumu, bunu kanıtlayabileceğimi söylediğimde bana kayıp olayından sonra ailemi arayarak kız kardeşlerimi dağa yolladığımı bizzat ifade ettiğimi söylediler ve bana ses kaydımı dinlettiler. Ben de bu görüşmeyi inkar etmeyerek telefonda hasta ve yaşlı olan annem ve babamın üzülmemesi için öyle bir açıklamada bulunduğumu belirttim.

 

Beni sorgulayan polis bu kez kız kardeşlerimi kimin gönderdiğini sordu. Bana Özgür Gündem Gazetesinde dağıtımcı olarak çalıştığımı, bir dönem Esenler BDP Gençlik İlçe Başkanlığı yaptığımı söyledi, ‘kız kardeşlerini kimin gönderdiğini sen bilmeyeceksem kim bilecek’ dedi. Ben ise kız kardeşlerimin kaybolduğu tarihte Mardin’de olduğumu tekrarladım. Bunun üzerine polis 5 fotoğrafı masa üzerine koyarak teşhis yapmamı istedi. Avukat buna karşı gelince dışarıya çıkartıldı. Ben ise bu şahısları tanımadığımı söyledim. Sonra sadece A.Y. isimli şahsın fotoğrafı üzerinde ısrar ile durarak, ‘Bu şerefsizi tanıyor musun?’ diye sordular. Ben ise bizim abonemiz olduğunu, ona sürekli gazete bıraktığımı, iki kız kardeşimin de onun Bağcılar’daki tekstil atölyesinde çalıştığını belirttim.

 

‘OKUMA YAZMAM YOK!’

 

Okuma yazmam olmadığı için yazılan ifadeyi okuyamayacağımı belirtmem üzerine, içeriye alınan avukat bana ifademde herhangi bir sorun olmadığını imzalayabileceğimi söyledi. Sabaha kadar beni nezarethanede tuttuktan sonra, bir kağıt imzalatarak beni bıraksalar da iki gün sonra bu kez Balat’ta çalıştığım fırına gelip beni tekrar TEM’e götürdüler. Aynı sorgu odasına alınsam da beni sorgulayan polisler aynı değildi. Bu kez dört kişi vardı, aralarından bir şahsa da müdür diye hitap ediyorlardı. Müdür bana kız kardeşlerimin nerede olduğunu sordu. Bilmediğimi söylediğimde bana küfür ederek, ‘Sen bilmezsen kim bilecek’ diye üzerimde baskı kurmaya kalkıştı. İki gün önce ifade verdiğimi, bu ifadenin geçerli olduğunu, eğer suçluysam beni tutuklamalarını, değilsem de beni rahatsız etmemelerini söyledim. Savcıdan sorgulama için ek süre isteseler de savcı bu ek süreyi vermeyince beni bıraktılar.”

 

‘EMNİYET BANA KOMPLO DÜZENLEDİ’

 

Daha sonra emniyette verdiği ifadeler dayanak gösterilerek 4 kişinin tutuklandığını kendisini arayan kayınvalidesinden öğrendiğini belirten Erkan Yanıt, mahkemeye gidip itiraz ettiğini, polise hiçbir zaman böyle bir ifade vermediğini beyan ettiğini anlattı.

 

Dün sabah tanık olarak gittiği 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ise, Emniyet tarafından düzenlenen KCK davası fezlekelerinde gizli tanık olarak geçen kişinin kendisi olduğunu öğrenen Yanıt, “Avukat Hüseyin Boğatekin savunması esnasında mahkeme heyetine bunu söyleyince neye uğradığımı şaşırdım” diye konuştu. Emniyete, anlattığı ifadeden başka ifade vermediğini vurgulayan Yanıt, “Emniyet bana karşı resmen komplo yaptı. Emniyetten şikayetçi olacağım” dedi.

 

‘GİZLİ TANIK İFADELERİ EMNİYETİN UYDURMASI ÇIKTI’

 

Bugün tarihi bir gün yaşandığını belirten Avukat Hüseyin Boğatekin, KCK/PKK davası kapsamında yargılanan Harun Karataş’ın davasının 15. Ağır Ceza mahkemesinde görülen duruşmasında, bu davaların genelinde kullanılan gizli tanık ifadelerinin tamamen Emniyet uydurması olduğunun ortaya çıktığına dikkat çekti. KCK davası kapsamında tutuklu bulunan müvekkili Harun Karataş aleyhinde Erkan Yanıt’ın ifadesi olduğunu, bu nedenle Yanıt’ın tanık olarak duruşmaya getirilmesini talep ettiklerini anlatan avukat Boğatekin, ancak mahkemenin her seferinde Erkan Yanıt’ı bulamadığını söylediği için bugüne kadar dinlenemediğini belirtti. Bugünkü davaya Erkan Yanıt’ın kendi iradesiyle geldiğini anlatan Boğatekin, “Duruşmaya çıkıp kendisine iftira atıldığını, hiçbir ifadenin kendisine ait olmadığını, hiçbir zaman kimseyi teşhis etmediğini ve kimse aleyhinde beyanda bulunmadığını söyledi” diye konuştu.

 

‘KCK DAVASI BUGÜN İTİBARİYLE ÇÖKMÜŞTÜR’

 

Bu beyanın çok ciddi olduğunu vurgulayan Boğatekin, bugün başta İstanbul olmak üzere, gerek KCK ana davalarında gerekse bireysel olarak görülen davalarda Erkan Yanıt’ın ifadelerinin iddianamelerin omurgasını oluşturduğuna dikkat çekti. Boğatekin, “Mahkemeden edindiğimiz bilgiye göre Yanıt’ın aynı zamanda bu davalarda gizli tanık olarak gösterildiğini düşünürsek, KCK ana davası iddianamesi bugün itibariyle resmen çökmüştür. Onun ifadeleri Emniyet tarafından çok ciddi bir delil olarak öne sürülüyordu. Şu işe bakın ki gizli tanık Erkan Yanıt yine 15. Ağır Ceza mahkemesine geldi ve orada hem hakimlerin, hem de hepimizin huzurunda dinlendi. Bu vesileyle müvekkillerimizin 2 yıldır ne kadar boş bir delile dayanılarak cezaevinde tutuldukları da ortaya çıkmış oldu” dedi.